Esas No
E. 2021/3552
Karar No
K. 2024/6061
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/3552 E.  ,  2024/6061 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2021/3552
Karar No: 2024/6061
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Akaryakıt Dağıtım Uluslararası Nakliye İnşaat

Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş.

VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin 2018 yılı Ocak ayına ilişkin ulusal petrol stok yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca Ocak ayı için 200.250,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; piyasada sürekliliğin sağlanması, kriz veya olağanüstü hallerde risklerin önlenmesi ve uluslararası anlaşmalar gereği olağanüstü hal petrol stokları ile ilgili yükümlülüklerin ifası amacıyla bir önceki yıl günlük ortalama kullanımının içindeki net ithalatın en az doksan günlük miktarı kadar petrol stoğu tutulacağı, bu stokun da rafineri, akaryakıt ve LPG dağıtıcı lisansı sahiplerinin ikmal ettiği günlük ortalama ürün miktarının minimum yirmi katını kendi depolarında veya lisanslı depolama tesislerinde topluca veya statülerine göre ayrı ayrı bulundurma yükümlülüğü ile sağlanacağı, söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde eksik tutulan her bir ton için idari para cezası uygulanacağı kuralı karşısında, davacı şirket hakkında yapılan denetim sonucunda 2018 yılının Ocak ayında hiç stok tutulmadığı, davacı tarafından da anılan yükümlülüğün yerine getirilmediğinin yazılı savunmada kabul edildiği dikkate alındığında, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, idari para cezasına ilişkin Kurul kararında her ne kadar fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olmayan 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca işlem tesis edildiği belirtilmiş ise de, aynı hükmün fiilin işlendiği tarihte de yürürlükte olan Kanunun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde yer aldığı ve söz konusu fiil için eksik tutulan her bir ton için 283,00-TL idari para cezası belirlendiği, ancak davalı idarece davacının lehine olan mevzuat hükmü uygulanarak eksik tutulan her bir ton için 250,00-TL üzerinden idari para cezasının hesaplandığı anlaşıldığından, anılan iddiaya itibar edilmediği belirtilmiştir.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, ön araştırma ve soruşturma prosedürü uygulanmaksızın soruşturma yapıldığı, şirketlerinin kendine ait depo veya depolama işlemi yapabileceği bir tesisinin bulunmadığı, rafineriden temin edilen akaryakıtın bekletilmeden bayilere ulaştırıldığı, ilk kez uygulanan yükümlülük kapsamında lisanslı depo sahipleri veya rafineri sahibi olan ... Petrolcülük Anonim Şirketi, ... Petrol Ürünleri Anonim Şirketi, ... Anonim Ortaklığı, ... Anonim Şirketi, ... Petrol Anonim Şirketi gibi bir çok şirket yetkilileri ile derhal iletişime geçildiği ve yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla söz konusu şirketlerin depolama hizmetlerinden yararlanma talebinde bulunulduğu, denetim sisteminin yeni işletilmeye başlanmış olması sebebiyle bir çok depo sahibinden geri dönüş alınamadığı, taleplerine geri dönüş yapan bazı lisanslı depo sahiplerinin ise yeni sisteme henüz uyum sağlayamadıkları, talebin ancak 2018 yılının devamı aylarında yerine getirilebileceğinin beyan edildiği, tüm çabaları sonucunda 01/02/2018 tarihinden itibaren başlamak üzere 2018 yılı Ocak ayında ... Anonim Şirketi ile söz konusu yükümlülük kapsamında hizmet alımına ilişkin halen devam etmekte olan Ulusal Petrol Stoku Kupon Sistemi Sözleşmesi imzalandığı, ulusal petrol stok yükümlülüğünün yerine getirilmediği iddia olunan tarihte anılan yükümlülük çok yeni olduğundan sisteme uyum sağlamaya çalıştıklarından oldukça zor duruma girdikleri, dolayısıyla kendilerine kusur izafe edilemeyeceği, 2018 yılı Ocak ayı için tutulması gereken stok miktarının hesabında 2017 yılının verileri temel alınması gerektiği, 2017 yılının verilerinin ulusal petrol stok yükümlülüğü kapsamında davalı idareye sunulduğu, hesap edilen ceza miktarının 2017 verileri ile uyumlu olmadığı, davalı idare tarafından hesap edilen ceza miktarının hatalı olduğu ve olması gerekenden çok daha fazla miktarda idari para cezası uygulandığı, söz konusu aykırılık 2018 yılına ait olup, idari para cezası uygulama karar tarihinin 2019 olduğu, bu süre zarfında dava konusu işleme temel alınan kanun maddesinin değiştiği ve söz konusu aykırılık hakkında uygulanacak idari para cezasının ton başına 200-TL'den 250-TL'ye yükseltildiği, kendilerinin aleyhine olacak şekilde yeni kanun maddesinin temel alınarak idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, Mahkeme tarafından lehe olan hükme göre hesaplama yapıldığını belirtilmişse de, idarece yapılan hesaplamanın hatalı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog