Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Ceza Dairesi         2021/36186 E.  ,  2026/357 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/1158 Esas, 2018/1581 Karar
SUÇ: Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Ayrıca sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin de 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, Gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2017/130 Esas, 2018/32 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L, 158/3, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis 150.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin ilam başlığında tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyizi; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve kararların sanıklar lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyizi; sanığın asli iştirak eden değil yardım eden olarak cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek dolandırıcılık fiillerini işlemesine rağmen haklarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle, ayrıca İlk derece Mahkemesince temel ceza belirlenirken teşdit uygulanmak suretiyle adli para cezası doğru tayin edilmiş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından temel ceza belirlenirken üst sınırın 5000 gün adli para cezasını geçemeyeceği gerekçesiyle düzeltme yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmiş ise de; tüm bu hususlar aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2026 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog