Esas No
E. 2025/938
Karar No
K. 2026/124
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/938 Esas
KARAR NO: 2026/124
Bakırköy .... İcra Dairesi: ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/05/2024
KARAR TARİHİ: 10/02/2026
G. KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 17/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2021 yılında ... Suv model arabayı almak üzere şirket adına işlemleri yürüten ... ile anlaştığını ve parayı peşin ödediğini, aracı 2 hafta içinde teslim etmek üzere davalı ile anlaştıklarını, ancak davalı şirketin Covid 19, çip krizi gibi nedenlerle aracı 6 ay süre içinde teslim edemediğini, müvekkilinin dolara endeksli olarak ödediği parayı yaklaşık 1 yıl sonra TL olarak iade edildiğini, kurdaki dalgalanmalar sebebi ile müvekkilinin yaklaşık 15.000 USD kaybı olduğunu, müvekkilinin bu kaybını telafi etmek için davalı şirketin müvekkiline başka araç alırsa o araba bedelinden kar almadan teslim edeceğini kabul beyan ve taahhüt ettiğini, davalı şirket adına işlemleri yürüten kişinin ... model araçların yolda olduğunu yakında teslim alacaklarını telefonla müvekkiline bildirdiğini, diğer bir görevlinin ise paket listesi ile araçların görüntülerini .... üzerinden paylaştığını, arabalar elektrik şarjlı olduğundan menzil konularında anlaşınca bu modeli almaya karar verdiğini, aracın teslim alındığını, müvekkilinin sabah erkenden Burdur'a doğru yola çıktığını, seyahat esnasında şifreli bijon anahtarlarına ihtiyaç duyulup ve bu anahtar bulunamayınca satıcı şirketi ile görüşüldüğünü, bijon anahtarlarının arabada olmadığını ileten davacıya ilave para ödenirse bijon anahtarlarının verileceğinin beyan edildiğini, davacının belirlenen piyasa fiyatının üzerinde bir bedel ödemeyeceğini beyan ettiğini, aradaki sözleşmenin tamamlandığını, davalı firma yetkililerinin davacının üzerine düşen ödemeyi gerçekleştirmesine rağmen anlaştıkları fiyattan daha fazla ödeme yapması talebi ile aracın teslimini bilinçli bir şekilde geciktirdiğini, ödeme yönteminin belirlenmesi ve buna uygun şekilde ödeme yapılmasına rağmen aracın teslimini tehir etmek sureti ile aynı zamanda araç ilgili aparat ve ekipmanlarının da eksik teslim etmek sureti ile temerrüde düştüklerini ve hayatın olağan akışında ve ticari hayatın gerektirdiği güven ilkesine aykırı davrandıklarını, bunun üzerine Bakırköy .... İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek, davanın kabulünü, itirazın iptalini, %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

DELİLLER

Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturaya dayalı olarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.

Bakırköy .... Tüketici Mahkemesince verilen 25/11/2024 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı ile Görevsizlik kararı verildiği, davalı vekilince dosya istinaf edilmiş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine kararı verildiği, dosyanın kesinleşmesini takiben, davacı vekilince dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin talep edildiği ve dosyanın yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.

Davacı vekilince 15/12/2026 tarihinde beyan dilekçesi ile gönderme talebi olmadan gönderme kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiğinden bahisle Bakırköy ....

Tüketici Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş ise de, davanın ilk açıldığı mahkeme olan Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinde davacı vekilinin 21/04/2025 tarihli dilekçesi ile gönderme talepli dilekçesinin bulunduğu, Bakırköy .... Tüketici Mahkemesince gönderilme işleminin yapıldığı görüldü. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114/1-d maddesindeki dava ehliyeti, fiil ehliyetinin medeni usûl hukukunda büründüğü şeklidir. Fiil ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir.

Aynı Kanun'un 114/1-e maddesindeki dava takip yetkisi, davada taraf olan kişinin o davayı kendi adına yürütebilme ve talep sonucu hakkında kendi adına hüküm alabilme yetkisidir (HMK md. 53). Sözü edilen kurum, şeklî taraf kuramının kabulünün sonucu olarak ortaya çıkmış ve sözü edilen kuramı tamamlamak amacıyla geliştirilmiştir. Davayı takip yetkisi, maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin usul hukundaki karşılığını oluşturur. Ayrıca, bu kavram, davada taraf olmadığı hâlde kanun gereği taraf gibi davranmakla görevli kılınmış olanların hukukî konumlarının açıklanmasında başvurulan bir kavram konumundadır. Kural olarak taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin dava takip yetkisi vardır. Ancak bazı istisnai durumlarda davada taraf olarak gösterilen kişinin taraf ve dava ehliyeti olmasına rağmen dava takip yetkisi olmayabilir. Örn: Hakkında iflas kararı verilen kişinin taraf olduğu hukuki davalarda da istisnai durumlar dışında davayı takip yetkisi iflas idaresine aittir.

Taraf sıfatı (husumet) ise, maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usulî hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usûli bir kavramdır. Taraf ehliyetine sahip olabilmek için medeni hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, taraf ehliyetine de sahiptir. Buna göre tüm insanlar, hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahiptir. Dava ehliyeti ise, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. (HMK md.

51.Fiil ehliyetine sahip olan kişi, dava ehliyetine de sahiptir ve davayı yürütebilir, usûl işlemlerini yapabilir. Reşit olan ve temyiz kudretine sahip olan kişiler fiil ehliyetine sahiptir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur (Yarg. HGK'nun 2017/11-91 Esas 2018/924 Karar 18/04/2018 tarih ve Yargıtay 17 HD'nin 2015/5883 Esas 2018/4113 Karar 16/04/2018 tarihli ilamları)

Dava konusu somut olayda, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturaya dayalı olarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davası ikame edilmekle, eldeki davanın dayanağı olan icra takibine sıkı bağlı bir dava olduğu ve yukarıda verilen açıklamalı tanımlar dikkate alındığında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı ile davacının yetkilisi olduğu ... Anonim Şirketi arasında gerçekleşen araç alım satımına ilişkin olduğu görülmekle davacı her ne kadar aracı kendi nam ve hesabına kullanmakta ise de alım işlemlerini ve tüm ödeme kayıtlarını şirket üzerinden yaptığı görülmekle, ticari işletmesiyle ilgili bir uyuşmazlık değil ise de işbu uyuşmazlığın tarafının ... Anonim Şirketi' nin olması gerektiği anlaşılmakla davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı sabit görülerek davanın, aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,

2.Alınması gerekli 732,00-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafça 271,00-TL posta/tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Arabuluculuk ücreti olan 2.080,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

7.Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,

8.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog