Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

5. Hukuk Dairesi         2025/14800 E.  ,  2025/15510 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/161 Esas, 2022/321 Karar
KARAR: Direnme

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda temyiz isteminin incelendiği tarih itibarıyla yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile oluşan yeni durum karşısında dosyanın incelenmek üzere Dairemize gönderilmesine karar verilmesi üzerine ; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 7 98... parsel sayılı taşınmazın 10/48 hissesinin davacıların murisine ait olduğunu, davalı idarenin hasımsız olarak Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/181 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, murise ait olan parselin ifrazı ile 35, 36... sayılı parsellerin oluşturuğunu, 35... sayılı parsellerin mülk sahipleri adına önceki hisseleri oranında tescil edilirken 36 parsel sayılı taşınmazın davalı idare adına tapuya tescil edildiğini, tescilin yolsuz tescil olduğunu, müvekkillerine ait olan bu parsele kamulaştırmasız el atma gerçekleştiğinden taşınmaz bedelinin müvekkillerine ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 13.01.1961 tarihli 221 sayılı Kanun gereği kamulaştırılan ve kanunun yürürlüğe girmesi ile yasal olarak kamuya tahsis tarihi itibari ile kamulaştırılmış sayılan, kamulaştırılmış sayılmakla tescilden önce kanunun yürürlüğe girdiği 1961 tarihinde mülkiyeti müvekkil idareye geçen dava konusu taşınmazın bir kısmının 221 sayılı Kanun'un 1 ve 7 nci maddesi gereğince Üsküdar 2. Asliye hukuk Mahkemesinin 1977/181 Esas, 1978/181 Karar sayılı kararı uyarınca müvekkili adına hükmen ve ifrazen tescil edildiğini, kanun gereği malike tanınan tazminat talep etme hakkının Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere, yine 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi gereği 2 yıl geçmekle sona erdiğini, kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat talebinin 221 sayılı Kanun'a aykırı olduğunu, 221 sayılı Kanun'un halen yürürlükte olduğunu, yürürlükte olduğu sürece bu kanun hükümlerinin kanun kapsamına dahil tüm taşınmazlar hakkında uygulanmaya devam edeceğini, bu itibarla dava konusu taşınmazın 1956 yılından önce fiili kamu hizmetine tahsis edildiği gözönüne alındığında, 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde belirtilen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ve taşınmazın bedelinin istenemeyeceği gözönüne alınarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2016/280 Esas, 2018/503 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve 2019/1121 Esas, 2021/532 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın tamamına 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığından 221 sayılı Kanun uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kök 15 parselin kadastro tutanağının 18.11.1956 tarihinde kesinleşmesi nedeni ile 221 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki kararda direnilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı

Dairemizin 15.06.2023 tarihli ve 2023/2226 Esas, 2023/6438 Karar sayılı kararı ile bozma ilamımız yerinde görülerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda;

temyiz isteminin incelendiği tarih itibariyle yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile oluşan yeni durum karşısında dosyanın incelenmek üzere Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın hatalı ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince dosyanın tetkikinden; kadastro tutanağının 18.11.1956 tarihinde kesinleştiği, somut olayda 221 sayılı Kanun'un Uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından direnme kararı yerindedir.

3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA,

Davalı idareden 466,00 TL temyiz harcı ile 2.143,90 TL temyize başvurma harcının alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog