Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

10. Ceza Dairesi         2024/6441 E.  ,  2025/12199 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/252 E., 2017/797 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 191/10. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 17.01.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/31744 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha sonradan 18/08/2021, 24/10/20 21... /11/2021 tarihlerinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2022 tarihli ve 2022/119 esas, 2022/309 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29/09/2023 tarihli ve 2023/1432 esas, 2023/1226 sayılı kararı ile "..Sanık hakkında aynı nitelikte olan 01.03.2017 tarihli başka bir eylemi nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 04.04.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın 22.04.2017 tarihinde yükümlülüklerini ihlal ettiği iddia edilerek 22.05.2017 tarihinde kamu davası açıldığı, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/252 Esas, 2017/797 Karar nolu ilamı ile verilen mahkumiyet hükmünün istinaf edilmeden 17.01.2018 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu eylemlerden önce gerçekleştiği iddia olunan 01.03.2017 tarihli eylem nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.04.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında sanığın itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin itiraz süresi ve merciinin gösterildiği ancak kararın 08.04.2017 tarihinde tebliğinden itibaren 15 günlük itiraz süresi dolmadan sanığın 22.04.2017 tarihinde gerçekleştirdiği ileri sürülen eylemi nedeniyle kamu davası açıldığı, dolayısıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce gerçekleşen eylemin ihlal eylemi olarak değerlendirilemeyeceği, kovuşturma şartı olan ihlal koşulunun oluşmadığının belirlenmesi nedeniyle, mahkemesince CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin ve kesinleşmiş cezaya ilişkin ilamın infazının durdurulup durdurulmayacağının değerlendirilmesi için ilgili mahkemeye ihbarda bulunularak sonucunun beklenilmesi gerektiği ,. ..." şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmesi karşısında, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/04/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 08/04/2017 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce sanığın 22/04/2017 tarihli eyleminin kamu davasının ertelenmesi kararının ihlalini oluşturmayacağı, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesinde yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle sanık hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 01.03.2017 tarihli eylem nedeniyle başlatılan soruşturma sonunda, ...

Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2017 tarihli ve 2017/1305 Soruşturma, 2017/26 Karar sayılı kararı ile, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, erteleme kararının şüpheliye 08.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Şüphelinin, 22.04.2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2017 tarihli ve 2017/1305 Soruşturma, 2017/810 Esas, 2017/633 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, ancak iddianame içeriğinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine esas alınan 01.03.2017 tarihli eyleme ilişkin herhangi bir anlatıma yer verilmeksizin sadece ihlâl kabul edilen 22.04.2017 tarihli eylem anlatımına yer verildiği,

C. ... 2.

Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.12.2017 tarihli ve 2017/252 Esas, 2017/797 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 191/10. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

D. Dosya kapsamına göre;

1.Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK'nın 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanun'un 170/4. maddesinde de "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır." düzenlemesine yer verilmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesinde ise "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir.

Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır.

Dolayısıyla, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan düzenlenen iddianame içeriğinde de, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına esas alınan eylem anlatımının yanında ve 5237 sayılı TCK'nın 191/4-a maddesinde yer alan yükümlülük ihlâlinin ya da 5237 sayılı TCK'nın 191/4-b-c maddelerinde yer alan ihlâl sayılan eylem anlatımının, kamu davası 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında açılıyorsa bu eylem anlatımının açık bir şekilde yer alması gerekmektedir.

Ancak, dosyanın incelenmesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 22.05.2017 tarihli ve 2017/1305 Soruşturma, 2017/810 Esas, 2017/633 sayılı iddianame içeriğinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine esas alınan 01.03.2017 tarihli eyleme ilişkin herhangi bir anlatıma yer verilmediği sadece ihlâl kabul edilen 22.04.2017 tarihli eylem anlatımına yer verildiği gözetilmeksizin sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de;

2.... Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.03.2017 tarihli eylem nedeniyle verilen 04.04.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 08.04.2017 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, 5 yıllık erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi ile başlayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlediği iddia olunan 22.04.2017 tarihli eylemin ihlâl olarak kabul edilemeyeceği, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği anlaşıldığından;

Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. ... 2.

Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2017 tarihli ve 2017/252 Esas, 2017/797 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.11.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA KYB
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog