T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bedensel zarara uğraması nedeniyle şimdilik 100,00TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen ve müştereken davalılar ...... Sigorta A.Ş(teminat limitleri dahilinde), .... Sigorta A.Ş(teminat limitleri dahilinde), ..... ile ....... 'dan tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine, müvekkilinin bedensel zarara uğraması nedeniyle şimdilik 100,00TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen ve müştereken davalılar ..... Sigorta A.Ş(teminat limitleri dahilinde), ..... Sigorta A.Ş(teminat limitleri dahilinde), ...... ile ......'dan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, 300.000,00TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen ve müştereken davalılar ..... Sigorta A.Ş(teminat limitleri dahilinde), ..... Sigorta A.Ş(teminat limitleri dahilinde), ...... ile ...... 'dan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, hastane giderleri için 100,00TL, bakıcı giderleri için ise 100,00TL, yol ve ulaşım giderleri için de 100,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen ve müştereken davalılar ....... ile ...... 'dan tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri, vekâlet ücreti ile arabuluculuk ücretinin davalılar ..... Sigorta A.Ş, ..... Sigorta A.Ş, .... Sigorta A.Ş üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazasında diğer davalı .......'nun tam kusuru bulunduğunu, kusura ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, dava konusu kaza olayı 31.07.2022 tarihinde saat 14:50 civarında meydana geldiğini, ...... plakalı aracın sürücüsü ve diğer davalı ....... yerleşim birimleri dışındaki karayollarında duraksama dahi yapılmaması gerek bir yerde aracını aniden durdurduğunu, davalı ....... aracını durdurduktan sonra gerekli önlemleri almamış ve diğer sürücüleri uyarabilecek şekilde durduğu bölgeye herhangi bir uyarı niteliğinde ekipman da bırakmadığını, bunun neticesinde müvekkilinin aracında normal seyir halindeyken ve hız kurallarına da riayet ederken diğer davalı .......'nun aracına kaçınılmaz bir şekilde vurarak durabildiğini, diğer davalı ....... duraksama dahi yapılmayacak karayolu üzerinde aracını durdurması ve aracını durdurduktan sonra gerekli önlemleri almayarak adeta kazaya davetiye çıkardığını, dava konusu trafik kazasının oluşumunda diğer davalı ....... % 100 ve tam kusurlu olduğunu, davacı taraf dilekçesinde tek taraflı olarak sunduğu delillerle iddiasını ispat edebilecek nitelikte olmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, talep edilen bu tutar manevi zararın giderilmesinden de öte zenginleşme aracı olarak kullanmak istenildiğini, dava konusu trafik kazasına diğer davalı ....... sebebiyet verdiğini, bu sebeple de müvekkilinin bu denli yüksek manevi tazminat talep edilebilmesi mümkün olmadığını, izah edilen nedenlerle davacının davasının müvekkili açısından reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı .......'nun cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Söz konusu trafik kazasında; davacının yolcu konumunda olduğu, davalılar .......'nun ...... plakalı araç sürücüsü, ....'ın ..... plakalı araç sürücüsü olduğu, diğer davalıların da ZMSS ve İMSS kapsamında sigorta şirketleri olduğu anlaşılmıştır. ..... Sigorta ve ....... Sigorta yönünden davadan feragat edilmesi üzerine bu sigorta şirketleri yönünden dava tefrik edilerek karar verilmiştir. 31/07/2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur durumunun incelenmesinde; ..... plakalı araç sürücüsü ...... kazanın oluşumunda 2918 sayılı K.T.K’nun 52/b maddesi (Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak) ve 84/d maddesinde (Arkadan çarpma)belirtilen kuralları ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, ...... plakalı araç sürücü ......., 2918 sayılı K.T.K’nun 59. maddesi (Yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır) kurallarını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce ve soruşturma aşamasında alınan tüm bilirkişi raporları ve ATK raporlarında oluşan çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyetinden alınan bu raporun hükme ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. ATK ...... İhtisas Dairesinden maluliyete ilişkin rapor alınmış olup maluliyet oranının %28,3 olduğu, iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği, bakıma muhtaç olmadığı belirtilmiştir. Kusur ve maluliyet durumuna göre işgörmezlik zararı hesaplanmıştır. Ancak davacı tarafından maddi tazminata yönelik talep nedeniyle davadan feragat edilmiştir. Bu nedenle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Manevi tazminat miktarının nasıl belirleneceği konusu Yargıtay HGK.'nun 24.12.2014 tarih ve 2014/21-872 E., 2014/1086 K. sayılı kararında belirtilmiştir.
Gerçekten de söz konusu karara göre; “...Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Öte yandan, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, taktir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda taktir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yine BK 47 (TBK 56). maddesi hükmüne göre; hâkimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K.nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.” Somut olayda davacının söz konusu olay nedeniyle maluliyetinin oluşması, kusur oranı, beden gücü kaybı ve işgörmezlik süresi, kaza nedeniyle duyduğu elem gibi hususlar dikkate alındığında manevi tazminat talebinde haklı olduğu görülmüş ve tarafların sosyal ekonomik durumu, paranın alım gücü, maluliyet oranı kapsamında hakkaniyete göre 300.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
1.Maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle REDDİNE,
2.Manevi tazminat talebinin kabulü ile 300.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31/07/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
3.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 20.493,0TL ilam harcı, 732,00TL başvurma harcı olmak üzere toplam 31.973,00TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.200,00TL arabulucu ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
5.Dosyanın adli yardımlı olması neeniyle 33.000,00TL bilirkişi ücreti, 2.942,50TL posta masrafı ve 10.748,00TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 46.690,50TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 48.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7.HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı ..... vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2026 Katip ....
(e-imzalıdır)
Hakim .....
(e-imzalıdır)