4. Hukuk Dairesi 2022/17067 E. , 2025/15213 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.07.2016 tarihinde davacının halk otobüsünden indikten sonra yanında yakını ile birlikte yaya geçidinden karşıya geçmekte iken, hızla gelen ve plakası tespit edilemeyen bir aracın davacıya çarparak kaçması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığını ancak ödenen tazminat miktarının davacının gerçek zararını karşılayacak mahiyette bulunmadığını ileri sürerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kalıcı maluliyetten kaynaklı 1.500,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 06.06.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 265.039,20 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ek tazminat sebebiyle davalı kuruma başvuru yapılmaksızın dava açıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacıya 27.10.2017 tarihinde 16.538,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ödemeye ilişkin imzalanan ibraname gereğince de davacının davalı kurumdan başka bir alacağı kalmadığını, maluliyet ve kusur yönünden rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 265.039,20 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 27.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; olaya sebebiyet verdiği belirtilen aracın, kazada kusurlu olduğunun somut delillerle ispatlanması gerektiğini, 27.10.2017 tarihinde 16.538,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödemenin eksik ve yetersiz olduğu iddiasıyla ek tazminat talebiyle davalıya başvuru yapılmaksızın dava açıldığından ek tazminata ilişkin başvuru şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur oranlarına ilişkin çelişkinin giderilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile karar verildiğini, maluliyetin tespitine ilişkin hükme esas alınan raporun uygun yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, maluliyet oranlarında bulunan çelişkinin de giderilmediğini, aktüer hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,65-1,8 teknik faiz indirimi uygulanması gerektiğini, davacı öğrenci olmasına rağmen asgari ücretin üzerinde hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, iddia edilen gelirin belgelendirilmediğini, ödeme güncellemesi yapılırken asgari ücretteki artış oranının göz önünde bulundurulmadığını, dava öncesi ödemede bulunulduğundan ve dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden davalının temerrüdünden söz edilemeyeceği gibi ek tazminat hususunda herhangi bir başvuru bulunmadığından hükmedilen tazminata yürütülecek faiz başlangıcının hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı 12.07.2016 tarihli trafik kazasında yaya konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kalması nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.