T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1637
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/02/2021
NUMARASI : 2019/415 Esas, 2021/110 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden)
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davalı tarafından kumaş örme işleri yapıldığını, ancak son olarak davalıya örme yapması için gönderilen 1219.50 Kg. ipliğin örülerek müvekkile gönderildiğini ve fason örme işçiliği olarak 15.09.2018 tarih ... fatura ve irsaliyeler ve 24.09.2018 tarih ve ... No.lu fatura ve irsaliyeler düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, işbu kumaşların müvekkilinin müşterisi olan ... ... ...'na satıldığını, ancak yapılan örmenin ayıplı olması nedeni ile bu firma tarafından müvekkiline 22.9.2018 tarihinde, ... ve 4.10.2018 tarihli ... numaralı 2 adet iade faturası düzenlendiğini, kontrollerde kumaşın hatalı üretildiğinin anlaşıldığını, davalıya durum hakkında bilgi verildiğini, davalıya hatalı örülen kumaşın 619 Kg.Iık toplam kumaşın 11.10.2018 tarih ve ... numaralı ve 12.291.02 TL. bedelli ve yine 11.10.2018 tarih ve ... numaralı ve 17.312,64 TL. bedelli iki adet yansıtma faturası düzenlenerek gönderildiğini, ancak davalının işbu faturaları almaktan imtina etmesi üzerine faturaların Büyükçekmece 5.Noterliğinin 22.1.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya gönderildiğini ve kayıtlarına alınmasının ihtar edildiğini, ihtarnamenin davalıya 24.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalının iş bu ihtarnameye Bakırköy 35.Noterliğinin 11.3.2019 tarih ve ... yevmiye tarihli ihtarnamesi ile yaklaşık 45 gün sonra cevap verdiğini, ihtarnamede hatalı örmeye ilişkin bir beyanda bulunmadığını, sadece kumaş ve fire iadesi yapılmadığı, kumaş teslim alınmadığının belirtildiğini, hatalı kumaşların halen müvekkilinin elinde olduğunu, davacının ödeme yapmaması nedeniyle İstanbul 9.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini, arabuluculuk başvurusunun sonuçsuz kaldığını, açıklanan nedenlerle davalının yaptığı borca itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asil duruşmaya katılarak 04.12.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında; açılan davaya itirazının olduğunu, ayıplı mal olmadığını ve iddiaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılamada; taraflar arasında kumaş örme işi anlaşması niteliğinde eser sözleşmesinin bulunduğu, bu ilişkiden kaynaklanan cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu, davacı vekili dava dilekçesinde her ne kadar davalının ördüğü kumaşların bir kısmının fireli kesim nedeniyle hatalı olduğu ve kendisinin kumaşları sattığı dava dışı ... ... ... tarafından kendisine iade faturası düzenlendiğini, bu nedenle örülen kumaşların 619 KG lik kısmı için davalıya iade faturası düzenlendiğini, icra takibine konu alacağın bu iade faturalarından kaynaklandığını ve fireli hatalı kumaşların halen müvekkilinde bulunduğunu iddia etmiş ise de; bilirkişiler tarafından yerinde inceleme yapıldığında davacının uhdesinde davalının ördüğü kumaşların görülemediği, örülen kumaşların davalıya teslim edilmediği, davacının kumaşları sattığını iddia ettiği ... ... firmasının iade faturası içeriğinde ise ayıplı/hatalı mal değil, fazla gelen ürün miktarı ibaresi bulunduğu, bu nedenlerle; örme işleminin hatalı olduğu ve davacının davalıdan alacaklı olduğu tüm dosya kapsamında ve davacı şirketin işyerinde yapılan yerinde inceleme neticesinde ispatlanamadığından davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Mahkeme ara kararına istinaden dava dışı ... ... ... tarafından sunulan ... içeriklerinin bilirkişi raporunda incelenmediği, bu eksik incelemeye dayalı da karar verildiği, bu kayıtların incelenmesi halinde fireli kesimin tespit edileceği, davalının cevabi ihtarnamesinde hatalı örmeye ilişkin bir beyanda bulunulmadığı, faturalara ve içeriğine itiraz etmediği, süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından ayıp ihbarına itirazın reddi gerektiği, bilirkişi raporunda 249,5 kg kumaşın teslimi halinde alacak oluşacağı görüşüne göre mahkemece kumaşlar teslim edilmediği için bu kısma ilişkinde bedel ödenmesine gerek olmadığı yönünde karar verilmiş olmasının, davalıya keşide edilen 22.01.2019 tarihli ihtarname içeriğinde teslim konusunda davalının temerrüde düştüğü gerekçeleriyle, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup; davacı iş sahibi davaya konu takiple ayıplı işler bedelinin tahsilini istemiştir. Davacı, fason üretim sözleşmesi kapsamında ayıplı ifaya dayalı düzenlenen iki adet reklamasyon faturası kapsamında alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılamada ayıplı imalat yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği anlaşılmıştır.
Davadaki uyuşmazlık, ayıplı imalat olup olmadığı, varsa miktarı ve bedeline ilişkindir. Sözleşmeye konu ürünlerin davalı tarafından Eylül 2018 tarihinde davacıya tesliminin yapıldığı, dava dışı ... ... tarafından fazla gelen miktar açıklaması ile davacıya yönelik 22.09.2018 ve 04.10.2018 tarihli iki adet fatura düzenlendiği, buna istinaden davacı tarafından davalıya yönelik, takibin dayanağı olan 11.10.2018 tarihli toplam 29.603,66 TL'lik iki adet reklamasyon ve yansıtma faturasının düzenlendiği, işbu faturaların ihtarname ekinde davacıya tebliğ edildiği, davalı tarafından faturaların iade edildiği ihtilafsızdır.
Davacı şirket yetkilisi ve davalının hazır olduğu bilirkişi incelemesinde, ihtilafa konu ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin bilirkişi incelemesine sunulmadığı tespiti yapılmıştır. İşbu rapora yönelik davacı vekilince sunulan itiraz dilekçesinde, hatalı kumaşların halen müvekkilinde bulunduğu bildirilmiştir.
Eser sözleşmesinde işin eksik ve ayıplı yapılıp yapılmadığı; ayıbın varlığını, niteliğini ( açık ayıp-gizli ayıp), ayıbın derecesini (ayıbın kullanılamayacak veya kabule zorlanmayacak derecede olup, olmadığı), miktarını ve bedeli ayrıca itiraz edilmesi halinde süresinde ayıp ihbarının yapıldığını iş sahibi ispatla yükümlüdür. Ayıpla ilgili iddialar her türlü delillerle ispatlanabilir.
İhtilaf konusu ürünlerin teslim edildiği dava dışı ... ... tarafından, faturanın fazla gelen miktar açıklaması ile düzenlendiği, davacı elinde olduğu davacı vekilince kabul edilen ürünlerin bilirkişi inceleme ve denetimine sunulmadığı, dava dışı ... ... tarafından gönderilen ... içeriğinde ticari defter kayıtlarının olduğu bildirilmiş olup, bu kayıtların da ihtilafı çözer mahiyette olmadığı anlaşılmakla; ispatlanamayan davanın reddine dair mahkeme kararı yerinde olup, davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/02/2021 tarih ve 2019/415 Esas, 2021/110 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2.Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3.Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.