4. Ceza Dairesi 2025/11109 E. , 2026/2440 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a,43,62 ve ve 52/2. maddeleri gereğince 9.160,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2016 tarihli ve 2015/306 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararının Dairemizin 18.09.2023 tarihli ve 2021/11254 Esas, 2023/21209 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 125/3-a,43,62 ve ve 52/2. maddeleri gereğince 9.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2024 tarihli ve 2023/749 Esas, 2024/524 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2025 gün ve 2025/127771 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, somut olayda sanığa yüklenen suç için Kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu nazara alındığında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesine ilişkin zamanaşımını kesen son işlem olan Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2016 tarihli kararını müteakip, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18.09.2023 tarihli ve 2021/11254 Esas, 2023/21209 Karar sayılı bozma ilamından sonra yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın mahkumiyetine ilişkin verilen Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2024 tarihli kararına kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, sanık hakkında kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE "5237 sayılı
Kanun'un 66. maddesinde: “1- Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası;
a)Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b)Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl,
c)Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
d)Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl,
e)Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer.” hükümleri yer almıştır.
Aynı Kanun'un 67. maddesinde ise: “(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak;
a)Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b)Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c)Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d)Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada; sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a,43 maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörülmesi ve 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını bozma öncesi kesen son işlem olan, mahkumiyet hükmünün kurulduğu 05.02.2016 tarihine göre, bozma sonrası verilen karar tarihinden önce 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olması karşısında, davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Antalya 19.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.06.2024 tarihli ve 2023/749 Esas, 2024/524 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-(d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında, hakaret suçundan açılan KAMU DAVASININ, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.