Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/3214 E.  ,  2026/537 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/337 Esas, 2025/582 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/22 E., 2022/242 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusunun yayımına müvekkili tarafından itiraz edildiğini, davalı şirket tarafından itiraza karşı görüş bildirilerek kullanım ispatı talebinde bulunulduğunu, müvekkili tarafından sunulan kullanım ispatı evraklarının Markalar Dairesi Başkanlığınca yeterli görülmediğini ve benzerlik incelemesi yapılmaksızın itirazın reddine karar verildiğini, müvekkili tarafından itirazın yeniden incelenmesi için yapılan itirazın da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından aynı gerekçelerle reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin Türkiye’nin kamu yayıncılığı yapmak ile görevli tek kuruluşu olduğunu, 1964 yılında kurulduğunu, ulusal ve uluslararası yayıncılık sektöründe tanınmış bir marka haline geldiğini, müvekkili adına kayıtlı ... numaralı “... (Türkiye Radyoları Birinci Programı)” ibareli markanın 38... . sınıflarda tescilli olduğunu, markanın 2016 yılında süre uzatımının yapıldığını ve yaklaşık 16 yıldır aktif olarak tescilin devam ettiğini, müvekkiline ait “...” markası ile davalı şirketin başvuruda bulunduğu “...” markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik içerdiğini, davalı markasında müvekkili marka tescilinden farklı olarak “1” ibaresinini rakam değil yazı ile gösterildiğini, harfler ve sözcüklerin aynı dizildiğini, her iki markanın görseli, yazım tarzları, rengi, fon rengi vb. özelliklerinin ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalının marka başvurusunda kötüniyetli davrandığını, davalının 38... . sınıflarda tescil istediğini, müvekkilinin markasının da aynı sınıfları kapsadığını, tüketicilerin davalı ile müvekkili arasında idari-ekonomik bir bağ bulunduğu, markaların seri markalar olduğu yanılgısına kapılacağını, davalı şirketin müvekkilinin tanınmışlığı sebebiyle haksız yarar sağlayabileceğini, müvekkilinin markalarının itibarının zarar görebileceğini ve ayırt edici karakterinin zedelenebileceğini, ayrıca davalı şirketin ... numaralı “...” marka başvurusunun da bulunduğunu, müvekkili tarafından bu markaya da itiraz edildiğini ve incelemesinin devam ettiğini, davalının birbirine benzer marka başvuruları gerçekleştirmesinin kötüniyetini gösterdiğini, “...” markasının müvekkili tarafından uzun yıllardır kesintisiz biçimde kullanıldığını, kullanıma ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğunu ileri sürerek YİDK'in 2021-M-10344 sayılı kararının iptaline, davalı şirkete ait 2020/140447 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirkete ait marka başvurusuna itiraz ettiğini, itiraz üzerine davalı şirket tarafından itiraza mesnet markanın tescil kapsamındaki tüm mal ve hizmetler üzerinde kullanım ispatı talep edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca yapılan incelemede itiraza mesnet 2006/05315 sayılı markanın kullanımının ispatına ilişkin sunulan delillerin yeterli görülmediğini, davacı Kurumun karara itirazının YİDK tarafından reddedildiğini, davacı markası ile davalı başvurusu arasındaki benzerlik değerlendirmesinden önce davacıya ait 2006/05315 sayılı markanın kullanılıp kullanılmadığı hususunun ortaya konulması gerektiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı yapılan davacı Kurum itirazında kullanımın yeterli delillerle ispatlanamadığı yönündeki değerlendirmeye ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacı Kurumun itiraz gerekçesi 2006/05315 sayılı markanın kullanımının ispatı için yeterli delil sunulmadığından gerekçe markanın ciddi kullanımının ispatlanamadığı kanaatine varıldığını, anılan markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü incelemesinde esas alınamayacağını, YİDK kararının usul ve hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının “... TÜRKİYE radyolarının birinci programı” ibareli markasını kullanmadığını, tüketici algısında yer eden reklamlarında ve sözleşmelerinde “... ...” markasını kullandığını, davacının hem kullanım ispatı için sunduğu, hem de dava dilekçesi ekinde sunduğu evraklarda markanın kullanıldığını gösteren herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, taraf markalarının bir bütün olarak yazılış, okunuş, anlam ve işitsel olarak tamamen birbirinden farklılık taşıdığını, davacı markasının beş kelimeden ve bir sayıdan, müvekkili markasının ise iki kelimeden ibaret olduğunu, davacının markasını “...” olarak beyan ettiğini ancak davacı markasının “... TÜRKİYE radyolarının birinci programı” ibareli olduğunu, taraf markalarının karıştırılmayacağını, davacı tarafından sunulan pek çok delilin “... ...” ibareli markaya ait olduğunu, davacının bu marka başvurusunun müvekkili şirket markasından daha sonra gerçekleştirildiğini, davacı markasının özel olarak korunan tanınmış marka statüsüne sahip olmadığını, müvekkili şirketin davacı markasının tanınmışlığından yararlanma ve haksız kazanç elde etme amacında olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraf markalarında yer alan “radyo” ibaresinin belli bir meslek grubunu ayırt etmeye yarayan veya ticaret hayatında herkes tarafından kullanılan bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gerek dava aşamasında itiraza/hükümsüzlüğe mesnet 2006/05315 sayılı markanın kullanılmadığına ilişkin def'i ileri sürüldüğü, davacının gerekçe olarak gösterilen 2006/05315 sayılı markasının 11.08.2008 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin marka başvurusunun yapıldığı tarihte (12.11.2020) ve iş bu davanın açıldığı tarihte 5 yıldan fazla süredir tescilli olup, hem YİDK karar iptali hem de hükümsüzlük davası bakımından, davacıya ait marka hakkında kullanım definin ileri sürülebileceği, davacı tarafın, “...” markası ile bir radyo kanalı işlettiğinin tespit edildiği, belgelerin bir kısmında, “...” ibaresi ile birlikte “...” ibaresini kullandığı görülmüşse de ... markasının davacıya ait çatı marka niteliği taşıdığı, bu nedenle kullanımlarda esas unsurun “...” ibaresi olduğunun değerlendirildiği, sunulan belgelerden, marka kullanımının, davacı markasında yer alan “38. sınıf: Radyo yayın hizmetleri: radyo(da) yayın akışının düzenlenmesi hizmetleri...

41.sınıf: Radyo programları yapım hizmetleri: Radyo programları yapım hizmetleri..” hizmetlerine ilişkin olduğunun değerlendirildiği, kullanımının ispatlanması talep edilen ve fakat kullanımı ispatlanamayan "38. sınıf: Televizyon yayın hizmetleri; televizyon veya diğer iletişim araçlarında yayın akışının düzenlenmesi hizmetleri... Haber ajansı hizmetleri (toplanan bilginin dağıtılması)...

41.sınıf: Film, televizyon programları yapım hizmetleri: televizyon programları yapım hizmetleri (reklam programları yapımı hariç), sinema ve video filmleri yapım hizmetleri, kayıt stüdyoları hizmetleri, film seslendirme hizmetleri, radyo ve televizyon alıcılarının kiralanması hizmetleri, sinema ve video filmlerinin kiralanması hizmetleri, sinema projektörleri ve aksesuarlarının kiralanması hizmetleri, ses kayıt cihazlarının kiralanması hizmetleri, video kasetlerinin kiralanması hizmetleri, video kayıt cihazlarının kiralanması hizmetleri."nin sınıfsal benzerlik değerlendirmesinde, değerlendirme dışı bırakıldığı, davacının 2006/05315 sayılı markasında yer alan ve kullanımı ispatlandığı kabul edilen “38. sınıf: Radyo yayın hizmetleri; radyo(da) yayın akışının düzenlenmesi hizmetleri...

41.sınıf: Radyo programları yapım hizmetleri: Radyo programları yapım hizmetleri..” ile dava konusu marka kapsamında yer alan “38. Sınıf: Radyo yayın hizmetleri.

41.Sınıf: Radyo programları yapım hizmetleri.”nin aynı hizmetler olduğu, bu hizmetler bakımından taraf markaları arasında “ayniyetin” oluştuğu, davacının markasında yer alan ve kullanımı ispatlandığı kabul edilen kapsamında yer alan “38. sınıf: Televizyon yayın hizmetleri.

41.Sınıf: Film, televizyon programları yapım hizmetleri” ile aynı tür hizmetler olduğu, ayrıca, dava konusu marka kapsamında yer alan “38. sınıf: Haber ajansı hizmetleri"nin de davacının kullanımını ispatladığı hizmetler ile ilişkili görüldüğü, tüketici nezdinde aynı firmalar tarafından sunulmasının beklenebileceği, dolayısıyla “38. sınıf: Haber ajansı hizmetleri” bakımından, taraf markaları arasında benzerlik oluştuğu, taraf markaları karşılaştırıldığında, “.../...” ibaresini ortak biçimde esas unsur olarak içerdikleri, söz konusu ibarelerin görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer oldukları, SMK'nın 6/3 hükmüne göre, başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedileceği, marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerektiği, benzer olarak kabul edilmeyen hizmetler bakımından ise, davacının herhangi bir gerçek hak sahipliğinin bulunmadığı, davacı tarafça sunulan belgelerin, markanın tanıtımına değil “kullanımına” ilişkin belgeler olduğu, Türkiye’de gerçekleşen tanıtım faaliyetlerine ilişkin, dosyaya herhangi bir belge, ilan, reklam harcaması, haber, dergi vb. tanıtım malzemesi sunulmadığı, tanınmışlığın değerlendirilebileceği herhangi bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle, iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı, davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markanın bir kısım hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgunun ileri sürülmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile;

2021.M-10344 sayılı YİDK kararının "38. Sınıf: Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haber ajansı hizmetleri.

41.Sınıf: Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri." hizmetleri bakımından iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2020/140447 sayılı markanın "38. Sınıf: Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haber ajansı hizmetleri.

41.Sınıf: Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri." hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itiraz sahibinin esasen Markalar Dairesi Başkanlığı kararına yönelik olarak YİDK'e SMK'nın 6/1 hükmü kapsamında itiraz etmiş olmasının, Markalar Dairesi Başkanlığının kararının tümüne, bu arada kullanıma ilişkin delilleri yeterince değerlendirmemesine de yöneldiği, davacı tarafın dosya kapsamında sunduğu belgeler incelendiğinde, “...” markası ile bir radyo kanalı işlettiğinin anlaşıldığı, davacının markasal kullanımlarının bir kısmında, “...” ibaresi ile birlikte “...” ibaresini kullandığı, ... markasının davacıya ait çatı marka niteliği taşıması nedeniyle kullanımlardaki esas unsurun “...” ibaresi olduğu, ayrıca sunulan belgelerden, marka kullanımının, davacı markasında yer alan “38. sınıf: Radyo yayın hizmetleri: radyo(da) yayın akışının düzenlenmesi hizmetleri... 41. sınıf: Radyo programları yapım hizmetleri: Radyo programları yapım hizmetleri..” hizmetlerine ilişkin olduğu, bu kapsamda davalıya ait dava konusu marka kapsamında yer alan “38. Sınıf: Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haber ajansı hizmetleri. 41. Sınıf: Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.” ile davacı markasında yer alan ve kullanımı ispatlanan hizmetlerin benzer olduğu, dikkatli ve bilinçli tüketici kitlesinin dahi, daha sonra davaya konu "..." markasını önceki marka kapsamında yer alan hizmetler ile aynı veya benzer olduğu tespit edilen hizmetler üzerinde görmesi veya işitmesi halinde, davaya konu bu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait marka zannedebileceği, bu şekilde tüketim tercihinde bulunarak yanılsama yaşayabileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsama yaşayabileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında belirlenen hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacının tescilli markası ile hali hazırda koruma altında olduğu, SMK'nın 6/3 hükmü anlamında tescilsiz bir kullanımından söz edilemeyeceği, dosya kapsamındaki belgelere göre davacının markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog