Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/20141 E. , 2024/22427 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti :
Davacı tarafından, davalı idare bünyesinde uzman denetçi olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/A maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemesi kararının hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dayandığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının somut delillere dayanmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir bağının olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına esas teşkil eden eylemlerinin 17-25 Aralık 2013 sürecinden öncesine ilişkin olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma yönündeki isteğinin örgüt ile irtibat ve iltisakının bulunmasından değil, Devletin anılan örgüt ile mücadelesine destek olma amacından kaynaklandığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hakkında hukuki sonuç doğurmayıp memuriyete engel teşkil etmediği, anılan kararın mahkumiyet hükmü gibi değerlendirilemeyeceği, dava konusu işlemin ölçülü olmadığı, yasal faaliyetleri gerekçe gösterilerek meslekten çıkarıldığı, dava ve istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmediği, usulüne uygun ve gereği gibi savunmasının alınmadığı, Danıştayın yerleşik içtihatlarına göre tek başına ceza mahkemesi kararına atıf yapılmasının yeterli olmadığı, İdare Mahkemesince irtibat ve iltisak açısından ayrıca bir değerlendirme yapılması gerektiği, örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmasından çok önce sohbetlere katılmanın hukuka aykırı bir eylem olarak kabul edilemeyeceği, sadakat yükümlülüğünü ihlal edecek bir eyleminin olmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararında belirlenen ilkelerin dikkate alınması gerektiği, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir olmadığı, suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı hareket edildiği, meslek hayatı boyunca hakkında herhangi bir disiplin soruşturması açılmadığı, keyfi şekilde işlem tesis edildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılık teşkil ettiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; "... Sanık mahkememizdeki savunmasında; örgüte sempatisinin olduğunu, sohbetlere 2012 yılı başlarında sohbetlere gitmeye başladığını, sohbet abisinin 2005 dönem yapılanmasından Y.A.'nın sohbet abiliğini yaptığını, gruplarının kendisi ile birlikte İ.G., M.A., M.T.Ş.'den oluştuğunu, sohbetlere bir seneye yakın gittiğini, sohbetlerin herkesin kendi evinde olduğunu, toplantıların haftada bir olduğunu, terörist başının kitaplarının okunduğunu, namaz kıldıklarını, Risale-i Nur okuduklarını, sahabelerin hayatlarının okunduğunu, Y. adlı kişinin bir sene sonra ayrılmasının ardından Kırıkkale Üniversitesinde işletme doktorası yaptığını söyleyen ilahiyat mezunu kilolu olan H. adlı kişinin sohbet vermeye devam ettiğini, kod adı kullanmadığını, dershane süreci başladıktan sonra C. adlı 40 - 45 yaşlarında memur iken istifa etmiş ya da emekli olmuş kişinin sohbet vermeye başladığını, dershane süreci başladıktan sonra dini söylemlerinin biterek dershanelerin kapanması konusunu konuşup bu işin evveliyatı var siz bilmiyorsunuz şeklinde söylemlerin konuşulmaya başladığını, 17/25 Aralık sürecinden sonra sohbetlere gitmediğini, M.A. adlı kişinin ısrarlarına rağmen irtibatını kestiğini savunmuştur.
Sayıştay Başkanlığının 12/06/2019 tarihli yazısına göre baş denetçi olarak çalışmakta olan ...'un ByLock adlı programı kullandığı yönündeki istihbari bilgi üzerine Başkanlık Makamının ... tarih ve ... sayılı oluruna ve Meslek Mensupları Yükselme ve Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına istinaden hakkında inceleme ve disiplin soruşturmasına başlanıldığı, söz konusu hat üzerinden eşinin görüşme yaptığı beyan edilmesi üzerine eşinin ve kendisinin geçmişte bu yapı ile irtibatlarının olduğu fakat pişman olduktan sonra irtibatlarını kestikleri ve pişman oldukları yönünde yazılarının bulunduğu anlaşılmıştır. Savunmasında pişmanlığını dile getiren ve bu durumu mahkememiz tarafından da gözlemlenen, örgütün amaçları doğrultusunda herhangi bir eyleme katıldığına dair iddia ve kanıt bulunmayan silahlı terör örgütü üyesi olan sanığın yakalandıktan sonra kendi bilgisi ölçüsünde ... aşamalarda değişmeyen, kendi içerisinde tutarlı savunmasında FETÖ/PDY terör örgütü ile ne zaman tanıştığı, hangi tarihlerde, hangi konumda içerisinde yer aldığı, örgüt faaliyetleri çerçevesinde kimlerle, nerelerde, ne tür organizasyonlara katıldığı, muhatap olduğu örgüt abileri ve tanıştığı örgüt üyeleri hakkında faydalı bilgiler verdiği, bu bilgiler doğrultusunda tespit ettiği kişilere ilişkin soruşturmalar başlatıldığı ..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.