Esas No
E. 2025/43
Karar No
K. 2026/131
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/43
KARAR NO: 2026/131
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/09/2025
KARAR TARİHİ: 20/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.04.2025 tarihinde...'in kullandığı ...plakalı...250 SR marka ve 2024 model motosikletin, müvekkilimize ait ... plakalı...2004 ... marka ve 2022 model araca çarpması sonucu müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkilinin aracının ön kısmında çok ciddi bir hasar oluştuğunu, sağ çamurluk, ön tampon, ön kaput kısmı ve servis kayıtlarına da işleyen diğer aksamlarında hasarın meydana geldiğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kusurun tamamı ... plakalı motorun sürücüsü ...'e ait olduğunu, davalı ...A.Ş. kazaya sebebiyet veren...plakalı motorun sigortacısı olup şirketin hasar servisi tarafından müvekkilinin hasar onarım bedeli olarak 150.000 TL 29.04.2025 tarihli muvafakat ve taahhütnameye istinaden ödenmiş ve aynen aracın tramer kaydına işlendiğini, araç sürücüsü ...'in kullandığ... aracın 06.04.2025 tarihinde müvekkil adına kayıtlı ... plakalı araca çarpması sonucu müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve HMK 107 kapsamında belirsiz alacak olarak şimdilik  1.000,00TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans fazi ile davalı ...Sigorta A.Ş.den tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru konusu araçta oluşan değer kaybı zararı reel hesaplama yöntemine göre ödenmiş olup müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, dava konusu kazaya ilişkin olarak yapılan ödemelerin toplamı 255.000 TL olduğunu, yapılan ödemeler neticesinde 45.000 TL poliçe teminat limiti kaldığını, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu bu poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini savunmuştur.

DELİLLER

Bilirkişi raporu, Karşıyaka ... Sulh Hukuk Mahkemesinin...değişik iş dosyası, tramer kayıtları, fotoğraflar, dekont, ekspertiz raporu, sigorta poliçesi, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı.

Mahkememizce atanan makine mühendisinin hazırlamış olduğu 07/12/2025 tarihli raporda "olan trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ...plakalı araç sürücüsü ...' ın kusurunun bulunmadığı, dava konusu ...plakalı, 2022 model ...4MATIC 1.33 163 AMG+ marka /model aracın, dava konusu trafik kazasında hasarlanmış olmasından dolayı, değer kaybının, kaza tarihi itibarıyla 135.000,00 TL olacağı tespit edilmiş, davacının, kaza tarihi itibarıyla tespit edilen 135.000,00 TL değer kaybı tazminatına karşılık tahsil ettiği 105.000,00 TL düştüğünde, kalan 35.000,00 TL bakiye değer kaybı tazminatını davalının sigortalısının kazadaki tam kusurundan ve davalının kalan 45.000,00TL poliçe limitinden dolayı talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir.

Davacı vekili 20/02/2026 tarihli duruşmada bilirkişi raporu doğrultusunda (maddi hata dikkate alınarak) davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş olup eksik harcın bulunmadığı anlaşılmıştır. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE

Dava, davacıya ait ... plakalı aracına davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanan ...plakalı motosikletin çarpması neticesinde meydana gelen değer kaybı talebinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememiz dava konusu sebebi ( sigortaya ilişkin hükümler TTK da düzenlendiğinden) ile görevli ve davalının yerleşim yeri itibari ile yetkilidir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plakalı motosikletin 06/04/2025 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracına çarptığını ve maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün kaza nedeniyle %100 kusurlu olduğunu belirterek değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile ödenmesini talep etmiştir.

Türk Borçlar Kanunun 49. maddesinde: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.

Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. 6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." düzenlemesi gereğince taraflar arasında maddi zarara ilişkin alacak talebinin belirli olmadığı ve uyuşmazlık bulunduğu, davacıdan maddi zararının ne kadar olduğunun tam ve kesin olarak bilmesinin mümkün olmadığı ve Mahkememizce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belli olacağından davanın belirsiz alacak davası olduğunun kabulü gerekmiştir.

Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; 06/04/2025 tarihinde davacı tarafa ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet sigortalı bulunan...plakalı aracın çarpması neticesinde, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet sigortasının bulunduğu, ...plakalı araç sürücüsü ...'in dikkat ve özen yükümlülüğüne, manevra ve manevraları düzenleyen genel kurallara aykırı hareket ederek trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, seyri esnasında kavşağa girmeden önce trafik ışıklarına dikkat etmesi seyir yönündeki trafik ışığının yeşil yanmasını beklemesi gerekirken, bu hususlara riayet etmediği, kırmızı yanan ışığa rağmen kavşağa giriş yaparak ışık ihlali ile kazaya neden olduğundan 2918 Sayılı KTK’ nun 47/b-d ve 57/a maddelerini ihlal ettiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasının oluşumuna % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının alabileceği bir önlem bulunmadığından herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kusur oranlarının kaza tespit tutanağına ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme, denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, hasarın kaza ile illiyet bağının olduğu, kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın onarımı için zorunlu olarak değiştirilmesi gereken yedek parçaların bedeli ve işçilik bedeli olarak toplam hasar miktarının 150.000,00TL olduğu, aracın kaza tarihden önceki rayiç değeri 2.135.000,00TL olduğu, kaza sonrası onarılmış hali ile değerinin 2.000.000,00TL olduğu, 2.135.000,00TL-2.000.000,00TL=135.000,00TL değer kaybının bulunduğu, sigorta tarafından yapılan 105.000,00TL ödemenin mahsubu sonrasında bakiye 30.000,00TL değer kaybı alacağının kaldığı, davalının sigortalısının %100 oranında kazaya etkisinden dolayı, zararın tamamından kaza tarihi itibarıyla sorumlu olduğu dikkate alınarak düzenlenen raporların dosyadaki delillerle uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu kabul edilerek trafik sigortacısının, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği ve davacının başvuru koşulunu sağladığı, 20/05/2025 tarihinde başvurduğu ve 8 iş günü sonrası olan 02/06/2025 tarihinde temerrüt oluştuğu ve kazaya karışan araçların hususi araç olması nedeniyle yasal faize hükmedilerek talep arttırım talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile; 30.000,00TL değer kaybının 02.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.049,30TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.433,90-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

3.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

4.Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan toplam 10.210,80-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

7.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.20/02/2026

Katip

Hakim

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog