Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

11. Ceza Dairesi         2025/2515 E.  ,  2025/15029 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI: 2024/2048 Değişik İş
SUÇ: Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket edenkişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık

İNCELEME KONUSU

KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2024 tarihli ve 2022/188104 Soruşturma, 2024/13648 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.04.2024 tarihli ve 2024/2048 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.04.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 15.05.2025 tarihli ve 2025/7163 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2025 tarihli ve KYB-2025/62883 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2025 tarihli ve KYB-2025/62883 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca,

Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ... vekilinin şikayetinde özetle, müştekinin 19.11.2016 tarihinde şüpheli ... adına kayıtlı ... Gayrimenkul İnş. San. Tic. Ldt. Şti ile İstanbul ili ... ilçesi .... Mahallesi 3 Pafta 1338 Parsel 4. Kat 37 numaralı adresde inşa edilecek konut niteliğindeki bağımsız bölümün satış vaadine ilişkin sözleşme imzaladığını, sözleşme uyarınca ödemelerini gerçekleştirdiğini ancak kendisine vaat edilen bağımsız bölümün belirtilen teslim tarihinde devrinin yapılmadığını, sonrasında kendisine anlaşılan bağımsız bölüm yerine başka bir bölümün (53 numaralı taşınmaz) teklif edildiğini, vaat edilen bağımsız bölümün ... isimli başka bir şahıs adına kayıtlı olduğunu öğrendiğini, tapu kayıtlarının incelendiğini ve müştekiye teklif edilen bağımsız bölümün şirket adına değil başka kişiler adına kayıtlı olduğunun öğrenildiğini, kendisinin dolandırıldığını beyanla şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,

Somut olayda, müştekinin bahse konu adreste yapılacak inşaattan daire satın almak için şüpheli ile sözleşme imzalamalarına ve anlaşma kapsamında müştekiye ödeme yapmalarına rağmen, sözleşmede belirtilen dairenin müştekiye teslim edilmediği, söz konusu dairenin başka kişiye devredildiği, bununla birlikte şüphelilerin benzer şekilde onlarca insanı da ödemelerini yaptıkları halde dolandırarak mağdur ettikleri ve bunlara ilişkin dava dosyalarının bulunduğunun iddia edilmesi karşısında, şüphelilerin benzer şekildeki eylemleri nedeniyle mağduriyet yaşadığı iddia edilen kişilerin ve olay hakkında bilgi sahibi olabilecek kişilerin tespitine yönelik araştırma yapılarak, tespiti halinde ifadelerinin alınması, şüphelilerin benzer nitelikteki eylemlerinin tespiti halinde buna ilişkin savcılık ve dava dosyalarının birer sureti ile şikayet konusu eylemlere ilişkin tüm resmi (Noter, tapu, belediye vs.) ve özel kayıtların (Sözleşme, dekont, fatura vs.) birer suretinin dosyaya celp edilmesini takiben, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;

Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.

3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.

Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,

Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.

4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;

Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile şüphelilerden ...'ın yetkilisi, diğer şüphelilerin de çalışanları olduğu ...Gayrimenkul İnş. San. Tic. Ltd. Şti. arasında İstanbul İli .... İlçesi ....Mahallesi 3 Pafta 1338 Parsel 4. Kat 37 numaralı bağımsız bölümün satışı hususunda ön sözleşme yapıldığının, şikâyetçinin ödemelerin tamamını gerçekleştirdiğinin, bununla birlikte belirtilen teslim tarihinde devir işleminin yapılmadığının ve şikâyetçiye aynı inşaatta bulunan farklı bir dairenin teklif edildiğinin, yapılan araştırmalarda her iki bağımsız bölümün de şirket adına değil farklı kişiler adına kayıtlı olduğunun öğrenildiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; sözleşme tarihinde anlaşma konusu 37 numaralı bağımsız bölümün şirket adına kayıtlı olup olmadığının belirlenmesi, 3. kişi adına kayıtlı olduğunun tespiti halinde şüpheli ...'ın savunması doğrultusunda bu kişinin tanık sıfatıyla beyanına başvurulması suretiyle satış işleminden haberdar olup olmadığının ayrıntılı olarak sorulması, adı geçen şirket ile arsa sahipleri arasında devam eden yargılamaya ilişkin olduğu belirtilen İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 2022/480 Esas sayılı dosyasının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şüpheliler ..., ..., ... ve ...un SGK kayıtlarının temin edilmesi, gerekli görülmesi halinde şirket belgeleri üzerinde inceleme yapılarak şüphelilerin şirket içerisindeki konumlarının, şikâyetçi ile olan ilişkilerinin ortaya konulması, şüpheliler hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden sonra, sonucuna göre şüphelilerin başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmedikleri hususunda da bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, "...şüpheli şirket sahibi ile diğer şüphelilerin müştekinin şikayetine konu ettiği hususlarda hileli hareketlerle müştekiyi yanıltarak, atılı suçu oluşturacak şekilde eylemde bulunduklarına ve menfaat elde ettiklerine dair haklarında kamu davası ikame edilmesine elverişli yeterli şüpheye ulaşılamadığı, müşteki ile şüpheliler arasındaki olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve atılı suça vücut vermediği değerlendirilmekle..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.04.2024 tarihli ve 2024/2048 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA KYB
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog