T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
CEVAP
Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında yapılacak inceleme ile sabit olacağı üzere davacı ile geçmişte kurulan ve dava dilekçesinde belirtildiği üzere alım satımdan ibaret olan ticari ilişkinin, tarafların birbirine ---- ayında karşılıklı olarak keşide ettikleri faturalar ile son bulduğunu; ----itibariyle son bulan ticari ilişki kapsamında o tarih itibariyle mevcut borç alacak ilişkisinin ----- sayılı dosyasına konu olduğunu ve yapılan ödemelerle tasfiye edildiğini; davalı şirketin kayıtlarında davacı şirkete ödenmesi gereken bir borç bulunmadığını; ----- yılında sonlanan ticari ilişkinin borç alacak tasfiyesi amacıyla davacı tarafından başlatılmış bir takip olduğunu, bu dosyada tahsil sağlamak amacıyla ---- sayılı dosyasının açıldığını, bu dosyadan davalı şirkete ait fabrikada gerçekleşen haciz işlemi sırasında tarafların mevcut borcun tasfiyesi için mutabakata vardıklarını, davalı şirket tarafından davacı şirkete ödeme yapmaya başladığını ve fakat ödemeler yapılmakta iken davacı şirketin alacağını üçüncü kişiye temlik ettiğini, -----davalı şirkete tebliğinin sonrasında ödemelerin temlik alan ----- hesabına ve icra dosyasına yapılarak borç alacak ilişkisinin tasfiye olduğunu ve hesabın kapatıldığını beyan etmiş ve davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ---- cevap dilekçesi devamında; davanın zamanaşımına uğramış çekler üzerine temel ticaret ilişkisine dayalı olarak ikame edilen alacak davası olduğu, müvekkilleri ----- davacı şirket ile hiçbir zaman ticari ilişki kırmadıkları, Davacı şirketle ticari ilişkisi olmayan gerçek kişi müvekkillerinin gerek arabuluculuk sürecinde gerekse dava dilekçesinde hasım gösterilmelerinin ve var olduğu iddia edilen alacaktan sorumlu tutulmalarının usule ve esasa aykırı olduğunu; öte yandan safahat ile tek ilgileri zamanaşımına uğramış çeklerin keşidecileri olmaları olan müvekkillerinin, temel ilişki sebebiyle hukuka aykırı şekilde talep edilen alacaktan sorumlu olmalarının kambiyo hukuku ve buna bağlı olarak somut olaydaki taleplere uygulanacak hukuk norm ve içtihatlarına aykırı olduğunu belirtmiş ve alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, zamanaşımına uğramış çeklere dayalı alacak davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişiler tarafından sunulan ----- tarihli raporda özetle; Mali inceleme neticesinde: Davacı şirketin, incelemeye sunulan ---- yıllarında, ticari defterlerinin, noter tasdikine tabii defterler olduğu, ilgili defterlerinin bu şekli ile TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği işlemleri yapıldığı görülmüştür. davalı şirketin, incelemeye sunulan -----yıllarında, ticari defterlerinin, noter tasdikine tabii defterler olduğu, ilgili defterlerinin bu şekli ile TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve ----- uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği işlemleri yapıldığı, tarafların ticari defterleri, icra takip dosyaları, diğer dava dosyası içeriği husular ve davalı tarafından yapılan harici ödemelerin karşılaştırmalı incelenmesi ve hesaplanması sonucunda a. davacı ve davalı şirketlerin, ----yıllarına ait ticari defter/muhasebe kayıtları içeriğinde yapılan inceleme sonucunda davalı şirketin ödeme aracı olarak davacı şirkete verdiği bir kısım çeklerin ödenememiş olması nedeniyle yapılan borçlandırma sonucu davalı şirketin----- borçlu olduğunun kayıt altına alındığı, bilirkişi raporunda ayrıntısı açıklanan mahkeme kararları ile dört(4) adet toplam---- çeklerle ilgili “…zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması…” kararının verildiği, davacı tarafından, iş bu alacak davasına konu edilen;------- tarihli çeklerle ilgili yukarıda ayrıntısı verilen “BOZMA” kararları doğrultusunda “…zamanaşımı nedeniyle icranın geribırakılması…” kararı verildiği halde davacı tarafından aynı çeklere dayanılarak işbu alacak davasının ikame edildiği, oysa tüm bu hususlar dikkate alınarak, ödeyemediği çekler nedeniyle davalı aleyhine borçlandırmasıyapılan toplam---- işbu davaya konu edilen çekler toplamı ---- tespitlere konu açıklanan nedenlerle ticari defter içeriklerinde kayıtlı ödenemeyen çeklerden kaynaklı toplam ----borç tutarından düşülmesi gerektiği, böylece davalı şirketin anapara borç bakiyesi tutarının ---- olması gerektiği, davalı şirket tarafından borç/alacak ilişkisi kapsamında ----- dosyasına konu yapılan ödemeler toplamı olarak 512.611,72-TL ödeme yapıldığı, bu ödeme sonucu ile davalı şirket tarafından ödenemeyen çeklerden kaynaklı kalan 347.448,63-TL ana para borcuna mahsuben ödemenin 512.611,72-TL’lik toplam ödeme tutarı içerisinde yapılmış olduğu, bu ödeme kapsamında Davalı şirketin anapara borcunun tasfiye edildiği, davalı şirketin yapmış olduğu ödeme kapsamında davalı şirket lehine 165.163,09-TL fazlalık olduğu, bu fazlalığa ilişkin tutarın davacının faiz, vekalet ücreti, icra masrafı vs. gibi hususlardan kaynaklı alacak tutarları olup olmadığına ilişkin hesaplamanın, mali müşavir bilirkişiliğimin uzmanlık ve çalışma alanına girmeyen ayrı ve farklı bir hesaplama konusu olduğu, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Davacı ile davalılar arasında herhangi bir yazılı sözleşmeye dosya kapsamında rastlanmadığı; dolayısıyla TBK m. 1 hükmü gereğince hangi sözleşme koşullarının TBK m. 1 hükmüne göre karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı hususunun bilinemediği,
Davacı tarafından davalı aleyhine----- sayılı dosya ile icra takibinin başlatıldığı; bu takipler yönünden alacak tespitinin mali incelemede yapıldığı; bununla birlikte yukarıda mali incelemenin son maddesinde belirtildiği üzere davacının “faiz, vekalet ücreti, icra masrafı vs. gibi hususlardan kaynaklı alacak tutarları olup olmadığına ilişkin hesaplamanın” uzmanlık alanımca dadeğerlendirilemeyeceği; zira bu hususun vekalet hesaplaması alanında uzman tarafından incelenebileceği mütala edilmiştir. Kök rapor sunan bilirkişilerin 01/02/2024 tarihli ek raporlarında; Davacı ile davalılar arasında herhangi bir yazılı sözleşmeye dosya kapsamında rastlanmadığı; dolayısıyla TBK m. 1 hükmü gereğince hangi sözleşme koşullarının TBK m. 1 hükmüne göre karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı hususunun bilinemediği,
Davacı tarafından davalı aleyhine ------sayılı dosya ile icra takibinin başlatıldığı; bu takipler yönünden alacak tespitinin mali incelemede yapıldığı; bununla birlikte davacının “faiz, vekalet ücreti, icra masrafı vs. gibi hususlardan kaynaklı alacak tutarları olup olmadığına ilişkin hesaplamanın” uzmanlık alanımca da değerlendirilemeyeceği; zira bu hususun vekalet hesaplaması alanında uzman tarafından incelenebileceği belirtilmiştir. Dosya İcra İflas Hukuku alanında uzman nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edilmiş, bilirkişinin raporunda özetle; somut dosya kapsamına konu edilen dört adet çeke yönelik olarak; davalılar------yönünden, davacı yanca TTK m. 732 uyarınca inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği, Davalılar------keşideci, davalı şirketin lehtar olduğu çekler ile davalı şirketin keşidecisi olduğu çek yönünden ise temel ilişkiye dayalı şekilde talepte bulunulduğu ve bu kapsamda inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği, dosya kapsamında mevcut-----tarafından ibraz edilen raporu uyarınca-------- sayılı icra takip dosyası kapsamında yapılan ödemelere yönelik hesaplama yapılması için dosya tarafıma tevdi edilmiş ise de; davaya konu edilen çeklere ilişkin davalının ödeme savunması yönünden, davaya konu edilen çeklerin anılan icra takip dosyasına konu edilen çekler arasında yer almadığından anılan icra takip dosyası kapsamında yapılan ödemelerin, işbu çekler yönünden yapılan ödemeler olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, aksinin kabulü halinde ise anılan dosya kapsamındaki hak ve alacakların dava dışı şahsa devredildiği, bu durumda davacı yanın dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının tartışılmasının gerekeceğine ilişkin rapor sunulduğu görüldü. Bilirkişinin ----- tarihli raporunda özetle; Yargıtayın yerleşik kararlarına göre, zamanaşımına uğrayan çeklerde, talep (eksik borç) haline dönüşür. Ancak zamanaşımı gerçekleştiği durumlarda, borçlununzamanaşımına dayanarak ödemeden kaçınma yetkisi olduğunda ------durumda çek kambiyo senedi vasfını kaybedeceğinden HMK 202. Maddede belirtilen yazılı delil başlangıcı şeklinde değerlendirilir. Alacaklı da asıl borç ilişkisine dayanarak alacak davası açabilir. Burada çek zamanaşımına uğrasa da, temel ilişkiden doğan dava zamanaşımı süresi gözönüne alınacağı, izahat doğrultusunda davacının temel ilişkiye dayanarak dava açabileceği görülmekle beraber, anılan ilişkinin sonucunun belirlenmesi için taraf mali kayıtlarının uzman bir bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiği, davacının anılan çekterin dayandığı temet ilişki konusunda dava açabileceği, sonucun mali inceleme sonucunda bulunabileceği mütala olunmuştur. Dava ---- tutarlı ve --- numaralı çeklerin keşidecisinin ----- cirosunun bulunduğu, lehtarının deska orman ürünleri olduğu, 36.780 TL tutarlı çekte keşidecinin kaya orman ürünleri lehtarı deska orman ürünleri ve ----- numaralı çekte keşidecinin ------ ürünlerinin cirosunun bulunduğu, lehtarın deska orman ürünleri olduğu, çeklerden dolayı davacının alacaklı olup olmadığına ilişkin olup toplam tutar 243.845 TL dirDosyada davacı tarafından, davalılar ------ Kap aleyhine ---- numaralı çekler ve ferileri için takibe geçildiği,-----sayılı kararı ile (zamanaşımı) bulunduğuna karar verildiği görülmüştür----- sayılı dosyada davacı tarafından, davalılar ----- numaralı çek ve ferileri i için takibe geçildiği, ----sayılı kararı ile (zamanaşımı) bulunduğuna karar verildiği görülmüştür.---- dosyada davacı tarafından, davalı ----- tutarlı ve --- numaralı çek ve ferileri için takibe geçildiği,---- sayılı kararı ile (zamanaşımı) bulunduğuna karar verildiği görülmüştür.TTK 814. Maddeye göre, çekin zamanaşımı süresi 3 yıl olup, bu süre içinde kambiyo senetlerine özgü takip yapıtabilir. Burada anılan zamanaşımı süresi (düzenleyen, ciranta, aval veren ve yetkisiz temsilcilere) karşı başvuru süresidir ---Aksi takdirde kambiyo senedi vasfını kaybedeceğinden, bu yolla takibat yapılamayıp ilamsız icra yoluyla takibat yapılabilir.----sayılı ilamında belirtildiği üzere, “zamanaşımına uğramış kambiyo senetlerinde taraflar arasında temel ilişkinin bulunması halinde senetler yazılı delil başlangıcı teşkil edeceğinden davacı davasını tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabilir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre, zamanaşımına uğrayan çeklerde, talep (eksik borç) haline dönüşür. Ancak zamanaşımı gerçekleştiği durumlarda, borçlunun zamanaşımına dayanarak ödemeden kaçınma yetkisi olduğunda ------bu durumda çek kambiyo senedi vasfını kaybedeceğinden HMK 202. Maddede belirtilen yazılı delil başlangıcı şeklinde değerlendirilir. Alacaklı da asıl borç ilişkisine dayanarak alacak davası açabilir. Burada çek zamanaşımına uğrasa da, temel ilişkiden doğan dava zamanaşımı süresi gözönüne alınır. Davacının temel ilişkiye dayanarak dava açabileceği görülmekle beraber, anılan ilişkinin sonucunun belirlenmesi için taraf mali kayıtlarının incelendiği, ticari ilişkinin bulunduğu, yapılan ödemelerin bu çeklere ilişkin yapıldığının tespit edilemediği, çeklerin zamanaşımına uğraması nedeniyle alacağın adi alacağa dönüştüğü, çeklerden dolayı keşideci ve ciro edenin her çekten doğan alacaktan ı sorumlu olacağı tarafların sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca sorumluluğu devam edeceğinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1.---- alacağın davalı ----- ve davalı --- dava tarihi olan ------ tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ----- alacağın davalı ----dava tarihi olan ---- tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine
3.----alacağın davalı ---- dava tarihi olan ---- tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
4.Fazlaya ilişkin talebin Davalı-----yönünden reddine,
5.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 16.657,05 TL harcın, dava açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 4.164,27 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 12.492,48 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
6.Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı ile, 4.164,27 TL peşin harç toplamı 4.344,17 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan 332,25-TL tebligat ve müzekkere gideri, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.332,25 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
8.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10.Davalı --------- taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan davalıları verilmesine,
11.Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
12.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/02/2026