4. Ceza Dairesi 2025/11112 E. , 2026/2439 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Alenen hakaret suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a, 125/4, 62... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 1.300,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli ve 2023/1075 Esas, 2023/1335 Karar sayılı kararına karşı sanık tarafından posta yolu ile yapılan itiraz üzerine, değerlendirilmek üzere mahkemesince itiraz merciine gönderilmesini müteakip, karar verilmesine yer olmadığına dair Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli ve 2023/699 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2025 gün ve 2025/126367 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Basit yargılama usulünde itiraz" başlıklı 252/1. maddesinde, "251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir." şeklinde, 252/6. maddesinde "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklinde yer alan düzenlemelere nazaran,
Somut olayda, Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli kararını müteakip sanığın posta vasıtası ile karara itiraz ettiği, itirazı yapan kişinin kimliğinin tespit edilemediğinden bahisle itirazın usule uygun olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi gereğince bu konuda bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesince itiraz merciine gönderildiği anlaşılmakla, bu halde mercii tarafından itirazın süresinde ve usule uygun olup olmadığı yönünde inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 5271 sayılı
Kanun'un 251. maddesinde; "(1)Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2)Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir... hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 252. maddesinde ise; (1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. (3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251. madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur. (4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır. (5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. (6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." hükümleri yer almaktadır.
İnceleme konusu somut olayda; Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli kararının sanığa 21.11.2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanığın 30.11.2023 (posta kabul) tarihinde posta yoluyla itiraz ettiği, Mahkemece itirazı yapan kişinin kimliğinin tespit edilemediği ve itirazın usule uygun olmadığı gerekçesiyle dosyanın itiraz merciine gönderilmesi üzerine mercii tarafından 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi gereğince itirazı yapan kişinin yetkili olup olmadığı ve itirazın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı yönünden inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli ve 2023/699 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.