11. Ceza Dairesi 2025/1636 E. , 2025/15034 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2024 tarihli ve 2023/19254 Soruşturma, 2024/343 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Muğla 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.02.2024 tarihli ve 2024/442 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 06.02.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2025 tarihli ve 2024/16661 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.04.2025 tarihli ve KYB-2025/35683 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.04.2025 tarihli ve KYB-2025/35683 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, müştekinin tamir amacıyla şüphelilere ait iş yerine bıraktığı araca ait enjektör geri dönüş hortumunun müştekinin bilgisi ve rızası dışında değiştirilerek bu durumun gizlendiği, tamir sonrası aracın yakıt kaçırması sebebiyle durumun öğrenildiğinden bahisle yapılan şikayet üzerine üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli eylemlerinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğinden ihtilafın hukuki mahiyette olduğundan suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Somut olayda, müşteki tarafından şüphelilere ait işyerine tamir amacıyla bırakılan araç için düzenlenen 16/10/2023 tarihli faturada, araca ait enjektör geri dönüş hortumunun değiştirildiğine dair bir kaydın bulunmadığı, aracın tamir sonrası arızalanması nedeniyle başka bir firma tarafından düzenlenen 23/10/2023 tarihli faturada söz konusu parçanın değiştirildiği ve aynı firmaca düzenlenen 21/10/2023 tarihli belge ile araca ait enjektör geri dönüş hortumunun araca uygun olmadığının tespit edildiği, müşteki tarafından aracın tamiri öncesi motor kısmının çekilen video görüntüsü ile ... Taşıtlar isimli işyerince düzenlenen belgeler ve Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının kabulüne göre de şüphelilerin müştekinin aracına uygunsuz parça taktıklarına dair kesin delil bulunduğu şeklinde gerçekleşmiş olduğu nazara alındığında, suçun nitelendirilmesine ilişkin takdirin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ait olmak üzere mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık veya hırsızlık suçları sebebiyle kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu, söz konusu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.
3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.
Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.
4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;
Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin eşinin üzerine kayıtlı olup her ikisi tarafından da kullanılan 06 (...) (..) plaka sayılı aracı tamir amacıyla şüphelilere ait iş yerine bıraktığının, tamir işlemi sonrası aracı teslim aldıktan kısa bir süre sonra aracın tekrar arızalanması üzerine yetkili servise götürdüğünde bilgi ve rızası dışında araçta bulunan orijinal enjektör geri dönüş hortumunun çıkartılarak yerine araçla uyumsuz ve orijinal olmayan farklı bir parça takıldığını, bunun da farklı bir arızaya neden olduğunu öğrendiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; Muğla Cumhuriyet Başsavcılığını tarafından, "...şüphelilerin müştekinin aracına uygunsuz parça taktıklarına dair kesin bir delil bulunmakta ise de; bu eylemin yukarıda belirtildiği üzere sözleşmeye aykırılık niteliğinde olduğu, müştekinin şikayetine konu ettiği eylemlerinin bu kapsamda hukuki mahiyette ihtilaf olduğu..." şeklindeki gerekçeyle, 15.01.2024 tarihli ve 2023/19254 Soruşturma, 2024/343 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikâyetçi tarafından dosyaya ibraz edilen aracın tamir öncesine ait video görüntülerini içerir CD üzerinde uzman bir bilirkişi tarafından inceleme yapılarak, dosyada mevcut tamir faturaları da göz önünde tutulup, araçta yer alan orijinal parça üzerinde şikâyetçinin bilgi ve rızası dışında herhangi bir değişim yapılıp yapılmadığı, bu değişimin tamir işleminin zorunlu bir sonucu olup olmadığı tespit edilerek, şikâyete konu olayların aydınlatılmasına yarar delillerin toplanmasının ardından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesi uyarınca hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun işlendiği hususunda kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluşması halinde, anılan suçun uzlaşmaya tabi suçlardan olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçeyle yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Muğla 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.02.2024 tarihli ve 2024/442 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.