Esas No
E. 2024/105
Karar No
K. 2026/170
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/105 Esas
KARAR NO: 2026/170
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/02/2024
KARAR TARİHİ: 03/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; muris ...'nin 07.02.2020 günü ... yönüne doğru ilerlerken mülkiyeti ...'a ait... plakalı ... marka motosiklet ile ... yolu ... yeni köprü çıkışı trafik kazasına karıştığını, ...'un yönetimindeki aracın hız sınırı kurallarını ihlal ettiğinden duramadığını ve otobüs durağının yakında yaya olarak bulunan murise çarptığın ve öndeki araca çarpmasına neden olduğunu, ambulansla hastaneye götürüldüğünü, ameliyatlar olduğunu ve 20.10.2020 tarihinde öldüğünü, trafik polislerince kaza tutanağı düzenlendiğini, raporun davalının beyanları doğrultusunda düzenlendiğini, olay yerindeki yayalara başvurulmadığını, soruşturma dosyasındaki delillere göre murisin kusursuz olduğunu, veraset ilamına göre davacının murisin tek mirasçısı olduğunu, davacının tüm masrafları kendi cebinden karşılamak zorunda kaldığını, maddi ve manevi yönden sıkıntı yaşadığını, faturaların ekte sunulduğunu, davacının çalışmadığını, geçiminin muris tarafından sağlanmakta olduğunu, murisin yüksek mühendis olduğunu ve aylık gelirinin yüksek olduğunu, ölümüyle murisin desteğinden yoksun kaldığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...S sayılı dosyasıyla soruşturmanın devam ettiğini, şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; kazada CBS'nin soruşturma dosyasına sunulan 25.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 1. Derecede asli kusurlu olanın muris olduğunu, 2918 sayılı KTK'nın 68 .maddesi hilafına üst geçit olan yerde bölünmüş yolda karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını, tel örgü ve bariyerlerle yolların birbirinden ayrıldığı yerde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını, kusurlu davranışıyla kazaya kendisinin neden olduğunu, ayağının kırıldığını, taburcu edildikten 8 ay sonra COVİD-19 pandemisi nedeniyle öldüğünü, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının olmadığını, bu nedenle haksız bir eylem olmadığını, murisi kendi kusurlu davranışıyla kazaya neden olduğunu, bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... sigorta vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; dava konusu ... plakalı ... adına kayıtlı aracın ... no.lu ve 19.07.2019-2020 vadeli poliçeyle kendilerine sigortalı olduğunu, poliçe limitiyle sorumlu olduklarını, limitin 390.000,00 TL olduğunu, kusur oranında sorumlu olduklarını, olayda davalı sürücünün kusurlu olduğunun ispatlanması gerektiğini, karayollarının kusurlu olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kusur durumunun adli tıp kurumu tarafından araştırılması gerektiğini, ölenin desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, destekten yoksunluk tazminatının poliçe genel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini, her durumda şirketin poliçe limitine kadar sorumlu olduğunu, davacının ancak yasal faiz isteyebileceğini ve davanın reddini talep etmiştir.

Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, tanık beyanları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, tazminat istemine ilişkindir.

Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 17/02/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazısında tarafların kusur durumu, müteveffanın ölümü nedeniyle davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma, hastane tedavi gideri ve def'in gideri tazminat miktarının bulunup bulunmadığı öyle ise miktarı ile manevi isteminin yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Mahkememizin 07/10/2025 tarihli celse ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere kusur ve aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 12/01/2026 tarihli raporda özetle; "Dava konusu olayda davacının murisi yaya...i'nin %100 oranında asli kusurlu olduğu, Davalı sürücü ...'un kusursuz olduğu, Kusur değerlendirmesinde, davalıların sorumluluğunu doğuran ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'un kusursuz ve kazada vefat eden davacılar desteği ...’nin %100 kusurlu olduğu belirlenmiş olmakla; davalıların işbu dava kapsamında davacılara karşı bir sorumluluğunun söz konusu olmayacağı,

Davalıların sorumluluğu söz konusu olmadığından gereksiz yere karışıklığı sebebiyet verilmemesi ve yanlış yönlendirmemeye neden olunmaması bakımından maddi zarar hesabı yoluna gidilmediği, Sayın Mahkemece aksi kanaate varılması veya kusur durumunda değişiklik olması halinde maddi zarar hesabının buna göre yapılabileceği, ..." yönünde görüş ve tespitlerde bulunulmuştur. Alınan raporun dosya kapsamı itibari ile hüküm kurmaya elverişli tespitler içerdiği anlaşıldığından davacı vekilinin yeni/ek rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir.

Eldeki davada bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyasında alınan kusur raporu göz önünde bulundurulduğunda Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun itibar edilebilir bulunduğu, tüm kusur tespitlerinin aynı yönde olduğu, buna göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı murisinin % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusursuz olduğu, davacı murisinin tam kusurlu davranışı neticesinde kaza meydana geldiğinden davalılardan maddi ve manevi tazminat talep şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla TBK m.49 gereğince her iki talep yönünden de davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;

1.Davanın reddine,

2.Karar tarihine göre alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınmadığından davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

3.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Maddi tazminat yönünden; Davalılar kendilerini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile müştereken ve müteselsilen davalılara verilmesine,

5.Manevi tazminat yönünden; Davalılar kendilerini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 48.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile müştereken ve müteselsilen davalılara verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

7.Davacı ve davalılar tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı..03/03/2026

Katip Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog