Esas No
E. 2022/947
Karar No
K. 2026/86
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/947 Esas
KARAR NO: 2026/86
DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ: 29/12/2022
KARAR TARİHİ: 19/02/2026

Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin 23/01/2019 tarihinden bu yana dava dışı...Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, davalının iş bu şirkete müdür olarak atandığını, davalının şirket üzerinde muvazaalı işlemler yaparak şirketi zarara uğrattığını, müvekkilinin yurt dışında ikamet ettiğini, Türkiye'ye iş yerine yılın belli dönemlerinde geldiğini, davacı müvekkilinin bir dönem çalıştığı, aynı zamanda ortağı olduğu işyerinde çalıştığı dönemde iş yerinde çok yoğun müşteri mevcut olduğunu, para sirkülasyonu olduğunu, müvekkilinin bu duruma bizzat şahit olduğunu, müvekkilinin şirketten 2019 yılı sonuna kadar cüzi miktar para aldığını, sonrasında ise hiçbir zaman şirketin mali durumu hakkında bilgi edinemediğini, müvekkiline şirket tarafından kar payı verilmediğini, şirketin mali durumunun düzeldiğini, davalı şirketin kuruluşundan bu yana müvekkiline hiçbir şekilde genel kurul çağrısı ve bilgilendirme yapılmadığını, müvekkilinin şirketin kuruluş aşamasında belirlenen kar payı ve gelir giderlerin incelenmesini talep ettiğini ancak her defasında farklı gerekçe ve bahanelerle müvekkilinin inceleme yapmasının engellediğini, müvekkilinin şirket adına ödenmeyen Bağ-Kur ve Sigorta borçları olduğunu tespit etmesi üzerine ... Başkonsolosluğu vasıtasıyla 17/01/2022 tarihli azilname ile ...'yı vekaletten azil ettiğini, müvekkilinin ...

2.Noterliği vasıtaysıla ile ... tarihli İhtarname gönderdiğini ancak bilgi belge inceleme hususunda dönüş alamadığını, davalının müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın şirket adına kredi çektiğini, şirkete ait arabayı sattığını beyan ettiğini, davalı ile şirketin diğer ortağının şirketin faaliyette olduğu bu dönemde mal varlıklarını ve yakınlarının mal varlıklarını arttırdıklarını, şirketin zarar ettiğini, kendilerinin ise şirket harici kazançlarının olduklarının müvekkiline belirttiklerini, davalının şirket üzerindeki malları kaçırdığını ve taşınırları bedelinden düşük rakamlara sattığını, halen muvazaalı işlemlere devam ettiğini belirterek davalının anılan işlemlerinin şirketin sağlıklı bir şekilde yürütülmesine engel olduğunu ve güven ortamını zedelediğini, müvekkilinin iş yerine girmesine izin verilmediğini, şirket hakkında hiçbir bilgi ve belgenin müvekkiline verilmediğini belirterek neticeten davalının şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettikleri hususların şirket müdürünün azline değil şirketin feshine gerekçe olabilecek işlemler olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafça usul kurallarına uyulmaksızın işbu davanın açıldığını, davacı tarafça müvekkiline geçmiş dönemde herhangi bir vekalet verilmediğini, şirket müdürü olan müvekkilinin davacıdan habersiz işlemler yapmasının hukuksuz bir durum olmadığını, davacı tarafın iddialarını ispatlar nitelikte deliller sunmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, şirket üzerine bir araba ve gayrimenkulün kayıtlı olmadığını, şirket adına kayıtlı menkul ya da gayrimenkulün satışının yapılmadığını, müvekkilince yapılan işlemlerin şirket ana sözleşmesinin verdiği yetkiler doğrultusunda usule uygun şekilde gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2 maddesine dayalı olarak limited şirket müdürünün haklı sebeple azli ile şirkete tedbiren kayyım atanması talebine ilişkin olup, uyuşmazlığın; somut olayda haklı sebep olarak öne sürülen olayların ve müdürlükten azil koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti talebine ilişkindir.

Uyuşmazlığın çözümü için dava dışı şirketin ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılması için bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. 14.03.2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...a - Dava dışı ...'ne ait ticari sicil kayıtları incelendiğinde; 2018 yılında 100.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, davalının şirketin kurucu tek ortağı ve aksi karar alıncaya kadar münferiden temsile yetkili müdürü olarak atanmış olduğu, 21.02.2019 tarihinde yapılan tescil ile davalı ...'nın dava dışı şirkette bulunan hissesinin 35.000,00 TL tutarındaki kısmını davacı ...'ya, 35.000,00 TL tutarındaki kısmını ise dava dışı (Davacının eşi olduğu iddia edilen) ... devretmiş olduğu, dava dışı şirketin son ortaklık yapısının aşağıdaki gibi olduğu, ... sermaye tutarı 30.000,00, sermaye oranı 30, ... ve ....sermaye tutarı 35.000,00'er, sermaye oranı 35'er olduğu, b - Sayın mahkemece dava dışı firmaya 14.11.2024 tarihinde ticari defterlerin sunulması için müzekkere yazılmasına rağmen ticari defterler ibraz edilmemiş ve ayrıca yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, bu nedenle dava dışı ... ticari defterleri incelemek mümkün olmadığı, bu yönden nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, c - Davacı vekili tarafından sunulan ve savcılık tarafından alındığı iddia edilen bilirkişi raporu incelendiğinde; savcılık tarafından talep edilen belgelerin savcılık dosyasına da sunulmadığı..." şeklinde görüş belirtilmiştir.

Mahkememizce ...'ne ait celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre davalının şirketin münferiden müdür olduğu, şirket adresinin sicil kayıtlarına göre "..." olarak gözükmesine rağmen mahkememizce yazılan müzekkerenin "Adresten ayrılmış" notu ile mahkememize iade edildiği, davacı tarafından dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarına dayanılmış olduğu ve bahse konu ticari defter ve kayıtların davalının münferit müdür olması nedeniyle fiili hakimiyeti altında bulunmasına rağmen mahkememize ibraz edilmemiş olduğu anlaşılmakla; uyuşmazlığın çözümü ve tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ile birlikte davalı şirketin mali durumunun tespiti amacıyla ...'ne ait ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 22.12.2025 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında davalı yan incelemeye katılmadığı ve defter ibrazında bulunmadığından davalı şirket defterlerinin incelenemediğinden kök rapordaki kanaatlerin değişmediği yönünde görüş belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun "Görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması" başlıklı 630. maddesinde "(1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. (3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. (4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır." düzenlemesi yer almaktadır.

Somut olayda, davalı şirket yöneticisinin azlini talep ettiği, davalının şirket ticari defter ve kayıtlarını inceleme için ibraz etmediği, mahkememizin 13.11.2025 tarihli duruşmasında davalı şirket müdürüne ilgili kayıtları sunması için kesin süre verildiği, sunulmaması halinde davacının sunduğu belge ve açıklamaların dikkate alınarak aleyhine delil olarak kabul edileceğinin ihtar edildiği ve buna rağmen davalının herhangi bir bilgi ya da belge sunmadığı görülmüştür. Yöneticinin azli davasında, kural olarak ispat yükü davacıya aittir. Davacı, dava dışı şirketin ticari kayıtlarına dayanmış olup bunları sunma görev ve yetkisi davalı şirketin yetkilisi müdürün sorumluluğundadır. Usule uygun şekilde bildirime rağmen bu belgelerin sunulmaması nedeniyle davacının haklı nedenle azil iddiasını ispatladığı sonucuna ulaşılmış ve davanın kabulüne, davalı şirket müdürü ...'nın dava dışı ... sicil numaralı ...'ndeki yönetmi hakkının ve temsil yetkilerinin TTK md. 630/2 uyarınca haklı sebeple kaldırılmasına, Dava dışı 168508-5 sicil numaralı ...'ni temsil etmek üzere ... ile ...'nun dava kesinleşinceye kadar tedbiren yönetim kayyımı olarak atanmalarına, her bir kayyım için aylık 30.000,00'er -TL ücret takdirine, ücretin yönetim kayyımları tarafından kayyım atanan şirket hesabından doğrudan çekilmesine, şirketin mahkememizce atanan yönetim kayyımlarının oy birliği ile verecekleri kararlarla temsil ve ilzam edilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kabulüne, Davalı şirket müdürü ...'nın dava dışı ...sicil numaralı ...'ndeki yönetmi hakkının ve temsil yetkilerinin TTK md. 630/2 uyarınca haklı sebeple kaldırılmasına,

Dava dışı... sicil numaralı ...'ni temsil etmek üzere ... ile ...'nun dava kesinleşinceye kadar tedbiren yönetim kayyımı olarak atanmalarına, her bir kayyım için aylık 30.000,00'er -TL ücret takdirine, ücretin yönetim kayyımları tarafından kayyım atanan şirket hesabından doğrudan çekilmesine, Şirketin mahkememizce atanan yönetim kayyımlarının oy birliği ile verecekleri kararlarla temsil ve ilzam edilmesine,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan 15.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.045,65-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 16.545,65-TL ile 172,90-TL harç gideri olmak üzere toplam 16.718,55-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davacı vekili lehine takdir olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2026 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog