T. C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1351 Esas - 2026/161
T.C.
Ankara Batı
1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkillerin murisi ..'un 03.06.2017 tarihinde, kendi sevk ve idaresindeki "..." plakalı ve davalı şirket tarafından .... poliçe numarası ile TRAFİK ZMM bulunan aracı ile kazaya karıştığını ve bu kazada dava dışı ....'in vefat ettiğini, daha sonra müvekkillerinin mursinin vefat etmiş olması nedeni ile kazada vefat edenini mirasçıları tarafından müvekkilleri aleyhine Mut .. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... E. sayılı dosyası ile dava açıldığını ve işbu dava 16.07.2025 tarihinde karara çıktığını, verilen hükümün Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, davalı Sigorta Şirketine durumun bildirildiğini ve sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapılması talep edildiğini ancak bugüne kadar olumlu bir dönüş olmadığını, Mut ... Asliye Hukuk .... Esas sayılı dosya davacıları ile protokol imzalandığının ve protokol gereği ilk taksit 1.650.0000,00 TL. Ödendiğini, bu durumun tekrar sigorta şirketine bildirildiğini ve yine olumlu bir sonuç alınamadığını, tüm bu nedenlerle öncelikle haklı davanın kabulüyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporuna göre arttırılmak kaydıyla kısmi/ belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100.000,00 TL.' nin (müvekkillerin ödemek zorunda kaldığı bedel gözetilerek sigorta poliçe limiti uyarlanarak ve güncellenerek hesaplanarak) poliçe limiti dahilinde sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davada zamanaşımına uğranıldığını, davanın bu yönden usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kazaya karışan 42 YK (SBM İLE TESPİTİ TALEP OLUNUR) plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 23/11/2016-2017 tarihleri arasında ... poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, bahse konu davanın derdest olduğunu, davacının ödeme yapmış olmasının müvekkili şirketin sorumlu olduğu/olacağı anlamına gelmediği gibi davacının ödenen tutarı iadesi alması durumu ortaya çıkabileceğinden huzurdaki davanın reddine, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusursuz olup işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, talep edilen manevi tazminat miktarının afaki ve fahiş olduğunu, hatır taşıması indiriminin müterafik kusur indirimi ile birlikte uygulanabileceği konusunda da duraksama bulunmadığını, bu takdirde hesaplanan tazminattan %40 oranında indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirket yönünden davanın zaman aşımından ve esastan reddini mahkeme aksi kanaatte ise kusur ve aktüer raporlarının yeniden alınmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin haksız çıkan taraftan tahsil edilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası kapsamında ödenen tazminatın davacının kendi sigorta şirketi olan davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/11138 esas, 2019/4612 karar sayılı ilamı; "Davanın, davacı sigortalı tarafından sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davası olması ve 6502 sayılı Tüketici Yasasının yürürlüğe girdiği 28.05.2014 tarihinden sonra 24.12.2014 tarihinde açılmış olmasına göre mahkemece Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek davanın HMK'nın 114/c maddesi gereğince görevsizlik nedeni ile HMK'nın 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde olup sigortalı tarafından kendi sigorta şirketine karşı açılan davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, davacıların murisinin gerçekleştirdiği trafik kazası sebebiyle kazada vefat eden dava dışı ...'in mirasçılarına ödenen destekten yoksun kalma tazminatının davacıların kendi sigorta sözleşmesine dayanarak davalıdan tahsili talep edilmektedir. Davacının kendi sigorta şirketiyle sözleşme ilişkisi Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. Maddesinde (Tüketici işlemi:Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi... ifade eder.) belirtildiği şekilde 6502 sayılı TKHK kapsamında tüketici işlemidir. Yukarıda zikredilen yasal düzenlemeler ve Aracın trafik kaydının ticari olmadığı hususi olduğu bu kapsamda Yargıtay içtihatları gereğince 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlüğünden sonra 28/08/2025 tarihinde açılan iş bu davaya Ankara Batı Tüketici Mahkemesinin bakması gerekir. Görev dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır. Bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak usul ekonomisi ilkesi gereğince dilekçeler teatisi beklenmeksizin davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2.Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3.HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4.Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
5.Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davacı asil .... yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/03/2026 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır