T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/1616
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 28/02/2022
NUMARASI : 2019/398 Esas - 2022/200 Karar
DAVANIN KONUSU: Rücuen tazminat
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/10/2018 tarihinde müvekkilinin sigortacısı, davalının maliki olan ... plakalı araç ile ... plakalı aracın kazaya karıştığını, kaza sonucu ... plakalı araçta 30.000 TL tespit edilen hasar bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, pert aracın sondaj değerinin 8.034 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsü olan davalının sürücü belgesiz (ehliyetsiz) olarak araç kullandığından davacının ödediği tazminatın sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu belirterek 21.966 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne,
21.966 TL tazminatın 17/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, ... plakalı aracı şirket nevi değişikliği sebebiyle 17/01/2017 tarihinde tescil edilen ... Anonim Şirketi'ne devrettiğini, kaza tarihinde dava konusu araçla ilgisi bulunmadığını, davanın belirtilen şirket tüzel kişiliğine karşı açılması gerektiğini, müvekkilinin hasım gösterilerek davacı tarafça arabulucuya başvurulduğunu ancak müvekkilinin bu durumdan haberdar edilmediğini, kendisine yazılı bildirimde bulunmadan, telefon ve mail yolu ile iletişime geçilmeden arabuluculuk görüşmesi neticesinde sadece dava şartının yerine getirilmeye çalışılmasının müvekkilinin hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkını ortadan kaldırdığını, bilirkişilerin tespitlerinin tamamının doğru olduğu kabul edilse dahi, müvekkilinin, davacı şirketle bir poliçe imzalamadığı gibi, buna ilişkin herhangi bir ödeme de yapmadığını belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün yazı cevabına göre; ... plakalı aracın ... marka ... model ticari kamyon (kapalı kasa) ve 11/05/2011 tarihi itibariyle sahibinin davalı ... olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, davalı ...'ın maliki olduğu ... plakalı aracı için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumlulukların teminat altına alınması maksadıyla davacı ... Sigorta Şirketi tarafından 24/05/2018 başlangıç 24/05/2019 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde düzenlenen ... numaralı Ekstra Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/2 maddesinde "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.c maddesinde tazminatı gerektiren olay, aracın Karayolları Trafık Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda meydana gelmiş ise sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı bulunduğu düzenlenmiştir. Somut olayda, kaza tespit tutanağına göre de, kazaya karışan ... plakalı kamyon sürücüsü ...’ in sürücü belgesi olmadığı bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporunda; davalının aracının sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ilk derece mahkemesince alınan dosya kapsamına uygun, denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, davalı adına kayıtlı, işleteni olduğu aracın ehliyetsiz kullanılmasında rücuen sorumlu olmasına olmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nin 353/1-b/1. madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 1.500,50 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 375,7 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.124,8 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/01/2026