Esas No
E. 2024/566
Karar No
K. 2025/668
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/566 Esas
KARAR NO: 2025/668
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/07/2024
KARAR TARİHİ: 08/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağı sebebiyle davalı aleyhine İzmir ...İcra ...

E. Dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takip durdurulduğunu, İzmir Arabuluculuk Bürosunu...

sayılı dosyası ile yapılan görüşmeler sonunda anlaşma sağlanamadığını, müvekkili tarafından, davalının işlettiği kafeye ışık ve ses sistemleri satılmış olup bedelinin tahsil edilemediğini, bu sebeple icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça alacağın tahsilini geciktirmek maksadıyla, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği, sonrasında davalı tarafça konkordato başvurusunda bulunulduğunu, ancak İzmir...Asliye Ticaret Mah....K. Sayılı kararı ile konkordato talebinin reddedildiğini, tüm tedbirler kaldırıldığından bahisle, davanın kabulü ile İzmir...İcra...

E. Sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen davalı ...cevap dilekçesi sunmamıştır.

DELİLLER

1.İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,

2.İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası,

3.İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası,

4.Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,

5.Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları,

6.Davalıya ait esnaf sicil kayıtları,

7.Davalıya ait ticaret sicil kayıtları,

8.Davalıya ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları,

9.Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler,

10.Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 28/02/2025 havale tarihli raporu,

11.Sair deliller. DAVA KONUSU :

Açılan dava, taraflar arasındaki ışık ve ses sistemleri alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından işlettiği kafe için davalıya satıldığı iddia edilen ışık ve ses sistemleri açısından davalı adına düzenlenen 21/08/2023 tarihli ve... numaralı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhinde başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).

İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.

Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.

Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.

Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.

İzmir.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının... Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ise...olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 143.064,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.

Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.

09/01/2025 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde davacı vekilince davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin mahkememize sunulmaması veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin mahkememize bildirilmemesi durumunda, söz konusu ticari defter ve belgelere delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, davacı vekili tarafından davacıya ait ticari defter ve belgeleri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.

09/01/2025 tarihli duruşma tutanağının 7 numaralı ara kararında, duruşmada hazır bulunmayan davalı vekili adına davalıya ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligat çıkartılmasına karar verilmiş, çıkartılan tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen davalı tarafça davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmadığı gibi ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirilmemiştir.

Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen 21/08/2023 tarihli ve ... numaralı fatura, İzmir .... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalıya ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ait BA/BS formları, davalıya ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ait BA/BS formları, davalıya ait esnaf sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalıya ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ışık ve ses sistemleri alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından işlettiği kafe için davalıya satıldığı iddia edilen ışık ve ses sistemleri ürünleri sebebiyle davalı şirket adına düzenlenen faturalarda yer alan ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, taraflara ait ticari defter ve belgelerde teslim olgusuna ilişkin olarak herhangi bir delil bulunup bulunmadığı, davalı tarafından davacı şirkete ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne kadar ödeme yapıldığı, neticeten davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen 21/08/2023 tarihli ve ... numaralı faturadan kaynaklı olarak davacı şirketin davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar alacaklı olduğu, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 28/02/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacı...Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin davalı... firmasından İzmir.... İcra Dairesi... Esas icra takibinde 15.12.2023 takip tarihi itibarıyla 143.064,00-TL, 10.07.2024 dava tarihi itibariyle ise 4.443,55-TL Alacaklı olduğunu, asıl alacağa 15.12.2023 takip tarihinden itibaren TCMB avans faiz oranı talep edilebileceğini mütalaa etmiştir.

Davacı vekilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 28/02/2025 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerden tespit edildiği üzere davacı şirketin 15/12/2023 takip tarihi itibarıyla davalıdan 774.586,55-TL alacaklı olduğu, 07/06/2023 tarih ve...sayılı fatura bedeli olan 138.620,50-TL'nin, 07/06/2023 tarih ve... sayılı ve 14/06/2023 tarih ve... sayılı yevmiye maddesi ile, mükerrer şekilde... cari hesabına borç kaydedilmiş olduğu dikkate alındığında, 15/12/2023 takip tarihi itibarıyla düzeltilmiş alacak bakiyesinin 635.966,05-TL olduğu, takip tarihi ile dava tarihi arasında olmak üzere 31/12/2023 tarih ve... sayılı yevmiye maddesi ile, “HESAPLAR ARASI VİRMAN” açıklaması ile 631.522,50-TL'nin.... cari hesabına alacak olarak kaydedilmiş olduğu, bu işlem sonucunda davalı firmadan olan bakiye alacak tutarının (635.966,05-TL-631.522,50-TL) 4.443,55-TL olarak tespit edildiği, yapılan işlemin gerekçesinin belirtilmediği ve herhangi bir dayanağının da bulunmadığı gibi tacir olan davacının basiretli davranma yükümlülüğüne de aykırılık teşkil ettiği, bahsi geçen kayıtların davacı şirketi bağlar nitelikte bulunduğu anlaşılmakla reddine karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...uluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir .... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, davalıya ait esnaf sicil kayıtları, davalıya ait ticaret sicil kayıtları, davalıya ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 28/02/2025 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ışık ve ses sistemleri alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından işlettiği kafe için davalıya satıldığı iddia edilen ışık ve ses sistemleri açısından davalı adına düzenlenen 21/08/2023 tarihli ve... numaralı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhinde başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişki olduğu, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının... Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ise...lacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 143.064,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalıya ışık ve ses sistemi satıldığı ve satılan ürünlerin davalıya teslim edildiği, satılan ürünlere ait faturaların taraflara ait BA/BS formlarında yer almakta olduğu, davacı şirketin 15/12/2023 takip tarihi itibarıyla davalıdan 774.586,55-TL alacaklı olduğu, 07/06/2023 tarih ve ... sayılı fatura bedeli olan 138.620,50-TL'nin, 07/06/2023 tarih ve ... sayılı ve 14/06/2023 tarih ve... sayılı yevmiye maddesi ile, mükerrer şekilde.... cari hesabına borç kaydedilmiş olduğu dikkate alındığında, 15/12/2023 takip tarihi itibarıyla düzeltilmiş alacak bakiyesinin 635.966,05-TL olduğu, takip tarihi ile dava tarihi arasında olmak üzere 31/12/2023 tarih v...sayılı yevmiye maddesi ile, “HESAPLAR ARASI VİRMAN” açıklaması ile 631.522,50-TL'nin ... cari hesabına alacak olarak kaydedilmiş olduğu, bu bedel yönünden davanın konusuz kaldığı, takip tarihi ile dava tarihi arasında ödenen bedelin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ilgili maddeleri uyarınca mahsup edilmesi neticesinde davacı şirketin davalı firmadan olan bakiye alacak tutarının dava tarihi itibarıyla 4.443,55-TL olduğu, davalının ödeme emrine yönelttiği itirazın haksız olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, takip tarihi ile dava tarihi arasında ödenen bedelin mahsubu neticesinde açılan davanın kısmen kabulüne, ödenen bedel yönünden konusuz kalan kısım açısından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE,

1.a)Davalı ...n İzmir .... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 4.443,55-TL asıl alacak bedeli yönünden İPTALİNE, İzmir... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 4.443,55-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca reeskont faizi uygulanmak suretiyle devamına,

b)138.620,45-TL alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talep yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2.Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 143.064,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı...den alınarak davacı... . Sanayi Ticaret Limited Şirketine verilmesine,

3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 6.607,21-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 1.727,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.879,35-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı ve 1.727,86-TL peşin harç olmak üzere olmak üzere toplam 2.155,46‬-TLgiderin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 60,00-TL elektronik tebligat, 175,00-TL fiziki tebligat, 6,00-TL KEP+posta masrafı, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.741,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

8.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/07/2025 Katip...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog