T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/09/2025 (ara karar tarihi)
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkilinin hamili olduğu ... şubesine ait 1986285 nolu 100.000 TL bedelli 30/08/2025 keşide tarihli, ... şubesine ait 1986286 nolu 100.000 TL bedelli 13/09/2025 keşide tarihli, ... şubesine ait 1986287 nolu 100.000 TL bedelli 27/09/2025 keşide tarihli 3 ayrı çekin iş yeri adresini değiştirme esnasında ... adresinde kaybolduğunu ve tüm aramalara rağmen bulunamadığını, çeklerin üçüncü şahısların eline geçmesi halinde müvekkilinin mağdur olacağını beyan ederek, dava konusu çeklerle ilgili olarak öncelikle tedbiren ödeme yasağı konulmasını ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece 04/09/2025 tarihli ara karar ile, davacının davaya konu çeklerin hamili olduğuna dair belge sunmadığı, yaklaşık ispat kuralının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının dava konusu çeklere ödeme yasağı konulması talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir kararı talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, bu noktada müvekkilin daha fazlasını ispata zorlanması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı alınamamasının hem müvekkil yönünden telafisi mümkün olmayan sonuçları doğuracağı hem de üçüncü kişilerin mağduriyetine yol açacağını belirterek ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbire ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, talep edilen ihtiyati tedbir kararı için yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece reddine karar verilmesi isabetli olmamışsa da; talebin Dairemizce incelenmesi sırasında, 16/01/2026 tarihinde ilk derece mahkemesi tarafından dava konusu çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verildiği görülmekle beraber dava konusu çeklerin ibraz sürelerinin de geçmiş olduğu anlaşıldığından artık söz konusu çeklere ödeme yasağı konulmasında davacının hukuki yararının bulunduğundan söz edilemeyeceğinden davacı vekilinin istinaf istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.İstinafa başvuran tarafından yatırılan karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde iadesine,
3.İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6.Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 20/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."