4. Hukuk Dairesi 2023/440 E. , 2025/15030 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMSS ve İMSS poliçesi ile sigortalanan ve davacıların yolcusu olduğu otomobilin sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda 23.05.2015 tarihinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacıların yaralanıp malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik davacı ... yönünden 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte ve davacı ... yönünden 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte poliçe limitleri dahilinde tahsilini talep etmiş ve davacı ... yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bedel arttırım dilekçesiyle talebini sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden 422.190,00 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden 24.276,67 TL'ye, davacı ... için fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadan 1.298,74 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından müvekkiline dava açılmadan evvel usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşup oluşmadığının tespiti için rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, dava tarihinden itibaren faize karar verilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli ve 2016/867 Esas, 2020/413 Karar sayılı kararıyla davacı ... ...yönünden davanın kısmen kabulüne, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamı olan 446.466,67 TL maddi tazminat talebinden davalı ... şirketinin ZMSS ve İMSS teminat limitleri dikkate alınarak 390.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 26.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebinin de İMSS teminat kapsamında olmasına rağmen teminat limiti dikkate alınarak talebin reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 1.298,74 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 26.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 26.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemine reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar yüksek olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı, aynı vakıa ve ilkelere göre değerlendirme yapıldığında 7.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanısına varıldığından davalı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazının ve davacılar tarafından ödenen 1.207,80 TL adli tıp fatura bedelinin yargılama giderine dahil edilmemesi doğru olmadığından davacılar vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davacı ... ...yönünden davanın kısmen kabulüne, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamı olan 446.466,67 TL maddi tazminat talebinden davalı ... şirketinin ZMSS ve İMSS teminat limitleri dikkate alınarak 390.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 26.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebinin de İMSS teminat kapsamında olmasına rağmen teminat limiti dikkate alınarak talebin reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, geçici iş göremezlik tazminatı 1.298,74 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 26.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 7.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 26.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemine reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... yönünden hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf mahkemesince kaldırılmış olmasına rağmen müvekkilleri lehine hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden vekalet ücreti hesaplanırken istinaf mahkemesi kararının tarihinin esas alınmamasının hatalı olduğunu, dava dilekçesi ve bedel arttırım dilekçesinde davalıdan poliçe limitleri dahilinde talepte bulunulduğunu ve bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ve davacı ...'ın davası yönünden davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat talepli dava yönünden poliçe limiti kalmadığından davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat talebi yönünden ise mahkemece ne kadar maddi ve ne kadar manevi tazminata hükmedileceği bilinmediğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacılar tarafından müvekkiline dava açılmadan evvel usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacılardan ...'ın sigortalı araç sürücüsünün eşi, diğer davacının ise annesi olduğunu ve bu nedenle davacıların taleplerinin teminat dışı olduğunu, davacı ...'ın 2016 yılından itibaren fiilen çalışmadığını ve bu nedenle iş bu davacının talep edebileceği tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, diğer davacının ise kaza tarihinde 61 yaşında olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinden SGK'nın sorumlu olduğunu, Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınması gerektiğini, davacı ... için hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından ZMSS ve İMSS poliçesi ile sigortalanan ve davacıların yolcusu olduğu otomobilin sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydan gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacıların yaralanıp malul kalması nedeniyle; maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Davacı ... ile davalının davacı ...'a yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davacıların davalıya ve davalının davacılara yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
Dosya içeriğine göre davacı ...'ın davalıya yönelik temyize konu ettiği ve bu davacı yönünden reddedilen miktar 33.000,00 TL ve davalının, iş bu davacıya yönelik temyize konu ettiği ve bu davacı yönünden kabul edilen miktar toplam 8.298,74 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2.Davacı ... ...ve davalının davacı ... ... ...'a yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacı ...'ın araçta yolcu konumunda olması nedeniyle taleplerinden davalının sorumlu olmasına, kaza tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmış olmasına, kusur raporunun oluşa uygun olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin tüm, davacı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Davacı ... ... ...'ın diğer temyiz itirazlarına gelince;
a)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.
Dava konusu olayda kaza tarihi itibariyle sakatlık teminatına ilişkin kişi başı ZMSS poliçe limiti 290.000,00 TL, İMSS poliçe limiti ise (bedeni zarar) 100.000,00 TL olduğundan toplam limit 390.000,00 TL olup davacının yolcusu olduğu aracın işleteni ile davalı taraf arasında düzenlenen ihtiyari mali sorumluluk klozlu genişletilmiş kasko poliçesinin manevi tazminat klozu başlıklı maddesinde "İhtiyari Mali Sorumluluk Genel Şartlarında belirtilen manevi tazminat talepleri bedeni zararlar limitleri ile teminat kapsamına dahil edilmiştir." düzenlemesine yer verilmiş olup İMSS poliçesinde manevi tazminat için ayrıca ve açıkça bir limit belirlenmemiş olup manevi tazminat, bedeni zarar limiti kapsamında poliçeye dahil edilmiştir.
Davacı ... ... vekili gerek dava dilekçesinde gerekse talep arttırım dilekçesinde davalıdan poliçe limitleri kadarıyla talepte bulunulduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince poliçe limitleri kadarıyla hüküm kurulduğu görülerek; iş bu davacının maddi ve manevi tazminat talepli davaları yönünden davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi düzeltilerek onanması gerekir.
b)Bölge Adliye Mahkemesi tarafından HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar verilmiş olup yeni kurulan hükümde davacı ...'ın davası yönünden Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin ve davalı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... ... ...'a yönelik tüm, davacı ... ...vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3.Yukarıda (3-a) ve (3-b) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle; davacı ... ...vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 4 ve 7 numaralı bentlerinin tümden hükümden çıkarılması ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının 3 bendinde yer alan "35.750,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "57.600,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.