Esas No
E. 2024/177
Karar No
K. 2026/139
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/177 Esas
KARAR NO: 2026/139
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/02/2024

BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN

.... ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/05/2024
KARAR TARİHİ: 09/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 27/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Asıl Davaı İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Birleşen Dava Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVA YÖNÜNDEN

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkil tarafından davalı ... ile aralarındaki ticari alım-satım ilişkisi kapsamında doğan ve vadesi gelmiş olmasına rağmen ödenmediğini ileri sürülen alacağın tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından 13.12.2023 tarihinde haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu, davalıdan olan 8.699,47 USD tutarındaki alacağın (21.02.2024 tarihli TCMB kuru esas alınarak 474.443,19 TL) halen ödenmediğini, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin zorunlu hale geldiğini, davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın en az %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesinin talep ve dava etmiştir.

Asıl Davada davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ... ile davalı ... Örme Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki kapsamında 04.08.2023–05.10.2023 tarihleri arasında düzenlenen ve dilekçede numaraları belirtilen faturalar uyarınca satın alınan kumaşların, teslim öncesinde numune olarak test edilip kabul edilmesine rağmen, müvekkile gönderilen ürünlerin numuneden daha düşük kalitede ve gizli ayıplı olduğunun .... Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. tarafından düzenlenen test raporlarıyla tespit edildiğini, gizli ayıpların sonradan ortaya çıkması nedeniyle ürünlerin müvekkilin müşterisi tarafından kabul edilmediğini ve müvekkilin ciddi zarara uğradığını, bu hususun Bakırköy ... Noterliği’nin 05.12.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya bildirildiğini,gizli ayıp nedeniyle TBK m.223 ve TTK m.23 hükümleri uyarınca davalının sorumlu olduğunu, davalı tarafından açılan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı davanın haksız olduğunu, dosyalar arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğunu ve verilecek kararların birbirini etkileyeceğini ileri sürülerek işbu davanın anılan dosya ile birleştirilmesinin, davanın kabulünün, şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiziyle tahsilinin, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ... Örme Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı ... arasındaki ticari alım-satım ilişkisi kapsamında doğan ve vadesi geldiği halde ödenmediğini ileri sürülen alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davacı borçlu tarafından 13.12.2023 tarihinde haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu, müvekkilin 8.699,47 USD tutarındaki alacağının (21.02.2024 tarihli TCMB kuru esas alınarak 474.443,19 TL) halen ödenmediğini, davacının itirazının herhangi bir hukuki ve fiili dayanağının bulunmadığını, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin zorunlu hale geldiğini, davacının haksız itirazı nedeniyle alacağın en az %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE; Asıl Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen Dava, ayıplı ürün satımı iddiası nedeniyle davacının ayıp oranında bedelde indirim ve ayıp nedeniyle uğradığı zararların tazmini istemine ilişkindir.

Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 8.699,47 USD cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir, tekstil mühendisi ve borçlar hukuku bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;Davacı/Karşı Davalı ve Davalı/ Karşı Davacı şirketlerin 2023 defterlerinin edefter olarak tutulduğu, defter beratlarının zamanında yüklendiği, sahibi lehine ve aleyhine delil teşkil ettiği, ... Örme Tekstil San. Ve Tic. Td. Şti. Yasal Defterlerinde; Davalı/ Karşı Davacı ... ‘ın 461.371,95 TL Borçlu olduğu, ... Yasal Defterlerinde; Davacı / Karşı Davalı : ... Örme Tekstil San. Ve Tic. Td. Şti.’nin 314.816,50 TL Borçlu olduğu, Dosya kapsamında, Davalı/ Karşı Davacı ...’a ait Form B Bildirimleri olmadığı için karşı tespit yapılamadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ... tarafından kabul edilmeyen ve yasal defterlere kayıtlı olmayan, dört adet faturadan toplam 758.960,73 TL olduğu, Davacı/Karşı Davalı- .... Tekstil ile Davalı/Karşı Davacı- ... Tekstil arasında bir ürün sözleşmesi bulunmadığı, Davalı/ Karşı Davacının ‘ ayıp, gizli ayıp, numunelerden daha aşağı nitelikte kumaş’ kavramlarını açıklamadığı, Davalı/ Karşı Davacının dilekçesine eklediği test ve fotolardaki gramaj, renk farklılığı konularının sözleşmeye uygun olup olmadıklarının belirlenemediği, kumaşların Davacı/Karşı Davalı- .... Firmasına ait olduğunun ispata muhtaç olduğu, Davalı/ Karşı Davacının dilekçesine eklediği fotolardaki nopelerin, lekelerin gözle görülebilecek açık ayıp olarak değerlendirilebileceği, teslim esnasında kumaş toplarının ters sarım yapılarak açıldığında bütün top boyunca kolaylıkla görülebileceği, Davalı/Karşı Davacının kumaşları teslim aldığı zaman ilk 2 gün içerisinde Davacının sözleşmeye uyup uymadığını, açık ayıp olup olmadığını kontrol etmesi, eğer bir sorun varsa Davacıya itiraz etmesi gerektiği, fakat bu itirazın süresinde yapılmadığı, ancak 4 ay sonra ihtar çekildiği, bu bakımdan TTK ve TBK hükümlerince açık ayıplara ilişkin muayene ve ihbar yükümlülüğüne uygun hareket edilmediği, 1/8/2023 – 4/10/2023 tarihleri arasında teslim edilen kumaşların hangisinde ne tür ayıp bulunduğunun bildirilmediği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.

Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.

Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir, tekstil mühendisi ve borçlar hukuku bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle; Davalı ve Davalı/ Karşı Davacı şirketlerin 2023 defterlerinin edefter olarak tutulduğu, defter beratlarının zamanında yüklendiği, sahibi lehine ve aleyhine delil teşkil ettiği, ... Örme Tekstil San. Ve Tic. Td. Şti. Yasal Defterlerinde; Davalı/ Karşı Davacı ... ‘ın 461.371,95 TL Borçlu olduğu, ... Yasal Defterlerinde; Davacı / Karşı Davalı : .... Örme Tekstil San. Ve Tic. Td. Şti.’nin 314.816,50 TL Borçlu olduğu, Dosya kapsamında, Davalı/ Karşı Davacı ...’a ait Form B Bildirimleri olmadığı için karşı tespit yapılamadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ... tarafından kabul edilmeyen ve yasal defterlere kayıtlı olmayan, dört adet faturadan toplam 758.960,73 TL olduğu, Davacı/Karşı Davalı- ... Tekstil ile Davalı/Karşı Davacı- ... Tekstil arasında 85 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ve 07.09.2022 tarih,Sayı 27575268-105[280-2019-159]-405236 Özelge ile, kanunda belirlenmiş şartlar haricinde Döviz Cinsinden Sözleşme yapılamayacağı, döviz üzerinden fatura düzenlense bile TL tutarının belirleneceği, Davacı ve Davalı yasal defterlerinde Takip tarihi öncesinde döviz kur değerlemesi kaydının olmadığı, döviz ile işlem yapılacağına dair bir teamülün olmadığı, olsa dahi yukarıda anılan mevzuata aykırı olduğu için geçerliliğinin olmayacağı, Davacı/Karşı Davalı- ... Tekstil ile Davalı/Karşı Davacı- Huzur Tekstil arasında yazılı bir ürün sözleşmesi bulunmadığı, bununla birlikte taraflar arasında örtülü bir uyuşmanın gerçekleştiği TBK m. 1 hükmüne göre bunun sözleşmenin kurulması için yeterli olduğu,

Davalı/ Karşı Davacının "ayıp, gizli ayıp, numunelerden daha aşağı nitelikte kumaş" kavramlarını açıklamadığı, 1/8/2023 – 4/10/2023 tarihleri arasında teslim edilen kumaşların hangisinde ne tür ayıp bulunduğunun bildirilmediği, Davalı/ Karşı Davacının dilekçesine eklediği test ve fotolardaki gramaj, renk farklılığı konularının sözleşmeye uygun olup olmadıklarının belirlenemediği, Davalı/ Karşı Davacının dilekçesine eklediği fotolardaki nopelerin, lekelerin gözle görülebilecek açık ayıp olarak değerlendirilebileceği, teslim esnasında kumaş toplarının ters sarım yapılarak açıldığında bütün top boyunca kolaylıkla görülebileceği, Davalı/Karşı Davacının kumaşları teslim aldığı ilk 2 gün içerisinde Davacının sözleşmeye uyup uymadığını, açık ayıp olup olmadığını kontrol etmesi, eğer bir sorun varsa Davacıya itiraz etmesi gerektiği, fakat bu itirazın süresinde yapılmadığı, ancak 4 ay sonra ihtar çekildiği, bu bakımdan TTK ve TBK hükümlerince açık ayıplara ilişkin muayene ve ihbar yükümlülüğüne uygun hareket edilmediği, ayıp halinde bu yükümlülüklere uygun hareket edilmemesi durumunda ayıptan doğan hakların artık ileri sürülemeyeceği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.

Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.

Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). ********(ticariTicari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Asıl dava yönünden;

Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 85 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ve 07.09.2022 tarih,Sayı 27575268-105[280-2019-159]-405236 Özelge ile, kanunda belirlenmiş şartlar haricinde döviz cinsinden sözleşme yapılamayacağı, döviz üzerinden fatura düzenlense bile TL tutarının belirleneceği, davacı ve davalı yasal defterlerinde takip tarihi öncesinde döviz kur değerlemesi kaydının olmadığı, döviz ile işlem yapılacağına dair bir teamülün olmadığı, olsa dahi yukarıda anılan mevzuata aykırı olduğu için geçerliliğinin olmayacağı, davacı/karşı davalı- doğukan tekstil ile davalı/karşı davacı- huzur tekstil arasında yazılı bir ürün sözleşmesi bulunmadığı, bununla birlikte taraflar arasında örtülü bir uyuşmanın gerçekleştiği, usulüne uygun tutulan tarafların ticari defterlerine göre davacının USD cinsinden alacağını talep edemeyeceği anlaşılmakla TL alacağı yönünden de icra takip talebiyle bağlı kalınarak talep edebileceği toplam alacağın 205.275,50 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya dair talebin reddine ve reddedilen kısım yönünden şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden; davalı/ karşı davacının "ayıp, gizli ayıp, numunelerden daha aşağı nitelikte kumaş" kavramlarını açıklamadığı, 1/8/2023 – 4/10/2023 tarihleri arasında teslim edilen kumaşların hangisinde ne tür ayıp bulunduğunun bildirilmediği, davalı/ karşı davacının dilekçesine eklediği test ve fotoğraflardaki gramaj, renk farklılığı konularının sözleşmeye uygun olup olmadıklarının belirlenemediği, davalı/ karşı davacının dilekçesine eklediği fotoğralardaki nopelerin, lekelerin gözle görülebilecek açık ayıp olarak değerlendirilebileceği, teslim esnasında kumaş toplarının ters sarım yapılarak açıldığında bütün top boyunca kolaylıkla görülebileceği, davalı/karşı davacının kumaşları teslim aldığı ilk 2 gün içerisinde davacının sözleşmeye uyup uymadığını, açık ayıp olup olmadığını kontrol etmesi, eğer bir sorun varsa davacıya itiraz etmesi gerektiği, fakat bu itirazın süresinde yapılmadığı, ancak 4 ay sonra ihtar çekildiği, bu bakımdan TTK ve TBK hükümlerince açık ayıplara ilişkin muayene ve ihbar yükümlülüğüne uygun hareket edilmediği anlaşılmakla birleşen davacının iddialarının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; ayıp ve alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından davanın reddine dair karar verilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Asıl dava yönünden;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 205.275,50 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya dair talebin reddine,

2.205.275,50 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

4.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 14.022,37 TL ilam harcından peşin alınan 5.815,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.206,76 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

5.Davacı tarafından sarf edilen 427,60 TL Başvuru Harcı, 5.815,61 TL Peşin Harç olmak üzere toplam 6.243,21 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.557,60 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,

7.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.042,40 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,

8.Davacı tarafından sarf edilen 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 497,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.497,00'TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.109,03TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,

9.Davalı tarafından sarf edilen 9.000,00 TL bilirkişi ücretinden kabul red oranına göre hesaplanan 5.106,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davalı üzerine bırakılmasına,

10.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

11.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, Birleşen Bakırköy 4. ATM dosyası yönünden;

12.Davanın REDDİNE,

13.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732 TL ilam harcından peşin alınan 427,6 TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,4 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

14.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

15.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

16.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

17.HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,tarafların Yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 09/02/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog