5. Hukuk Dairesi 2025/12521 E. , 2025/15806 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahta Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki hakimin müdahalesi ve kat malikleri kurulu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerindeki toplu yapı kuruluşunun, kat irtifakı tesisinde toplu yapı kuruluşuna esas toplu yapı yönetim planının, toplu yapı kat malikleri kurulunun, toplu yapı yönetiminin ve 21.09.2023 tarihli toplu yapı yönetim planı değişikliğinin yok veya mutlak butlan ile hükümsüzlüğünün tespitine ve iptaline, aksi hâlde 21.09.2023 tarihli toplu yapı yönetim planı değişikliğine ilişkin 3, 6, 26, 32, 34, 36, 43, 44, 62, 63... üncü maddeleri ile yönetim planı değişikliğine ilişkin yapılan toplantı tutanağının 2. paragrafının 2. cümlesinin, kanunun emredici hükümlerine ve dürüstlük kurallarına aykırılığının tespitine ve iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın iyi niyetten yoksun, haksız ve kötü niyetli bir dava olmasının yanı sıra dava şartlarından ve somut dayanaktan yoksun olduğunu, tahkim şartının yerine getirilmediğini, davacı temsilcisinin genel kurula katıldığını, itiraz ileri sürmeden kararları imzaladığını, hukuka aykırı kat malikleri toplantısı veya yönetim planı değişikliği bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı site yönetimi vekili cevap dilekçesinde özetle; tahkim şartının yerine getirilmediğini, yönetim planında tahkim şartı bulunduğunu, genel kurul kararlarının taraflarca imzalandığını, arabuluculuk sürecinin tamamlanmadan dava açıldığını, tedbir koşullarının da oluşmadığını, davacının itirazları varsa olağan genel kurulda ileri sürebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap ve beyanları tekrar ettiklerini, yönetim planında tahkim şartı bulunduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, dava tarihinde arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığını, arabuluculuk tutanağının hükümsüz olduğuna dair dava açtıklarını, sonucunun beklenmesi gerektiğini, dava konusu toplantıya davacının da katıldığını, ortada yokluk veya mutlak butlan gerektirir bir karar bulunmadığını, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, dosyada bilirkişi raporunun yok sayıldığını, raporda alınan kararların kanunun emredici hükümlerine aykırı olmadığının tespit edildiğini, savcılık soruşturmasında usulsüzlükler yapıldığını, bu soruşturma içeriğinin delil olarak kabul edilemez olduğunu, tanık ve isticvap taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, HTS kayıtlarında bahsi geçen telefonun ...' nin ailesi tarafından kullanıldığını, toplantı saatinde bu kişinin toplantıya katılmadığına dair delil olmadığını, toplantı günü 21.09.2023 olsa da kat maliklerinin bu tarihten önce veya sonra toplanmasında engel bulunmadığını, o gün gece yarısı toplantı sabaha bırakılmadan toplanıp karar alındığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurulmuştur.
2.Davalı site yönetimi vekili istinaf dilekçesinde özetle;, toplantıya davacının katıldığı, toplantıda mutlak butlan veya yokluk gerektirir bir karar bulunmadığını, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, davacının aleyhte bir oyu da bulunmadığını, çağrı kağıdının davacı yetkilisine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, bilirkişi raporunda da savunmalarının doğrulandığını, toplantının iki malikin de katılımı ile itiraz ileri sürülmeden yapıldığını, toplantı tutanağının sahteliği ispat edilmedikçe geçerli olduğu, davacının ileri sürdüğü sahtecilik iddiası sonuçlanmadan davada karar verilmemesi gerektiğini, toplantının yapılmadığına dair delil bulunmadığını, site yönetimine davada husumet düşmediğini, dava tarihinde arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.09.2023 tarihli olağanüstü toplantı ile yönetim planında değişiklikler yapıldığı, özellikle site yönetiminin temsilinde önemli değişiklikler yapıldığı, tarafların arabulucuğa başvurduğu ve dava tarihinden önce arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama yönünde 04.01.2024 tarihinde sonuçlanmış olmasına, buna göre zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğu, tahkim şartı yönünden ise; tahkim ile ilgili düzenlemelerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 407 nci ve devamı maddelerinde düzenlendiği, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi uyarınca hakim müdahalesi gereken uyuşmazlıkta tahkim şartının uygulanamayacak olmasına ve kanunun emredici hükümlerine aykırılık halinin iki tarafın da iradesine bağlı durumlardan olmamasına göre yönetim planındaki tahkim şartının uyuşmazlıkta geçerli olmayacak olduğu, davaya konu olağanüstü toplantının davalı tarafın da kabulüne göre belirlenen gün ve saatte yapılmamış olduğu, davalı yetkilisi ...' nin toplantı günü saat 11.15 te İstanbul ilinden yurt dışına çıkış kaydı bulunduğu, bu kayıtların kolluk tarafından her zaman mahkemeye bildirilebileceği ve bu bilgilerin usulsüz olarak dosyaya girdiğinden bahsedilemeyecek olduğu ve bu yönde açılmış ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı, davalı tarafın aşamalardaki beyanı ve istinaf dilekçelerindeki beyanına göre toplantının belirlenen gün ve saatte yapılmamış olduğunun sabit olduğu, ana taşınmazda iki malik de bulunsa maliklerin kooperatif ve şirket olması dikkate alınarak toplantının belirlenen gün ve saatte değil de elden evrak imzası şeklinde yapılmasının dahi mutlak butlan ile hükümsüz sayılması gerektiği, dolayısıyla mahkemece olağanüstü toplantıda alınan kararların yönetim planı değişikliği içermesi de dikkate alınarak yok hükmünde olduğuna dair tespitin yerinde olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı ve davalı vekillerinin istinaf itizarı yerinde olmadığı gerekçesiyle davalıların ayrı ayrı istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmeden davanın açıldığı, Arabuluculuk Tutanağının iptaline/geçersizliğinin tespitine karar verilmesi istemli olarak dava açıldığını ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu toplantıda alınan kararların davacıların da olumlu oyları ile oluşan oybirliği sonucunda tesis edildiği, ortada yokluk ve/veya mutlak butlanı gerektirir herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığının sabit olması karşısında, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği ayrıca olağanüstü toplantıda alınan karara karşı dava açma hakkı bulunmadığı, bu durumun iyi niyet kuralına da açıkça aykırılık teşkil ettiği, bilirkişi raporunun tespitlere rağmen dikkate alınmadığını, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin hükme esas alındığını, hükme dayanak yapılan .. Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, tanık dinletme ve isticvap taleplerinin değerlendirilmeyerek, deliller toplanmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, dava konusu toplantının gerçekte yapıldığı sabit olup taşınmazın bulunduğu .. Köyündeki günlük hayatın akışının diğer yerlerden farklı mesai saatlerini ve iş akışlarını içerdiğinin yerel mahkemece görmezden gelindiğini, ... Köyünün olağan hayat akışına uygun bir şekilde her iki tarafça 21.09.2023 tarihinde ve gece yarısından sonra 00:00-01.30 aralığında toplantının gerçekleştirildiğinin defalarca beyan edildiğini, ilk derece mahkemesi kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 maddesine aykırı olarak tesis edildiğini, reddedilen talepler yönünden davalılar lehine yargılama gideri ve ücreti vekâlete hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı site yönetimi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu toplantının gerçekte yapıldığı sabit olup taşınmazın bulunduğu ... Köyündeki günlük hayatın akışının diğer yerlerden farklı mesai saatlerini ve iş akışlarını içerdiğinin yerel mahkemece görmezden gelindiğini, ... Köyünün olağan hayat akışına uygun bir şekilde her iki tarafça 21.09.2023 tarihinde toplantının gerçekleştirildiğinin beyan edildiğini, ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesinin gerekçeli kararı incelendiğinde, davacı kooperatif temsilcilerinin toplantıya katılmadığına yönelik herhangi bir açıklama ve gerekçeye yer verilmemiştir. Dolayısıyla kat maliklerinden olan kooperatif temsilcilerinin 21.09.2023 tarihli toplantıya katıldıkları ve toplantıda olumlu yönde oy kullandıkları hususunda herhangi bir duraksama bulunmadığını, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin hükme esas alındığını ceza soruşturmasının akıbetinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, ilk derece ve istinaf mahkemelerince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun sahtecilik iddiasının incelenmesine ilişkin amir hükümleri hiçe sayılarak, 21.09.2023 tarihli Olağanüstü Kat Malikleri Kurulu Toplantısı Tutanağının gerçeğe aykırı olup olmadığı hususunda herhangi bir inceleme yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı kooperatif temsilcilerinin katıldığı, alınan kararlara olumlu yönde oy kullandığı, iptali talep edilen yönetim planı değişikliklerinde yokluk ve mutlak butlanı gerektirir herhangi bir unsur bulunmadığı sabit olması karşısında, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı kooperatifin dava açma hakkının bulunmadığını, husumet itirazına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, dava şartı olan arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılan davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına geçilip karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hakimin müdahalesi ve kat malikleri kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.