11. Hukuk Dairesi 2025/3602 E. , 2026/498 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;
Amerika Birleşik Devletleri merkezli olup tıbbi cihaz, maske, diş hekimliği aletleri, büro ve kırtasiye malzemeleri, inşaat malzemeleri ve bandajlar gibi çok sayıda alanda faaliyet gösteren müvekkilinin Türkiye pazarına 1982 yılında irtibat bürosu vasıtası ile giriş yapmış olup halen 1988 yılında kurduğu şirket ile faaliyetine devam ettiğini, müvekkiline ait "3M" ibareli markanın Türkiye ile birlikte çok sayıda ülkede tescilli olduğunu, hal böyle iken davalı ...'in 2020/63328 başvuru sayısı ile "2m ..." ibareli markanın 10. sınıfta tescili talebine yönelik itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, davaya konu markanın tescilinin istendiği "cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet cihaz ve mobilyalar" başlığı altındaki malların tamamının müvekkilinin markasının kapsamında olup bire bir aynı olduğunu, "2m ..." ibareli davalı markanın müvekkilinin "3M" ibareli markası ile görsel, işitsel olarak benzerliğe sahip bulunduğunu, davalının markasındaki "..." ibaresinin ... ürünlere atıf yapması nedeniyle ayırtedici olmadığını, dolayısı ile davalı ... ile müvekkiline ait markanın karıştırılmasının ihtimal dahilinde olduğunu, müvekkilinin markasının Paris Sözleşmesi kapsamında ve ayrıca ülke içinde tanınmış marka niteliğinde olduğunu ve davaya konu markanın tescilinin davalının müvekkiline ait tanınmış markadan haksız menfaat temin etmesine neden olacağını ileri sürerek YİDK'in 2022-M-3725 sayılı kararının iptaline, markanın tescili halinde hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin Eskişehir ilinde 2013 yılından beri üretici ve ithalatçı firmalardan almış olduğu bayilikler ile kamu kurumlarına ihale ile doğrudan temin yolu ile satış yapan düşük cirolu bir işletme olduğunu, marka olarak seçtiği "2m ..." ibaresinin kızlarının adlarının baş harflerinden oluştuğunu ve bu markayı tescil ettirmek istemesinin Sağlık Bakanlığı'nın ihalelerinde sorun yaşamamak ve kayba uğramamak amacına yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markaları ile dava konusu markanın görsel olarak benzer ve sınıfsal olarak ayniyete sahip olmakla birlikte işitsel ve kavramsal olarak benzerlik içermedikleri, bütüncül değerlendirmede dava konusu marka kapsamındaki “...”, “...” gibi ikincil kelime unsurların ayırt edici niteliğinin bulunduğu, markalarda ortak olan hususun “m” harfinden ibaret ve uyuşmazlık konusu emtiaların hitap ettiği tüketici kitlesi ortalamanın üstünde bilinç ve dikkat düzeyine sahip olduğundan bu kitlenin somut uyuşmazlık bakımından farklı marka ile karşı karşıya olduğunu anlama imkanına sahip bulunduğunu, buna karşılık davacı yana ait markanın “...” bakımından tanınmış marka niteliğine haiz olduğu, yoğun tanıtım faaliyetleri ile istikrarlı bir şekilde uzun yıllardır süren kullanım ve tanıtım sonucunda mesnet markanın davacı firma ile özdeş hale geldiği, markanın ulaşmış olduğu tanınmışlığın TÜRKPATENT tarafından da kabul edilerek T/... numarası ile tescil edildiği, davacı tarafından iddia olunan tanınmışlığın davacının sunmuş olduğu emsal YİDK ve yerel mahkeme kararları ile teyit edildiği, dava konusu markanın emtia kapsamının, davacı markalarının tanınmış olduğu sektör ile yakından ilişkili olduğu, bu nedenle davalıya ait markanın, davacıya ait “3M” ibareli tanınmış markanın ayırt edicilik karakterine ve itibarına zarar vermesi ve tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinin somut olay bakımından mevcut olduğundan dava konusu markanın uyuşmazlık konusu emtialar yönünden kullanılması halinde, ilişkilendirme ve imaj transferi yoluyla haksız bir yararın sağlanabileceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... ve davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... ve davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 27.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.