T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı kooperatif tarafından Bakırköy ... Noterliği'nde düzenlenen 07.05.1992 tarih ve 12642 Sayılı Bağımsız Bölüm listesine göre A-1 Blok 27 nolu 4.normal kattaki bağımsız bölüm üyelerden ...'e isabet ettiğini, ...'ün Bakırköy ... Noterliğinde düzenlenen ... sayılı devir sözleşmesi ve Bakırköy ... Noterliğinde düzenlenen 11.11.1996 tarih ve ... sayılı sözleşme ile onaylanan kooperatif karar defterinin 132.sayfasında alınan kararla hissesini ...'e devrettiğini, ... ün, Bakırköy ... Noterliğinde düzenlenen 01.07.2019 tarih ve ... sayılı devir sözleşmesi ile hissesini ...'e devrettiğini, ...'in müvekkilinin kızı olduğunu, taşınmazın 01.07.2019'dan, 6306 Sayılı Yasa kapsamında yıkıldığı tarihe kadar müvekkilinin kullanımında kaldığını, ancak ...'in Konya ... Noterliğinde tanzim edilen 02.07.2014 tarih ve ... sayı ile babası ... 'e verdiği vekaletname nedeniyle, davalı kooperatifin üye kayıt defterinin 81 nolu sayfasına üye olarak müvekkilin babası ...'in kaydedilmiş olduğunun görüldüğünü, 21.05.2023 tarihli Hazirun Cetvelinin 28.sırasında üye olarak ...'in yer aldığını, 21.04.2024 tarihli hazirunda ise ... isminin yer aldığının görülmekte olduğunu, bu ismin de sehven ya da kasıtlı şekilde yanlış yazıldığının anlaşıldığını, davalı Kooperatifin ... isimli bir üyesinin olmadığı gibi, hazirun listesindeki bu ismin müvekkilinin annesi ...'in isminin yanlış yazılması suretiyle bilinçli şekilde ... olarak yazıldığının bilinmekte olduğunu, bunun amacının, kasten şekilde isimleri birbirine karıştırarak üyeliğin tespitinin içinde çıkılmaz hale getirmek olduğunu, 09.11.2025 tarihli Genel Kurul hazirun cetvelinde ise ne müvekkilinin, ne de babası ya da annesinin ismine yer verilmediğini, böylelikle müvekkilinin kooperatif üyeliğinin deyim yerindeyse tamamen buharlaştırıldığını, davalı kooperatifin her ne kadar üyeliğinin ait olduğu kişilerin isimlerini kasıtlı şekilde karıştırmış ise de, karar defterinin 81 nolu sayfasında üye ismi olarak ... yer almakta olduğunu, müvekkili ile babası ... arasında bu konuda bir ihtilaf bulunmadığını, her 2 sininde vekaletlerinin müştereken tarafına verdiklerini, işbu davada müvekkilinin davalı kooperatife üyeliğinin tespitine, İstanbul Avcılar, ... parselde kayıtlı taşınmazın davalı kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile 108/5000 oranındaki hisse payının (A-1 Blok 27 nolu bağımsız bölüme tekabül eden) müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının, davalı kooperatife üyeliğinin tespiti ve tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
Açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır, mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir. Yetkinin kesin olduğu hallerde kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır (HMK 114/1-ç), yine HMK.nun 114/1-ç bendi uyarınca dava şartı olan bu husus,
HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Bu dava şartının sonradan giderilmesi de mümkün değildir.
Anılan ve açıklanan bu sebeplerle, eldeki davanın tapu iptal ve tescil talepli olduğu, iş bu davanın taşınmazın aynına ilişkin bir dava türü olduğu, ilgili yasal mevzuatlar çerçevesinde yapılan inceleme ile, 6100 sayılı HMK'nın 12.maddesi gereğince taşınmaz malın aynına ilişkin davalara taşınmazın idare sınırları içerisinde bulunduğu ilçe veya il adli yargı yerinde bakılması gerektiği, bu kuralın kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece resen gözetildiği, (HMK md19/1 vd.), dava konusu taşınmazın Avcılar ilçesine bağlı bulunduğu, Avcılar ilçesinin ise adli teşkilatta Küçükçekmece Adliyesine bağlı olduğu hususları birlikte değerlendirilerek, davanın saptanan dava şartı noksanlığı nedeni ile HMK.nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddi ile mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davacının açtığı davada,mahkememizin yetkilili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(ç) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE;
2.6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3.HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Küçükçekmece Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5.Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yokluğunda açıkça okunup,usulen anlatıldı. 25/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)