Esas No
E. 2025/44
Karar No
K. 2026/172
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/44 Esas
KARAR NO: 2026/172
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/01/2025
KARAR TARİHİ: 17/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı/borçlu taraf arasında ticari ilişki mevcut olup iş bu ticari ilişkiye istinaden faturalar tanzim ettiğini, müvekkili şirketin iş bu faturalara ilişkin alacağını tahsil edemediği için davalı/borçlu taraf aleyhine ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas Sayılı icra dosyasıyla takip başlatma zorunluluklarının hasıl olduğunu ancak davalı/borçlu tarafın ''Müvekkilin takip alacaklısı tarafa herhangi bir borcu ya da borç taahhüdü bulunmamaktadır. Bu nedenle takipte talep edilen borcun tamamına itiraz ediyoruz. Alacaklı gözüken şirket ile müvekkil arasında takibe konu edilen bir borç yoktur. BORÇ MİKTARINA VE DAYANAĞINA açıkça itiraz ediyoruz. ''şeklinde beyanda bulunarak borca itiraz ettiğini, davalı/borçlu tarafın ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra dosyasına haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz ettiğini, TTK M. 5/A; ''Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmüne havi olduğunu, ilgili kanun hükmü gereğince ... Arabuluculuk Bürosunun ... numarasıyla arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, TTK m. 21/2; ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. '' hükmüne havi olduğunu, davalı/borçlu tarafın faturayı aldıktan sekiz gün içerisinde itiraz etmediği için fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, bu hususun da davalı/borçlu tarafın ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı icra dosyasına kötü niyetli olarak itiraz ettiğinin göstergesi olduğunu bildirerek davanın kabulüne, ...

36. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafın diğer taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkillerinin dava dilekçesinin içeriğinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borçlarının bulunmadığını, takibe konu alacağa ilişkin sunulan fatura ve belgelerin içeriğinden/dayanağından dolayı müvekkillerinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı tarafa hiçbir borcunun mevcut olmadığını, müvekkillerinin borcunun bulunmadığına ilişkin olarak açılabilecek Menfi Tespit davası açma haklarını saklı tuttuklarını, işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunulduklarını, davacı tarafın talep ettiği faizin fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığının, hangi tarihler arası faiz işletildiğinin açıklanmadığını, bu itibarla, hangi dönemi kapsadığı belli olmayan işlemiş ve işleyecek faize itiraz edildiğini, davacı tarafın iddiasının aksine alacağın %20’ si oranında icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması/borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerektiğini, bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemeyeceğini, alacağın tayini taraf defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ve alınacak uzman bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemenin takdirinde bulunduğunu, dava konusu alacağın bu itibarla likit ve belirlenebilir olmadığını ayrıca ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, öte yandan müvekkili şirketin ve diğer müvekkillerin takibe konu edilen alacağa ilişkin cari ilişkiden, vs. dolayı herhangi bir borcunun da mevcut olmadığını, davacı tarafından sunulan belgelerde müvekkiline ait herhangi bir imzanın da bulunmadığını, davacı tarafın, dava dilekçesinde faturalardan kaynaklı alacak sebebiyle müvekkili şirket ve şahıslardan alacağı olduğunu iddia ettiğini, taraflar arasında belirtilen şekilde bir ilişkinni bulunmadığını, ancak davacı tarafın takibe konu edilen faturaların incelenmesini talep ettiğini, fakat bilindiği üzere faturanın bir alacağın varlığını ispat etmekte tek başına yeterli bir delil niteliğine haiz olmadığını, kaldı ki, taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin de kurulmadığını, yine söz konusu fatura alacağına ilişkin ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, alacak miktarının dayanak noktasını teşkil eden faturaların ispat niteliğinin olmadığını, ayrıca tüm bunlara ek olarak, davacı şirket tarafından icra takibine konu edildiği belirtilen sözleşme ve belgeler üzerinde müvekkili şirket yetkilisine ait geçerli bir imza bulunmadığını, bu sebeple imzaya da itiraz ettiklerini bildirerek Genel Mahkemeler nezdinde Menfi Tespit davası açma hakları saklı kalmak kaydı ile Sayın Mahkemece re' sen göze alınacak nedenlerle; müvekkillerinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddine, davanın açılmasına sebebiyet veren davacı şirket aleyhine % 20' den az olmamak kaydı ile, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Tarafların arasındaki uyuşmazlık; ... 36. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu alacak nedeniyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarının tespitine ilişkindir.

Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 03.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olmak üzere, yukarıda anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme yüce mahkemeye ait olmak üzere; Davaya konu asıl alacak yönünden; davacının takip tarihi itibari ile davaya konu asıl alacak tutarı olan 756.077,11.-TL alacaklı olacağı, Faiz talebi yönünden; davacının takip öncesi talep ettiği temerrüt faizi tutarı olan 161.156,34.-TL alacaklı olacağı," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ...

36.İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı dosyası ile 756.077,11 TL asıl alacak, 161.156,34 TL faiz olmak üzere toplam 917.233,45 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, dava dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun, ticari ilişki kapsamında davaya ve takibe konu faturalar nedeniyle alacağının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davaya ve icra takibine konu faturalar yönünden malların teslim edilip edilmediğinin ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında malların teslim edilip edilmediğinin tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, rapor alınmasına ve defterlerin incelenmesine karar verilen 01/07/2025 ve 11/11/2025 tarihli duruşmalarda davacı vekilinin hazır bulunduğu, hazır bulunmayan davalı vekiline defterlerin sunulması ve rapor alınmasına ilişkin oluşturulan ara kararın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, davacı tarafça ticari defterlerin sunulduğu, bilirkişi tarafından ticari defterlerin incelendiği, 03/02/2026 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde davaya konu davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının defterlerine göre davalının davacıya 756.077,11 TL borcunun bulunduğu, davaya konu faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafça ihtara rağmen defterler sunulmadığından 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında faturalara konu malların davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin ve faturalar miktarında alacağının bulunduğunun davacı tarafından ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, malların teslim edilmediğine veya ödeme yapıldığına ilişkin aksi savunma ve iddianın davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, davaya konu iki faturanın da e fatura olarak düzenlendiği, faturalarda ödeme koşulu olarak 120 gün vade belirtildiği, faturalarda belirtilen bu sürelerden sonra davacı tarafça 6102 sayılı TTK'nun 1530.maddesi kapsamında faiz talebinde bulunabileceği, bilirkişi tarafından bu husus doğrultusunda faiz hesabı yapıldığı, yapılan hesaplamanın mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, raporda yapılan hesaplama neticesinde davacının faiz talebinin de uygun olduğu, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın kabulü ile davalının ... 36. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,

2.Asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 62.656,22 TL karar harcından peşin olarak alınan 11.077,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 51.578,33 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcının 11.077,89 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 143.585,02 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,

6.Davacı tarafından sarf edilen toplam 5.140,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7.Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

8.Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 17/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog