Esas No
E. 2022/12675
Karar No
K. 2024/22467
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/12675 E.  ,  2024/22467 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2022/12675
Karar No: 2024/22467
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, terör örgütü üyeliği suçunun ancak kasten işlenebilen bir suç olduğu, kendisine atfedilen eylemlerin tamamının gerçekleştiği tarihte yasaların izin verdiği legal faaliyetler olduğu, idari yargı merciilerinin kararın verildiği tarihteki delilleri dikkate alarak karar vermesinin zorunlu olduğu, aynı eylemler nedeniyle bir kişinin iki kez cezalandırılamayacağı, olağanüstü hal dönemlerinde çıkarılan KHK'lar ile yalnızca OHAL süresince ve OHAL'in gerekli kıldığı konularda geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin ölçülü ve geçici nitelikte bir tedbir olmadığı, OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak terimler olduğu, Devlete karşı olan sadakat yükümlüğünü ihlal etmediği, Bank Asya’da hesap açmanın, para yatırmanın yasal bir faaliyet olduğu, bir kişinin yatırım amacıyla bankaya para yatırması ve bu yatırımdan kar elde etmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, sendika üyeliğinin anayasal bir hak olduğu, 20/07/2016 tarihinde sendikadan ayrılma dilekçesi verdiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, gerekçeli karar hakkının ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesini ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

Bu itibarla, anılan mahkeme kararındaki; "...Tanık M.S. soruşturma aşamasındaki beyanında; Kalmakta olduğu eve 2-3 ayda bir M.A.A. isimli cemaat abisi ve onun üstü olduğunu düşündüğü ... isimli şahsın geldiğini, Bu şahısların kendileri ile kısa muhabbet ettiklerini, hal ve hatır sorduklarını, 2008 yılında Kahramanmaraş iline geldiğini, ... Kod isimli şahsın orada da kendisi ile irtibat kurduğunu, ... kod isimli şahıs daha sonra yükselerek ...'ın seviyesine kadar geldiğini' belirterek beyan ettiği her iki şahsı da teşhis etmiştir. Tanık M.S. mahkememiz nezdindeki beyanında ise; Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde okuduğunu, sanığın 2007 yılında kaldığı eve ayda bir ya da iki ayda bir olmak üzere çok sık olmamakla birlikte gelip giden kişi olduğunu ve 2007 yılından sonra bu şahsı ben bir daha görmediğini, sanık eve geldiğinde rutin işler yaptıklarını, namaz vaktiyse namaz kıldıklarını, Kuran okunacakca Kuran okuduklarını belirtmiştir... Sanık soruşturma aşamasındaki savunmalarında; 2002 yılında üniversite sınavını kazanarak Kahramanmaraş'a geldiğini ve ismini hatırlamadığını kurs hocası ile kayda geldiğini, cemaat evine kendisini yerleştirdiğini, o zaman evin abiliğini Konyalı F.K.'nin yaptığını, 1. Sınıfın sonunda başka bir cemaat evine yerleştirildiğini ve bu evin abisinin M.A. olduğunu, M.A. tarafından kendisine lise son sınıf öğrencilerine abilik yapma, derslerine yardımcı olma görevinin verildiğini, 4. Sınıfta iken bölge imamı V.Y. tarafından esnaflara sohbet vermesi görevinin teklif edildiğini ve kendisinin ilahiyat fakültesi okuduğundan faydalı olacağı düşüncesi ile kabul ettiğini, sohbetler sırasında cemaatin muhasabecisi tarafından himmet adı altında paralar toplandığını, bu muhasebecilerin ... ve ... isimli şahıslar olduğunu, 2006 yılında okulu bitirdiğini ancak 2 yıl daha Kahramanmaraş'ta kaldığını, bu sürede bölge imamlığı yaptığını, İ.P.'nin ise kendisinden üst konumda Büyük Bölge Sorumlusu olduğunu, görevinin 6 evden sorumlu olmak olduğunu belirterek ismini verdiği şahısları teşhis etmiş ve sorumlu olduğu cemaat evlerinin yer gösterimini yapmıştır. Sanık mahkememiz nezdindeki savunmalarında; 2002-2008 yılları arasında toplumca örgütün önemsendiği ve rağbet gördüğü dönemlerde evlerde kaldığını, BBTM'lik yaptığını, buna ilişkin Tokat'ta jandarmada ifade verdiğini, bu dönem içerisinde evlerde kaldığını ancak M.S. isimli kişinin ... kod adıyla bahsettiği kişinin kendisi olmadığını, kod adı kullanmadığını, bu tarihlerden sonra bu yapı ile herhangi bir ilgisinin kalmadığını, Bank Asyaya para yatırdığını ancak talimattan haberdar olmayarak bankada çalışan bir bayan arkadaşının ricası üzerine yatırdığını..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog