T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 05/05/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Tic. A.Ş ... poliçe numarasıyla 31/12/2018-31/12/2019 tarih aralığını kapsayacak şekilde müvekkili şirkete yangın sigortası ile sigortalı olduğunu, bahse konu olayın, davalı .... Ltd. Ş.ti bünyesinde çalışan personeller ... ve ... tarafından 02/09/2019 tarihinde ...Tic. A.Ş'nin zilyetliğindeki fabrikada çelik platforma kaynak yapılması esnasında kaynak çapaklarının elektrik kabloları üzerine düşerek kablo izolasyonlarını tutuşturması sonucu vuku bulduğunu, müvekkili şirketçe sigortalı ... A.Ş ile davalı yan ...Tic. Ltd. Ş.ti arasındaki iş sözleşmesi kapsamında, hasara konu kablo kanalı üzeri platform işi ile ilgili haftalık toplarıtıda karara bağlandığı beyan edildiğini, ... Ş.t.i çalışanlarının kaynaklı çalışma yapılacağı zamanı bildirmeden, iş izni çıkmadan işe başlaması,yanında yangın battaniyesi,yangın söndürme tüpü bulundurmaması; rüzgar etkisini azaltacak ve çapakları kontrol altına alacak önlem almadan kaynak işlemi yapılması ve gerekli güvenlik önlemlerini almadan işe başlaması nedeniyle,gerekli özeni göstermeden ve önlemleri almaması sebebiyle kusurlu olduğunu, İşbu kaza neticesinde meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili şirketçe (müvekkil şirkete düşen pay)dava dışı sigortalı ... Tic. A.Ş'ye 31.399,18 TL tazminat ödemesi yapıldığını, Türk Ticaret Kanununun 1472. Maddesi uyarınca “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.” İlkesi doğrultusunda müvekkili şirkete rücu hakkı doğmuş olup, icra takibine yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali gerektiğini, davalı ...Ltd. Şti mezkur kazadaki kusuru tam iken ödenen bedelin rücusu amacıyla davalı yana karşı ....
33.İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu, taraflarca yapıları arabuluculuk görüşmeleri olumsuz sonuçlandığını belirterek, davanın kabulünü; ...
33.İcra Müdürlüğü'nün..Esas sayılı takip dosyasındaki davalı tarafından yapılan kötüniyetli itirazın iptalini; aynı şartlarla takibin devamını; Kötüniyetli devirlerin önlenmesi ve alacağın teminatı zımnında, davalılar adına kayıtlı araç ve gayrimenkuller olması halinde HMKnun 389 vd. maddeleri uyarınca, satış ve her türlü devrin önlenmesi bakımından kayıtları üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, yapılacak yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile %20'den az olmamak. üzere tazminat ödetilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında aslında sigorta ettirenin kusuru bulunmasına rağmen, yerine geçerek kesin zarar tespitleri de hesaplanmaksızın dayanaksız bir rapor doğrultusunda hasar ödemesi yaptığını, müvekkili şirket ile yapılacak tamirat işlemleri için mutabakat sağlandığını, sahanın yüzeysel olarak gösterildiğini, müvekkili firmadan istenen taşeronluk hizmeti için malzeme ve işçilik konusunda teklif alındığını, müvekkili firma tarafından kullanılacak malzeme ve bu malzemelerin proje alanına tatbiki için kullanılacak kaynak makinası dahil sarf malzemeleri belirtilmiş olmasına rağmen; çalışma alanının dışında olan ve görünmeyen ve bilinmesi imkan kabilinde olmayan havalandırma bacasının amacı dışında kullanılarak elektrik kabloları aktarım alanı olarak tesisat döşendiği bilgisi verilmediğini, fiziksel olarak da taş yünü ile kapatılmış havalandırma bacasının taş yünü ile kapatılmış iç kısmının altında ne olduğuna dair hiç bir bilgi veya proje verilmediğini, tespit ve görülme imkanı bulunmadığı halde bilerek ve isteyerek taşeronluk işinin inşa ve ifası için alan teslim edildiğini, firmanın istihdam ettiği çalışanlarının vazifelerini ifa etmediğini, müvekkili tarafından ifa edilecek çalışma alanının proje ve riziko içeren bilgileri verilmediğini, müvekkili şirket tarafından teslim alınan çalışma sahasının gizli alanlardaki donanımlar bilinmediğinden kaynaklı çalışmaya başlanıldığını, bu çalışma alanının alt kısmı taş yünü ile kapalı olması nedeniyle bir endişe veya haricen bir güvenlik tedbirine gerek duyulmadığını, çalışma sahasındaki güvenlik zaafiyeti oluşturabilecek rizikolar müvekkili firmaya bildirilmiş olması durumunda bu maksatla yapılan sözleşmede tedbir ekipmanları ile bu amaçla yapılması gereken harcama kalemleri işlenir ve kayıt altına alınabileceğini, müvekkili firma ifa ettiği iş ile ilgili olarak profesyonel olarak hizmet sektöründe faaliyet gösterdiğini, yaptığı iş ve işlemler konusunda bu güne kadar bir mağduriyet veya ihmal ile sonuçlanan bir işlem ve eylemin içinde yer almadığını, sorumsuzluğun kaynağı sözleşme ile yalıtım işlemi talep eden firma yetkilileri tarafından çalışma sahasının görünmeyen alanlarında meydana gelebilecek tehlikeler konusunda firmaya bilgi verilmemesinden kaynaklanan bir vakıa olduğunu, beyan ederek ilgili kanunlarda rücu şartlarının haksız eylem şartına bağlı olduğu, yaşanan ve tamamen işveren konumundaki ... firmasının kusurundan kaynaklanan kazanın faturasının müvekkiline kesilmesinin hukuken korunabilecek bir hakka dayalı olmadığının tespiti ile işbu davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememize bildirilen tanıkların beyanları tespit edilmiştir.
Davalı tanığı ... yeminli beyanında; " Ben yangının olduğu yere yakın ... şirketin de yaklaşık 9 yıldır taşeron çelik işçisi olarak çalışmaktayım, yangını bizzat görmedim, olaydan sonra gittiğimdeki gördüğüm şeyleri anlatacağım, davalı gençler şirketi kaynak yaparken kablolar kalın olduğu için normalde bu kablolar o çapakta yanmaz, yanan yerin dibinde yanıcı köpük olduğu için kaynak yapılırken kabloların zarar gördüğü yer alev aldı, davalı gençler şirketi daha önceden kaynak yaptığı için yanan kabloların altına köpük sıkılmıştır üstten gözükmüyordu, araları boştu, davalının çalıştığı yerde kıvılcımlar olduğu için kabloların yandığı yer kaynaktan dolayı zarar görmüyor, köpükten görmüştür," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı... yeminli beyanında; "Ben davalı şirkette yaklaşık 10 yıldır aleminyum ustası olarak çalışıyorum, yangını bizzat görmedim, yangın çıktıktan sonra dumanı görmem üzerine olay yerine gittim, yangının çıktığı yer kapalı kutunun olduğu yerdi, biz davalı şirket olarak bu kutunun yanında punta kaynağı yapıyorduk, işimiz bitince dumanı gördük, yaptığımız iş kapalı kutunun olduğu yangına neden olabilecek bir şey değildir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada davacı taraf davalının işçilerinin davacının sigortaladığı iş yerinde kaynak yaptığı sırada yangın çıkmasına sebep olduklarını, davalının bu yangının çıkmasında kusurlu olduğunu belirterek dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın rücuen tahsili için davalı aleyhine ...
33.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı taraf davanın reddini talep etmiştir.
...
33.İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... A.Ş., borçulunun dosyamız davalısı ...Ltd. Şti. olduğu alacak kaleminin davadışı fabrikada yangın çıkması sebebiyle sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkin 31.399,18 TL asıl alacak ve 866,49 TL işlemiş faiz olmak üzere 32.265,67 TL olduğu anlaşılmıştır. Davadışı ... Tic. A.Ş. İle davacı arasında akdedilen bileşik ürün sigorta poliçesinin incelenmesinde poliçenin 31/12/2018-31/12/2019 tarihleri arasını kapsadığı, poliçenin yangını da kapsadığı yangının ise 02/09/2019 tarihinde sigorta poliçesinin geçerli olduğu tarih aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf sigortalısına 31/12/2019 tarihinde 31.399,18 TL ödeme yapmış ve aralarındaki ibraname ile sigortalının haklarına halef olmuştur. Hasar dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Dava dışı ... Tic. A.Ş ile davalı arasında fabrika binası genişletme projesi sandviç panel ve cam cephe montajı işleri sözleşmesi başlıklı sözleşme akdedilmiştir.
Davalı tanığı ... beyanında; " ben ...şirketinde yaklaşık 9 yıldır çalışmaktayım. Yanlık başladığı zaman ben oradaydım. Ben burada puntalama işi yapıyordum. Yangının çıkış anını gördüm ve söndürme ile müdahale işlemlerini de ben yaptım. Tahminimce oradaki bir kablo yanması nedeniyle bu yangın çıkmıştı. Yangına yangın tüpleri ile müdahale ettik. Burada habersiz bir çalışma söz konusu değildi. Yangına müdahalenin sonrasında yangın söndü." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce İtfaiyecilik ve yangın güvenliği uzmanı, elektrik mühendisi ve inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09/05/2022 tarihli raporda yangının çıkmasında Abdi İbrahim firmasına ait fabrika binasının terasında gençler Alimünyum çalışanları tarafından yapılan kaynak çalışmaları sırasında oluşan sıcak çapakların daha önce havalandırma boşluğundan geçirilen, A sınıfı taş yünü ve poliüretan köpük türü izolasyon malzemeleri ile izole edilerek üzeri örtülen elektrik kablolarının üstüne düşmesi sonucunda başladığı,
Dava dışı işveren ... A.Ş nin iş veren kimliği ile yüklenici firmayı çalışma alanı, çalışma alanında ki tehlikeler ve riskler konusunda gerekli şekilde bilgilendirmediği için yangının başlaması, oluşan hasar ve maddi zarardan dolayı teknik olarak % 40 oranında sorumlu ve kusurlu olduğu,
Davalı ... Ltd. Şti nin çalışanlarının (TBK 66 madde kapsamında çalışanlarının sebep olduğu bu eylemden dolayı da ... firması) ise yine aynı şekilde ve yukarıda açıklanan teknik ve yasal sebeplerle çalışma alanında gerekli ... önlemlerini ve Yangın güvenlik tedbirlerini almadan çalışma yaptıkları için yangının başlamasında, oluşan hasar ve maddi zararda teknik olarak % 60 oranında sorumlu ve kusurlu oldukları, şeklinde rapor ibraz edilmiştir. ...4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E sayılı dosyasının incelenmesinde davacı ... Sigorta A.Ş. Tarafından dosyamız davalısı .... Ltd. Şti.'ne davamıza konu yangın sebebiyle sigortalısına ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili için davalı aleyhine başlattıkları icra takibine davalının itiraz etmesi sebebiyle itirazın iptali davası açıldığı yapılan yargılama neticesinde davalının yangının çıkmasında %60 kusurlu olduğunun tesspit edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve bu kararın İstanbul BAM 17. HD'nin ... E ... K sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ve bu kesin karar doğrultusunda yangının çıkmasında davalının %60 kusurlu olduğuna yönelik tespitin de kesinleştiği görülmüştür.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davacı taraf yangının çıkmasında davalının kusurlu olduğunu, bu kusur neticesinde davacının sigortalısının iş yerinde hasarın oluştuğunu ve bu sebeple davalıdan alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır. 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır. Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur.
Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır.
Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur.
TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir.
Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Davaya konu yangının çıkmasında davalı şirketin çalışanlarının %60 oranında kusurlu olduğu gerek dosyamıza aldırılan bilirkişi raporu ile gerekse istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen ...
4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile sabittir. Bu kusurlu eylem neticesinde davalının sigortalısı olan dava dışı şirketin işyerinde hasarın meydana geldiği ve bu hasar sebebiyle davacı yanca sigortalısına 31/12/2019 tarihinde 31.399,18 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla davacının sigortalısına ödediği tazminatı TTK 1472. Maddesi gereği kusuru oranında davalıya rücu edebileceği kanaatine varılmış ve davacının sigortalısına ödediği 31.399,18 TL'nin davalının kusuru olan %60'ını davalıdan talep edebileceği kanaatine varılarak 18.839,50 TL'lik tazminatı davalıdan rücü edebileceği kanaatine varılmış, Yargıtay HGK 'nun 14/02/2017 T ... E... K sayılı kararında rücuya konu borcu ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı belirtildiğinden davacının ödeme tarihinden itibaren davalıdan faiz talep edebileceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının istanbul 33.icra müdürlüğünün 2020/8559 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 18.839,50 TL asıl alacak ve 570,73 TL işlemiş faiz olmak üzere 19.410,23 TL üzerinden devamına, asıl alacak 18.839,50 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının ...
33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 18.839,50 TL asıl alacak ve 570,73 TL işlemiş faiz olmak üzere 19.410,23 TL üzerinden devamına, asıl alacak 18.839,50 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine
2.Harçlar Kanununca alınması gerekli 1.325,91 TL ilam harcından peşin yatırılan 374,89-TL harcın mahsubu ile bakiye 951,02 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3.Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 374,89-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 794,11-TL'sinin davalıdan, 525,89-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 19.410,23 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 12.855,44 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden oluşan toplam 4.225,50 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 2.542,06-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinden oluşan toplam 43,50-TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 17,33-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
9.Kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.04/03/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)