11. Ceza Dairesi 2022/7463 E. , 2025/15023 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan ...'nin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık müdafinin temyiz isteminin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne, katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin ise tüm hükümlere yönelik olduğu tespit edilmiştir.
I. Sanık
Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde:
Sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikâyetçi ...'in, bu suç yönünden kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; usûlsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından; şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık
Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafi ve Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri ile Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan ... Başkanlığı Vekili ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde:
Suç tarihinde .... Devlet Hastanesinde Kalp ve Damar Cerrahı olarak görev yapan sanık ...'nin, katılan ...'nin varis ameliyatı sırasında, "vena saphena magna parvanın striping ligasyon divizyonu" işlemini operasyon sırasında yapmamış olmasına rağmen, ameliyat notu, epikriz raporu ve folyo faturada yapılmış gibi gösterdiği ve bu işlem nedeniyle katılan ... Başkanlığı tarafından fazla ödeme yapılmasına neden olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın aşamalarda alınan savunmalarında özetle, ameliyat sırasında yaptığı işlemleri, ameliyat sona erdikten sonra el yazısı ile kodlayarak ilgili hastane personeline sisteme giriş yapması için verdiğini, katılanın ameliyatı sonrasında iş yoğunluğu nedeniyle kodlama hatasından kaynaklı olarak sisteme yanlış giriş yapıldığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi, sisteme girişi yapılması gereken ... numaralı işlem kodu ile katılana uygulanmadığı tespit edilen ... numaralı işlem kodu arasında benzerlik bulunması ve katılan kurumdan bu işlem nedeniyle tahsil edilen bedelin azlığı dikkate alındığında, sanığın suç kastı ile hareket etmediğinin değerlendirildiği; bununla birlikte, ameliyat sonrası bilgisayarda 07.11.2008 tarihli epikriz raporuna dönüştürülen bu belgenin imzalanması sırasında sanığın gerekli kontrolleri yapmayarak kamu zararına neden olduğu kabul edilmekle, eyleminin kül halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2. maddesinde düzenlenen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçuna vücut vereceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen“görevi kötüye kullanma” suçunun, 5237 sayılı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 257/2. maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında ilk mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 05.07.2012 tarihinden, temyiz incelemesine konu hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının olağan zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulması Kanun’a aykırı olup sanık müdafinin, katılanlar vekillerinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.11.2025 tarihinde karar verildi.