T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/568
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/12/2023
NUMARASI : 2020/561 E-2023/889 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili: Davalı şirket ile TCDD Genel Müdürlüğü YHT Bölge Müdürlüğü arasında "Ankara Tren Garında Peron Girişlerinin Kapatılması" kapsamındaki işlerin yapımı için davet usulü ile sözleşme yapıldığını, davalının müteahhit olarak üstlendiği işin tamamını taşeron olarak müvekkili ile arasında 11.10.2017 tarihli sözleşme imzalayarak işi davacıya verdiğini, müvekkilinin işi hızlı bir şekilde bitirdiğini, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, hakediş bedeli için davalıya 29.12.2017 tarihinde 2.848.427,94 TL bedelli fatura düzenlediğini, akabinde taraflar arasında 31.12.2017 tarihinde taşeron hakediş raporu düzenlediğini, gerekli kesintiler yapıldıktan sonra davalının müvekkiline 2.529.687,34 TL + KDV ödemesi gerektiği hususunda mutabakata varıldığını, ancak davalı tarafından hakedişler kapsamında müvekkiline toplam 1.901.000,00 TL ödenmesine rağmen kalan alacakların ödenmediğini, sözleşmeye aykırı olarak gecikme bedelleri de başka adlar altında kesintiler yapıldığını, müvekkilinin üstlendiği işi sözleşmedeki tarihten 3 ay önce eksiksiz tamamlayıp teslim etmesine rağmen davalı tarafından davacıya 15.06.2018 tarihli eksik işçilik bedeli kataner telinin kopması sonucu tren tehir ve masraf bedeli ve sözleşmenin 11. maddesi uyarınca 54 gün gecikme bedeli adları altında 3 adet fatura düzenlediğini, bakiye alacakların ödenmesi için baskı ve zorla bir takım belgeler ve faturalar imzalatıldığını, faturalara müvekkilinin itirazlarını kabul etmeyerek hakediş ödemesi almak istediği takdirde fatura ve dayanak belgeleri imzalaması gerektiğini ifade ederek hakedişi ödememe tehdidi ile sözleşmeye açıkça aykırı davrandığını, sözleşmenin 9. maddesinde işin süresinin 150 gün olduğunu, müvekkili taşeronun taahhüdünün tümünü 150 gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirdiğini, 31.12.2017'de işi tamamladığını, sözleşmenin 11. maddesine göre müvekkiline herhangi ihtar ikaz yada ihbar yapılmadığını, gecikme cezası koşullarının oluşmadığını, sözleşmenin 25. maddesine göre davalı idare tarafından yapılacak hakediş ödemesine müteakip 5 gün içerisinde müvekkiline alacaklarını ödemekle yükümlü olduğunu belirterek davacının dava konusu sözleşmenin taşeronluğundan kaynaklanan alacaklarının şimdilik 10.000,00 TL'sini sözleşmenin 25. maddesine göre belirlenecek temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ıslah dilekçesi ile taleplerini 1.025.535,25TL ıslah ederek toplam 1.035.535,25TL'nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili: Dava dışı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü ile müvekkili arasında 12.09.2017 tarihinde "Ankara Tren Garında Peron Girişlerinin Kapatılması İşine Ait Sözleşme" imzalandığını, bu işle ilgili olarak davacı ile müvekkili arasında 11.10.2017 tarihli taşeron sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafından 29.12.2017 tarihli fatura ile 1 nolu hakediş bedeli olarak toplam 2.848.427,94 TL tutarında fatura düzenlendiğini, müvekkili tarafından davacıya 30.11.2017 tarihinde 11.000 Euro, 19.10.2018 tarihinde 750.000,00 TL, 12.02.2018 tarihinde 600.000,00 TL, 20.04.2018 tarihinde 500.000,00 TL ödendiğini, davacının borçlu durumda olduğunu, Malatya İcra Dairesinin 2018/21830 esas sayılı dosyasından davalıya gönderilen haciz ihbarnamesi gereği olarak da 15.924,10 TL'nin davacı adına icra dosyasın yatırıldığını, 22.02.2018 tarihinde dava dışı idarenin yerinde yapmış olduğu kontrollerde davacı ... Ltd.Şti'nin yapmış olduğu işlerde eksiklikler görüldüğünü, tadilatların yapılmasının tutanakla ihbar edildiğini, 27.02.2018 tarihinde kataner teline sarkan tavan kaplamaların temas etmesi sonucu koptuğunu ve gar yollarında enerji olmadığının dava dışı idare tarafından tespit edildiğini, davacı tarafından çelik karkas montajı yapılabilmesi için binanın mevcut kaplamalarının söküldüğü, sökülen parçalarının bir kaçının düşerek tren yolu kataner telini kopardığı bu sebeple tren seferlerinde aksamalar olduğunun 01.03.2018 tarihli tutanakla davacıya tebliğ edildiğini, doğacak zarar bedeli 32.500,00 TL'nin davacının kesin hakedişinden kesinti yapılacağının davacı ve davalı müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanan tutanak ile kabul edildiğini, sözleşmenin garanti ve sorumluluk başlıklı 27.c maddesi ile 22. maddesi düzenlemeleri bulunduğunu, bu kapsamda kataner telinin kopması sonucu tren teli ve masraf bedelinin yansıtılmasının 15.06.2018 tarihli 32.500,00 TL bedelli fatura ile davacı tarafından ihtirazi kayıtsız kabul edildiğini, davacının işi tam ve sözleşmeye uygun şekilde süresinde bitirip teslim etmediğini, bu hususun 11.03.2018 tarihli tutanak ile davacı ve müvekkili şirket yetkilileri tarafından imza altına alındığını, taşeron sözleşmesinin 11. maddesinde göre gecikilen 54 gün için toplam sözleşme bedelinin %0,6 oranında gecikme cezası kesileceği ve bunun hakedişlerden kesileceğinin 03.05.2018 tarihli tutanakla davacıya bildirildiğini, davacı tarafından kabul edildiğini, buna dair 15.06.2018 tarih 811.975,32 TL bedelli faturanın davacı şirket yetkilisi tarafından elden teslim aldım tutar kabul edilmiştir şerhi düşerek kabul edildiğini, davacıya kesilen 86.490,22 TL bedelli 15.06.2018 tarihli eksik işçilik bedeli yansıtması faturasının davacı şirket yetkilisi tarafından teslim alınarak tutarın kabul edildiğinin faturaya şerh düşüldüğünü, 15.06.2018 tarihli kesin hakediş raporunun 21. sayfasında kesintilerin gösterildiğini, davacı ve müvekkili şirket yetkilileri tarafından kesin hakediş raporunun tamamının ihtirazi kayıtsız imzalandığını, taşeron sözleşmesinde yapım işleri genel şartnamesinin sözleşmenin ekleri arasında sayıldığını, yapım işleri şartnamesinin 40/b maddesi yollaması ile 40/a-12 maddesi uyarınca ihtirazi kayıt bulunmadan imzalanan hakedişin kabul edilmiş sayılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince:
Davalı tarafından davacı adına eksik işçilik bedeli yansıtması açıklaması ile düzenlenen 86.490,22 TL bedelli faturanın üzerinde 15.06.2018 tarihinde elden teslim alındığı ve tutarın kabul edildiğine ilişkin el yazısı ile davacı şirket yetkilisi ...'in ismi ile davacı şirketin kaşe ve imzası bulunmakla eksik iş bedeline ilişkin söz konusu faturanın davacı şirket tarafından kabul edilmesi karşısında sözleşmenin 22. maddesi hükmü de nazara alınarak bu tutarın davacı alacağından mahsubu gerektiği, taraflar arasında akdedilen 11.10.2017 tarihli sözleşmenin ekleri arasında ek 5 olarak Yapım İşleri Genel Şartnamesinin sözleşmenin bir parçası olarak kabul edildiğinin ifade edildiği, davacının alacağının ispatı yönünden sözleşmenin eki olarak kabul edilen YİGŞ’nin 39. ve 40. maddelerinin delil sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacı tarafından gerek taşeron sözleşmesinin 31. maddesi içeriğine uygun olarak ve gerekse sözleşme eki YİGŞ 39/4-e maddesi ile 40/4 maddesi içeriğinde ön görülen usulde 1 nolu hakedişe ve kesin hakedişe belirtilen şekilde itirazı bulunmadığından davacının hakedişleri olduğu gibi kabul etmiş sayılması gerektiği, 11.10.2017 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında davacı tarafından gerçekleştirilen toplam imalat tutarı 2.985.031,06 TL olup davacının takip borçlusu olduğu Malatya İcra Dairesinin 2018/21838 esas sayılı takip dosyasına haciz ihbarnamesi gereğince davalı tarafından ödenen ve icra dairesinden makbuz örneği temin edilen 15.924,10 TL dahil olmak üzere davalı tarafından davacıya toplam 1.917.462,40 TL ödendiği, davacı şirketin kabulünü ve imzasını içeren tutanaklar ile davacının kabul beyanı ve imzasını içeren davacı faturaları ve davacı tarafından itiraz edilmeyen 1 nolu hakediş ve kesin hakediş tutanak ve ekleri gereğince 811.975,32 TL 54 gün için gecikme cezası bedeli, 32.500,00 TL katater telinin kopması sonucu tren tehir ve masraf bedeli ile 86.490,22 TL eksik işçilik bedeli tutarlarının davalı tarafından davacıyı yapılan ödemelerle birlikte davacının imalat bedelinden mahsubu neticesinde davacının davalıdan ödenmeyen bakiye 136.603,12 TL hakediş alacağının bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, dava tarihinden önce temerrüdün gerekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 136.603,12 TL davacı alacağının 10.000.00 TL'sine 19.11.2020 dava tarihinden itibaren, 126.603,12 TL'sine 27.12.2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasında akdedilen 11/10/2017 tarihli sözleşme 9. Maddesine göre işin süresi, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 150 gün olduğunu , işin sona erme tarihinin ise 10/03/2018 olduğunu ,davalı firmanın TCDD YHT Bölge Müdürlüğüne yazmış olduğu 26/12/2017 tarihli yazısı ile işin tamamlandığını, geçici kabule hazır olduğunu ve geçici kabulün yapılmasını talep ettiklerini ,geçici kabul heyetinin 28/12/2017 tarihinde imalatları incelediğini ve kabule engel herhangi bir eksiklik, kusur ve arıza görülmediğini tespit ederek geçici kabul tutanağını düzenlediğini ve bu tutanağın TCDD YHT Bölge Müdürlüğünce de onaylandığını ,bütün bu hususların bilirkişi kurulu tarafından dikkate alındığını ve bilirkişi kurulunun "Sonuç itibariyle, her ne kadar sözleşme süresi 10.03.2018 tarihinde dolmakta ise de işin en geç 26.12.2017 tarihi itibariyle tamamlanarak teslim edildiği belirgindir. Bu durumda herhangi bir gecikme söz konusu değildir." demek suretiyle herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığını açık bir şekilde tespit ettiğini ,herhangi bir gecikme olmadığının TCDD YHT ihale dosyası, davalı şirketin işveren idare ile yapmış olduğu yazışmalar ve bilirkişi kurulu raporu ile inkar edilemez bir şekilde ortaya konulduğunu ve ispat edildiğini davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ,faturaların müvekkiline zorla imzalatıldığını ,söz konusu faturaların geçici kabul yapılıp üzerinden 6 aydan geçtikten sonra, 15.06.2018 tarihinde, müvekkilinin önüne konulduğunu ve faturaları imzalamadığı takdirde herhangi bir ödeme alamayacağını ve yıllarca mahkemelerde sürüneceği tehditleri ile faturaların imzalatılmaya çalışıldığını ,müvekkilinin ise bu tehditlere karşı işi zamanında teslim ettiğini ve bu üç fatura içeriğinin gerçeğe aykırı ve haksız olduğunu imzalamayacağını bildirdiğini ve içeriklerine itiraz ettiğini ,ancak daha sonra ısrarlara dayanamayan ve maddi açıdan zor durumda olan müvekkilinin ihtiyacı olan parayı alabilmek ve bir nebze rahatlayabilmek amacıyla söz konusu belgeleri 15.06.2018 tarihinde imzalamak zorunda kaldığını ,herhangi bir gecikme olmadığına dair resmi kurum kayıtları olmasına rağmen müvekkilinin bu belgeleri imzalaması ve yüzbinlerce TL alacağından vazgeçmesinin açık ve net bir şekilde hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bu şekilde müvekkilinin söz konusu belgeleri zorla imzaladığının açık ve net bir şekilde ortaya konulup ve ispat edildiğini hayatın olağan akışına aykırı olayların ispatı bunu hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden tarafa ait olduğunu ,burada karşı tarafın söz konusu işin teslimi sırasında gecikme meydana geldiğini ve söz konusu faturaların müvekkilim tarafından rızası dahilinde, hiçbir baskı ve tehdit altında kalmadan imzaladığına ilişkin herhangi bir delil yahut emare de sayın mahkemeye sunulamadığını hal böyle iken karşı tarafın kendisine düşen ispat yükünü yerine getiremediğinden davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini , ilk derece mahkemesine yapmış oldukları bu itirazları ve iddialarının dikkate alınmadığını , itirazlara konu somut olayları incelemediğini , hayatın olağan akışına aykırı bu durumun neden ve ne şekilde ortaya çıktığını irdelemediğini yalnızca faturalar üzerinde bulunan imzalar nedeniyle taleplerinin ciddi bir kısmının reddine karar verdiğini ,bu nedenlerle ilk derece mahkemesi tarafından iddia ve savunmaları dikkate alınmadan, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu verilen kararın kaldırılarak devamının tümden kabulüne karar verilmesini talep etiklerini ,faturaların her ne kadar karşı tarafın ticari defterlerine işlenmiş olsa da taraflarınca bu kayıtların aksinin ispat edildiğini, Kanun koyucunun HMK m222/3'de defter kayıtlarının aksinin senet yahut diğer kesin delillerle ispat edilebileceğine hükmettiğini, davaya konu somut olayda ise bu faturaların ve ticari defter kayıtlarının haksız olduğuna ilişkin iddialarının hem taraflarınca dosyaya sunulan bilgi ve belgeler hem de dava dışı idare tarafından mahkemeye sunulan TCDD YHT İhale Dosyası ile açık bir şekilde kanıtlandığını ,ilk derece mahkemesince bütün deliller toplandığını , davalı tarafın ticari defterleri ve faturalar ile birlikte değerlendirildiğini ve ticari defterlerin ve söz konusu faturaların içeriğinin aksi taraflarınca kesin deliller ile bilirkişi raporları ile açık bir şekilde ispat edildiğini hal böyle iken, her ne kadar müvekkiline zorla imzalatılmış belgelerin hükme esas alınıp alınmayacağı hususunda takdir yetkisi ilk derece mahkemesinde olsa dahi taraflarınca sayın mahkemeye sunulan iddia ve savunmalar, kesin deliller ve hukuki karineler göz ardı edilerek ve gerekçeli kararda incelenmeden verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırıolduğunu İlk derece mahkemesinin ikmal edilen bilirkişi raporlarına aykırı bir şekilde karar verdiğini,
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde deliller toplandığını delillerin toplanmasına müteakiben dosyanın bilirkişi heyetine teslim edildiğini bilirkişi kurulunun, 29/09/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile davaya konu somut olaya ilişkin bütün bilgi ve belgeleri açık bir şekilde ortaya koyduğunu ; sözleşme hükümlerini, müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen hakediş miktarlarını, hem müvekkili hem de karşı tarafın ticari defterlerini ve taraflarca düzenlenmiş faturaları; ayrıca idarenin 29/12/2022 tarihli yazı ekinde sunduğu bütün bilgi ve belgeleri incelediğini ,bu bilgi ve belgelere göre davalı, yüklenici işverenin idareye 26/12/2017 tarihinde işin geçici kabul hazır halde bulundurulduğunu bildirdiği; 28/12/2017 tarihinde Geçici Kabul Heyetince işin kabule hazır olduğunun tespit edildiğini; Kesin Kabul Tutanağının 25/01/2019 tarihinde düzenlendiğini ve 31/12/2017 tarihli hakedişten herhangi bir gecikme cezası kesilmediğini tespit ettiklerini yine aynı rapor ile davaya konu işin sözleşme ile belirlenen son teslim tarihinin 10/03/2018 olduğunu dolayısıyla 26/12/2017 tarihinde işin kabule hazır olması dolayısıyla herhangi bir gecikmenin söz konusu olamayacağını tespit ettiklerini , bilirkişi kurulunun raporunun Sonuç kısmında ise toplam imalat turarının 2.985.031,06 TL olduğu ve yapılan ödemeler ile idare zararının tenzili ile müvekkilinin 1.035.535,25 TL alacaklı olduğu tespit edildiğini bilirkişi kurulu raporu incelendiğinde açık bir şekilde anlaşılacağı üzere, Bilirkişi kurulu işbu dosya ile ilgili uyuşmazlığı, bilgi ve belgeleri (Resmi Belgeler-KESİN DELİLLER ) eksiksiz bir şekilde ortaya koyup ve incelediğini bunun sonucunda müvekkilinin sözleşme ile kendi üzerine düşen işi zamanında teslim ettiğini, davalı tarafın işin geç teslim edildiğine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, geç teslime ilişkin de idare tarafından kesilen bir cezanın da bulunmadığını dolayısıyla bir zararın da meydana gelmediğini açık bir şekilde tespit ettiğini ,ancak söz konusu bilirkişi raporu işin teslimi ile ilgili herhangi bir gecikme olmadığı tcdd genel müdürlüğü tarafından düzenlenen geçici kabul tutanağı ile de açık ve net bir şekilde tespit edilmesine rağmen ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınmadığını ve müvekkilin alacağı ciddi bir şekilde eksik hesaplandığını izah edilen ve sayın yüksek mahkemece re'sen göz önüne alınacak nedenlerle, kesin delillere ve bilirkişi raporlarına aykırı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının takip borçlusu olduğu Malatya İcra Dairesinin 2018/21838 esas sayılı takip dosyasına haciz ihbarnamesi gereğince müvekkili tarafından ödenen ve icra dairesinden makbuz örneği temin edilen 15.924,10 TL dahil olmak üzere müvekkili tarafından davacıya toplam 1.917.462,40 TL ödendiğini, davacı şirketin kabulünü ve imzasını içeren tutanaklar ile davacının kabul beyanı ve imzasını içeren davacı faturaları ve davacı tarafından itiraz edilmeyen 1 nolu hakediş ve kesin hakediş tutanak ve ekleri gereğince 811.975,32 TL 54 gün için gecikme cezası bedeli, 32.500,00 TL katater telinin kopması sonucu tren tehir ve masraf bedeli ile 86.490,22 TL eksik işçilik bedeli tutarlarının davalı müvekkili tarafından davacıyı yapılan ödemelerle birlikte davacının imalat bedelinden mahsubu gerektiği husundaki tespitine kesinlikle katılmakla birlikte, 11.10.2017 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında davacı tarafından gerçekleştirilen toplam imalat tutarının 2.985.031,06TL olduğu tespitine itiraz ettiklerini ,cevap dilekçesi ekinde de sunmuş oldukları EK-3'te yer alan faturadan da anlaşılacağı üzere davacı tarafından 29.12.2017 tarihli fatura ile Ankara Tren Garı gişelerinin kapatılması işi 1 nolu hakkediş bedeli olarak 2.529.687,34 TL + KDV bedeli olarak toplam 2.848.427,94 TL tutarında fatura düzenlendiğini, yani toplam imalat bedeli 2.985.031,06 TL değil 2.848.427,94-TL' olduğunu bu nedenle; kararda belirtilen ve toplam imalat bedelinden mahsubu gereken miktarların 2.848.427,94 TL'den mahsup edildiğinde davacının hiçbir alacağının olmadığı açıkça ortada olduğunu ,kaldı ki; davacının dava dilekçesinde de: "Sözleşme hükümleri uyarınca müvekkilim şirket işe başlamış ve hızlı bir şekilde işi bitirmiştir. Müvekkilim şirket, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş, bu doğrultuda davalıdan hakedişlerinin yapılmasını talep etmiş ve cari hesaplarına göre belirlediği hakediş bedeli için davalıya 29.12.2017 tarihinde 2.848.427,94 TL bedelli fatura düzenlemiştir. Akabinde müvekkil ile davalı arasında 31.12.2017 tarihinde "Taşeron Hakediş Raporu" düzenlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan işbu hakediş raporuna göre, iş kapsamında yapılan imalatlar toplamından gerekli kesintiler yapıldıktan sonra, davalı şirketin müvekkilime 2.529.687,34 TL + KDV ödemesi gerektiği hususunda taraflar mutabakata varmıştır." şeklinde ifadeler kullandığını dolayısıyla davacı da toplam imalat bedelinin 2.848.427,94-TL olduğunu kabul ederek işbu davayı açtığını davacının da kabulü göz önünde bulundurularak toplam imalat bedelinin 2.848.427,94-TL olduğu gerçeği karşısında müvekkilİ şirketin davacıya hiçbir borcunun olmadığını beyanla kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
1.Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2.İstinaf eden davacı taraftan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf eden davalı taraftan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.331,35 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.000 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.331,35 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4.İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 11.03.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
(e-imzalıdır)
(e-imzalıdır)