T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA:Davacı vekili ---- harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı yan arasında kurulan ticari ilişki kapsamında ----- tarihli teklif metni hazırlanarak davalı yana iletildiği, teklif metni kapsamında yüklenilen iş ve işlemler ile davalı yanca bu teklif metnine ek olarak talep edilen iş ve işlemlerin müvekkil şirket tarafından gereği gibi yerine getirilerek davalı yana teslim edildiğini, Süreç içerisinde davalı yanca iş bu teklif metni kapsamında yapılan iş ve işlemlere ilişkin olarak müvekkil şirkete kısmi bir ödeme gerçekleştirilmiş, ancak bakiye kalan iş bedelinin müvekkil şirket tarafından davalı yana gönderilen yazılı ve sözlü tüm taleplere karşın bugüne kadar ödenmediğini, söz konusu bedellerin ödenmesi için ---- Arabuluculuk No ile arabuluculuk yoluna başvurulmuş, ancak ---- tarihinde yapılan görüşmede anlaşma sağlanamadığını, belirterek; ---- tarihli teklif metni kapsamında müvekkil şirket tarafından yapımı gerçekleştirilen ancak davalı yanca bedeli ödenmeyen alacak için bakiye hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ----- dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesini, yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ----- tarihli cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafından, davanın türü net bir şekilde belirtilmemiş, dava dilekçesi içerisinden de net olarak anlaşılamadığını, dava dilekçesinden anlaşıldığı kadarı ile davacının belirsiz alacak davası açmış gibi gözüktüğünü ancak taraflar arasında doğduğunu iddia ettiği bir alacağın belirsiz olmasının mümkün olmadığını, davacıya davasının açıklattırılmasın talep ettiklerini, verilen süre içerisinde dava net olarak açıklanmaz ise huzurdaki davanın belirsiz olarak açılamayacağından dolayı reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesi incelendiğinde görüleceği üzere, davacı tarafından hangi alacağın dava konusu edildiği, bu alacağın hangi ilişkiden doğduğu, davalı olarak müvekkil firmanın neyi yapmadığı v.b. hususlarda hiçbir şekilde herhangi bir somut açıklama olmadığını, bu nedenlerden dolayı davacının davasını somutlaştırması gerektiğini, davayı kabul ettikleri anlamına gelmemesi kaydıyla, davacının talep ettiği bedelin zamanaşımına uğradığını, Müvekkil firmanın davacıya herhangi bir borcu olmadığını, Tam tersi müvekkil firmanın davacıdan -------bedelli faturadan kaynaklı olarak alacağı bulunduğunu, Söz konusu alacak davacı tarafından müvekkile ödenmemiş akabinde müvekkil tarafından davacı aleyhine ------ Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacı tarafından herhangi bir itiraz olmaksızın dosya borcunun müvekkile ödendiğini, îş bu nedenlerden dolayı davacının müvekkil firmadan herhangi bir alacağı olmadığını belirterek; dayanaktan yoksun olarak ikame edilmiş davanın reddini, yargı gideri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı yüklenici davalı ise iş sahibidir.
Davalı taraf zamanaşımı defiinde bulunmuş ise de TBK 147/6 maddesi uyarınca yerinde görülmemiştir.Sözleşme tarihinde 6098 sayılı Borçlar Yasası'nın 470. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, yanlar arasındaki akdi ilişki bir "eser sözleşmesi" olup, uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunludur. Eser sözleşmelerinde ana kural öncelikli ifa yükleniciye ait olduğundan yüklenici tarafından tamamlanıp teslim edilmedikçe iş sahibi ödemezlik defini ileri sürerek ödemeden kaçınabileceği gibi eksik ve kusurlu teslim ve ifa halinde de iş bedelinin bunların giderim bedeli kadarlık kısmını ya da tamamını ödemekten kaçınma hakkına haiz olacaktır. Eser sözleşmelerinde teslim yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olaraktanımlanmaktadır. Teslim yapılması da hukuki bir işlem olmayıp maddi vakıadır.Teslimin yapıldığı ve bedele hak kazanıldığını da yüklenici ispat etmek zorundadır. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin açtığı iş bedelinin tahsili davasında eserin ayıplı ve eksik olduğu savunması mahsup itirazı mahiyetinde olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmelidir. -------6100 sayılı HMK'nın 194. Maddesinin " taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar" hükmüne haiz olduğu, dilekçelerdeki anlatımlardan söz konusu yerde yaşamın başladığının anlaşıldığı, talimat mahkemesinin mahallinde eksik, ayıplı iş araması gibi bir görevinin olmadığı, iddia edenin bu iddiasını delilleri ile birlikte ortaya koymak zorunda olduğu, öte yandan vekille takip edilecek iş ve işlemlerde vekile ihtarat yapılmasının esas olduğu, iş yoğunluğu gibi bir gerekçe ile asil ile mahkemenin yazışma yapma zorunluluğu olmadığı tefhim edilmiş ; Davalı yanın davacının edimini eksik, ayıplı ifa ettiğini ileri sürdüğü anlaşılmakla, hangi blok, hangi daire vs. Nerede ayıplı ifası olduğunu delilleri ile sunmak, eksik ve ayıplı yapılan işler tamamlanmış ise kim tarafından ve hangi tarihte tamamlandığını delilleri ile birlikte sunmak üzere kesin süre ihtarları yapılarak taleplerin somutlaştırılması sağlanmıştır. Davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu fazladan yaptırılan iş ve işlemlere dair söz konusu eserde sözleşme dışı ilave bir iş yaptığı mahallinde tespit edilirse yapılan işin de iş sahibinin yararına olması durumunda vekaletsiz iş görme hükümleri gereği davacının talep hakkı doğacağından işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre yapılan bu işin bedelinin tespitinin istenmesine bilirkişi heyetinden istenmiştir. -----Davacının gerçekleştirdiği imalatta eksik iş tespit edilirse teslim tarihine eklenecek makul süre sonundaki (işin teslim tarihine bu eksik işlerin giderilebileceği süre eklenerek tespite dilecek tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine ) mahalli piyasa rayiçlerine göre davalının davacıdan ne kadar bedel talep edebileceğinin/ davacı alacağından ne kadar mahsup yapılacağının belirlenmesinin istenmiştir. ------- tarihli ara karar ile dosyanın 1 mali müşavir bilirkişi, 1 sektör bilirkişi, 1 mimar bilirkişi ve 1 Borçlar Hukuku Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ---- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan son ek raporunda özetle; "Keşif mahallinde teknik heyetimizce davaya konu işler incelenmiş, gerekli ölçümler yapılmış, yerinde tespit edilen durum dikkate alınmış, mevcut duruma göre hazırlanan teklifte bulunan iş kalemleri değerlendirilerek, yapılan iş bedelleri----- Tarihine göre hesaplanmış ve tablo üzerinde gösterilmiştir. Konu değerlendirme yapılırken dosya kapsamında mevcut teknik hususlara ilişkin tüm belge ve fotoğraflar ile mahal durumunda tespit edilen durum değerlendirilmiştir. Dosyanın defter incelenmesi kapsamında mali bilirkişi tarafından kayıtlar incelenerek hesaplanmış buna göre değerlendirme yapılmış, teknik inceleme mimar ve mühendis bilirkişi tarafından belirtildiği şekilde dosya kapsamında mevcut teknik hususlara ilişkin tüm belge ve fotoğraflar ile mahal durumunda tespit edilen duruma göre hesaplanmış, keşif günü kök raporda belirtilen işlerin tamamlandığı görülerek bedel hesabı yapılmış olup, bu nedenle defter incelenmesinde tespit edilen bedelden farklı bir bedel hesaplanmış, ek rapor kapsamında konu hesaplar yeniden incelenmiş ancak iş bedelleri hesaplarında değişiklik olmamıştır. Keşif mahalinde inceleme yapan teknik bilirkişi heyetinin tespit edilen durum dışında değerlendirme yapması mümkün olmamıştır. Buna göre kök raporun 9. Sayfasının son paragrafında yer verildiği üzere, ----tutarlı yapılan iş bedeline ----- ilave yapılan iş bedelinin eklenmesi neticesinde toplam iş bedelinin --- kdv olmak üzere genel toplamda --- olarak tespit edildiği, bu tutardan ödenen ---- tenzil edilmesi neticesinde ödenmesi gereken tutar --- hesaplanmıştır.Kök raporumuzda --- oranı %18 olarak değerlendirilmiştir.Kök rapor kapsamında dava dilekçesi ekinde dosya kapsamına sunulan teklif verileri değerlendirilmiş olup, dosya kapsamında ve yerinde incelenen duruma göre konu bedel ve metrajların uygun olduğu anlaşılarak yapılmayan iş kalemleri bedelden çıkarılarak değerlendirilmiştir. Davalı Vekilinin İtiraz dilekçesi ekinde dosya kapsamına sunduğu iki adet farklı teklif metni incelendiğinde ise metraj, adet ve ürün kodlarında farklılık olduğu görülmüştür. Bu nedenle kök raporumuzda sunmuş olduğumuz kanaatimiz değişmemiştir. Teknik inceleme mimar ve mühendis bilirkişi tarafından belirtildiği şekilde dosya kapsamında mevcut teknik hususlara ilişkin tüm belge ve fotoğraflar ile mahal durumunda tespit edilen duruma göre hesaplanmış, teknik heyetimizce mevcut belgeler ve mahal durumu dışında bir tespit veya değerlendirme yapılması mümkün olmamış, hesaplanan İşlerin tamamlanmış durumda olduğu görülmüş bu nedenle herhangi bir eksik iş tenzili yapılmamıştır. Konu işlerin teslim zamanına ilişkin tespit ve değerlendirme yapılması hususunda ise teknik heyetimize verilen görev bulunmamakla, dava konusu kapsamında tespit ve değerlendirme yapılmıştır.
Davalı vekili aynaların arkasında ki gizli led ışıkların farklı bir firma tarafından yapıldığının tanıklarca beyan edildiğini belirterek, kök rapora itiraz etmekte olup mahalde ölçüm yapan teknik bilirkişi heyetinin tanık beyanı değerlendirme yetkisi bulunmamakla; konu bedelin tenzil edilmesi hususunun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; konu işlerin bedeli ilave işler tablosunda hesaplandığı şekilde;------ olarak hesaplanmıştır. " şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.
Somut olayda bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davalı iddiasının aksine sözleşme konusu işin tamamlandığı ve eksik iş bulunmadığının anlaşıldığı ve yapılan iş bedelinin ------ olduğunun belirlendiği her ne kadar davalı tarafça gizli led ışıkların dava dışı 3. Firma tarafından yaptırıldığı ileri sürülmüş ise de buna yönelik ispata yarar (sözleşme, ödeme belgesi, fatura) herhangi bir belge sunulmadığı kaldı ki davalının cevap dilekçesinde ayıp iddiası da dahil olmak üzere bu yönde bir iddiası da bulunmadığı ve savunma genişletme yasağına tabi olduğu bu sebeple bahse konu işlerinde davacı tarafından yapıldığının kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın Kabulü ile; ---- dava tarihi olan --- tarihinden itibaren, --- ıslah tarihi olan ---- tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 29.071,92 TL harçtan, peşin yatırılan 1.707,75 TL harcın düşümü ile geri kalan 27.364,17 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3.Davacı tarafından yapılan 1.707,75 TL Peşin harç, 5.560,22 TL ıslah harcı, 4.361,50 Keşif harcı ve 427,60 TL başvurma harcı 32.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.200,00 Keşif araç ücreti ve 745,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 47.002,07 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 68.094,09 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6.3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2026