10. Hukuk Dairesi 2025/12984 E. , 2025/16125 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren ... San. A.Ş.'ye ait iş yerinde 01.08.1994 tarihinden itibaren aralıksız, belirsiz süreli hizmet akdi ile makine enerji bölümü, makine genel elektrik teknisyeni olarak çalışmakta iken iş akdini 4857 sayılı Kanun'un 24. maddesi gereğince 08.10.2012 tarihinde feshedildiğini, müvekkilinin davalı iş yerinde beyaz yaka diye tabir edilen statüde çalıştığını, ücretinin asgari ücretin 2,5 katı tutarında ödendiğini ancak aldığı ücretin asgari ücret kadarını banka aracılığıyla, diğer kalan kısmını da elden ödendiğini, müvekkilinin davalı iş yerinde çalıştığı dönem içerisinde aldığı ücretin asgari ücretinin 2,5 katı olmasına rağmen, davalı Kuruma eksik olarak müvekkilinin aldığı ücretten daha az bildirildiğini ve emekliliğinin eksik emekli aylığı almasına neden olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin davalı ... A.Ş. 'ye ait iş yerinde aralıksız olarak hizmet akdiyle çalıştığı 01.08.1994 tarihinden 08.10.2012 tarihine kadar davalı iş yerinde asgari ücretin 2,5 katı ücret ile çalıştığının tespitine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Dış Tic. ve Teks. San. A.Ş. vekili; davacının 09.04.19 94... .10.2012 tarihleri arasında çalıştığını ve devamsızlık nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, davacının aldığı son ücretin 790 TL olduğunu, işten çıkartılmadan önce mavi yaka kadrosunda çalıştığını, davacının davasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, menfaat teminine yönelik bir dava olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunduğu görülmüştür.
2.Davalı Kurum vekili; 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde işveren tarafından belirtilen hizmet prim belgesinin düzenlenmesi gerektiğinin belirtildiği, Kurumun prim hizmet belgesine istinaden prim tahakkuku yapıldığı bu nedenle sigorta ücret tespitine ilişkin davada müvekkili Kurumun taraf olamayacağını davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının asgari ücretin 2,5 katı ile çalıştığının Kurum nezdinde tescili talep edilmişse de ödenmemiş primlere istinaden tescil yapılmasının söz konusu olmayacağını, ücret bordrolarının işveren diğer davalı tarafından imzasız, usulüne uygun düzenlenmemesi nedeniyle müvekkili Kuruma sorumluluk yüklenemeyeceğini, davanın haksız olduğunu reddini savunduğu görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2016 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2017 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2017 tarihli kararının süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Mahkemece, davacı tarafından açılan işçilik alacağı davası sonucuna göre hüküm kurulduğu anlaşılmakta olup, bu dava esas alınarak sonuca gidilmesi isabetsizdir. Bu sebeple Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-409 Esas, 2005/413 Karar sayılı kararı gözetilerek ve yukarıda belirtilen delil ve kayıtlar esas alınarak yeterli ve gerekli bir araştırmayla ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilerek davacının 1994/8-2012/10 dönemine ait olmak üzere SPEK bildirimlerine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde:
a)Eksik inceleme ile karar verildiğini,
b)Bozma gereğinin yerine getirilmediği,
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde: Bozma gereğinin yerine getirilmediğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. ..., Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr....’e ..., ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
2.Eldeki davada ise Mahkemece verilen ilk kararı, bozma içeriğinde belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılması gereği belirtilerek Dairemizce bozulmuştur. Mahkeme tarafından bozmaya uyulmuştur. Ancak bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Mahkemece bozma sonrası, alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemece yapılacak iş, işçilik alacaklarına yönelik davada verilen karar sonrasında davacıya işverence ödeme yapıldığının anlaşılmasına göre ödemenin yalnızca hizmetin gerçekleştiği son ayın prime esas kazancına dahil edilebileceğinden, prime esas kazanç tavanı dikkate alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.