Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

1. Ceza Dairesi         2024/5191 E.  ,  2025/9407 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/2546 E., 2024/1648 K.
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli ve 2022/169 Esas, 2023/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağduru kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29, 53, 58. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.04.2024 tarihli ve 2023/2546 Esas, 2024/1648 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, meşru savunmaya, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, fazla ceza tayinine, haksız tahrike, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, mükerrirlik koşullarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, sanığın savunma hakkına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandığının anlaşıldığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşulları oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.

Tüm dosya kapsamına göre; sanığın, mağdurun evleneceği kişi olan tanık ...'yı cinsel taciz boyutuna varacak derecede rahatsız etmesi şeklindeki eylemine öfke duyarak evdeki pompalı silahı alıp mağdurun yanına gittiği, sanığın mağdurun yanına gider gitmez yakın mesafeden ateş ettiği, mağdurun kaçmasına rağmen kovalayarak ateş etmeye devam ettiği, sanığın elindeki silahın öldürmeye elverişli olduğu, mağdura isabet eden saçma tanelerinin hayati bölgeler olduğu, böbreğine kadar saçma tanesinin ulaştığı nazara alındığında sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılan olayda; tanık ...'nin olaydan hemen sonra sıcağı sıcağına kolluk görevlileri tarafından alınan beyanında "silah seslerini duyması üzerine 2-3 dakika içinde olay mahalline tek başına gittiğini, mağduru sokak üzerinde kanlar içinde gördüğünü ve bu sırada mağdurun yakınında veya çevrede kimsenin olmadığını, mağdura kendisinin yardım ederek sokak üzerinden geçen aracı çevirerek mağduru bindirip hastaneye götürdüğünü, kaçan kimseyi görmediğini" beyan etmesi karşısında adı geçen tanığın Mahkemece duruşmada alınan beyanlarında ilk ifadesini sanık lehine genişleterek, sanık lehine ifade vermesi üzerine Mahkemece bu genişletilmiş beyanlara itibar edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesinde düzenlenmiş bulunan gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs suçu yerine kasten yaralamadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak; 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca, makul düzey ile asgari düzey arasında indirim yapılması yerine, yazılı şekilde asgari düzeyden tahrik indirimi yapmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR

Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi suç vasfı ve haksız tahrikin derecesi yönlerinden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.04.2024 tarihli ve 2023/2546 Esas, 2024/1648 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından CMK 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog