2. Ceza Dairesi 2023/2295 E. , 2025/18200 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
I. Sanıklar ... ve ..
. Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar ..., ... ve ..
. Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın samimi ikrarı ve zararın giderilmesine rağmen hiçbir indirim nedeninin uygulanmadığına,
TCK'nın 168. maddesinin uygulanmadığına, teşebbüs hükümlerinin değerlendirilmediğine ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın işyerine girmediğine, malın değerinin az olup olmadığının tartışılmadığına,
TCK'nın 145. maddesinin uygulanmadığına, zarar giderildiği halde TCK'nın 168. maddesinin uygulanmadığına ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın samimi ikrarı ve zararın giderilmesinin dikkate alınmadığına,
TCK'nın 168. maddesinin uygulanmadığına, kilit kırılarak suçun işlendiğine dair delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıkların soruşturma aşamasında alınan savunmaları ve 22.02.2017 tarihli Olay-CD İnceleme ve Tespit Tutanağına göre, sanıkların 22.02.2017 günü saat 01.26 ilâ 05.13 arasında en az 3 defa olmak üzere şikâyetçinin işyerine girip suça konu iplik çuvallarını alarak araçlarına yükledikleri ve çuvalları sanık ...'ın evine götürüp bıraktıkları ve bu suretle toplam 61 iplik çuvalını çaldıklarının anlaşıldığı olayda, sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerine ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında şikâyetçiye yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.