Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

2. Ceza Dairesi         2025/11415 E.  ,  2025/22910 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2024/3949 E., 2025/415 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, suçu işlemediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/786 Esas, 2022/183 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2022/857 Esas, 2024/986 Karar sayılı kararı ile “...Her ne kadar ilk derece mahkemesince sanığın atılı nitelikli hırsızlık suçunu işlediğinin sabit olmadığından bahisle sanığın beraatine karar verilmiş ise de müştekiye ait 06... plaka sayılı otombilinden çalınan teybinin sanık olan ... hakkında başka bir suç nedeniyle yürütülen soruşturma nedeniyle yapılan ev aramasında ele geçirilen oto teypler arasında bulunduğu ve müştekiye kollukça teslim edildiği, sanığın el koyma ve muhafaza altına alma tutanağında aramada çıkan elektronik malzemelerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise aramada çıkan oto teybin bir tanesinin kendisine ait olduğunu, diğerlerinin kendisine ait olmadığını beyan ettiği, el koyma ve rızaen teslim tutanağı ve sanığın ifadesinin birbiri ile çeliştiği, bahse konu oto teybini kimden ve nasıl aldığının izahatını yapamadığı, suç konusu teybin olay tarihinden kısa bir süre sonra sanığın evinde ele geçirildiği, kaldı ki müştekinin kendisine ait oto teybini detaylıca anlatarak bir karışıklığa meydan vermeyecek şekilde teşhis ederek teslim aldığı, suça konu oto teybinin sanığın ikametgahında ve sanığın uhdesinde ele geçirilmesi, sanığın suça konu oto teybinin kendisinin uhdesinde olduğunu kabul etmesi, sanığın uhdesinde başka hırsızlık suçuna konu eşyaların da ele geçirilmesi, sanık suça konu oto teybini Faruk ve Mahmut isimli kişilerden aldığını belirtmesine rağmen bu kişilerin açık kimlik bilgilerini ve adresini bildirmediği, buna göre sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir yeterlilikte delil bulunmasına rağmen yetersiz gerekçeyle nitelikli hırsızlık suçundan sanığın beraatine karar verilmesi,...” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2022/857 Esas, 2024/986 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Nizip 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2024 tarihli ve 2024/253 Esas, 2024/91 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog