Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/6091 E. , 2024/22814 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, sendika üyesi arkadaşlarının daha çok hak elde ettiğini görmesi ve arkadaşlarının da zorlamasıyla söz konusu sendikaya üye olduğu, ilgili sendikadan 2016 Ocak döneminde gördüğü lüzum üzerine ayrıldığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması neticesinde, Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı Devletin Güvenliği ve Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunun ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı suçtan dolayı kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/1 maddesi gereğince kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği görülmüştür.
Bununla birlikte, bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Davacı hakkında terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 172/1 maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.
Davacı hakkında yürütülen soruşturması neticesinde verilen Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı Devletin Güvenliği ve Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunun anılan kararında yer alan; ''...E.Y.'ın şüpheli hakkında özetle; "2007 yılında Suluova'ya tayin olduğunu, T.S.'ın kendisini sohbetlere davet ettiğini, sohbeti yapan kişilerin T.S. ile C.K. olduğunu, sohbet grubunda U.Y., E.Y., ..., İ.T., nadiren A.T. ve yine nadiren M.Ç.'in olduğunu, bu sohbetlerin 2013 yılına kadar devam ettiğini" belirttiği,
A. T.'in şüpheli hakkında özetle;
"2009 yılında Suluova'ya tayin olduğunu, İ.T.'nin kendisini sohbetlere davet etmesi üzerine sohbetlere gitmeye başladığını, bu toplantıların 2013 yılına kadar devam ettiğini, sohbet grubunda İ.T., C.A., ..., C.K., M.Ç., E.Y., S.A. ve T.S.'ın olduğunu, sohbeti genelde C.K.'ın yaptığını" belirttiği,
M. Ç.'in şüpheli hakkında özetle;
"2011 yılında Suluova'ya tayin olduğunu, 2012 yılında Suluova'da bulunan Şeker Camii'nin yan tarafında kermes düzenlendiğini, bu kermese Milli Eğitim camiasından tanıdığı S.A., C.K., C.A., O.D., İ.T., ..., T.S. ve A.T.'in katıldığını, burada kendisini sohbet toplantılarına davet ettiklerini, kendisinin de bu tarihten sonra zaman zaman bu kişilerle birlikte sohbet toplantılarına katıldığını, bu toplantıların genellikle sırayla kendi evlerinde yapıldığını, ...'in sohbetlerde Kuran-ı Kerim okuduğunu" belirttiği,
İ. T.'nin şüpheli hakkında özetle;
"1999 senesinde bu örgüt ile tanıştığını, 2002-2003 yıllarında Suluova'ya tayininin çıktığını, Suluova'da bu örgütün peşini bırakmadığını, o dönemler mütevelli heyetinde olduğunu bildiği ... isimli kişinin kendisiyle irtibata geçtiğini, 2013 yılına kadar örgüt içerisinde bulunduğunu, bu grupta C.K., S.A., C.A., O.D., Ş.K., S.S. ve ... isimli kişilerin bulunduğunu, gruptan sorumlu olan kişinin S.A. olduğunu, bu grubun düzenlemiş olduğu Sinop gezisine katıldığını, 2015 yılının sonlarına doğru bu grupta tamamen ilişkilerini sonlandırdığını" belirttiği,
O. D.'nun şüpheli hakkında özetle;
"2010-2011 yılında Suluova'da yaşayan T.K.'in kendisini davet etmesi üzerine cemaatle tanıştığını, bu kişinin kendisini öğretmenlerle tanıştırdığını, tanıştığı öğretmenlerin C.K., S.A., C.A., A.T., S.S., Ş.K., ..., İ.T., E.Y. ve M.Ç. olduğunu, bu kişilerin sohbetlere gidip geldiğini, sohbeti ...'ın yaptığını, 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra toplantıların fesh olduğunu, 17-25 Aralık öncesi aynı ekiple Kastamonu gezisine katıldığını, bu sohbetlerin kim müsaitse o kişinin evinde yapıldığını" belirttiği,
Hakkındaki iddialar üzerine şüpheli ...'in yakalanarak gözaltına alındığı, ikametinde arama el koyma tedbirlerinin uygulandığı, şüphelinin ifadesinde özetle; "1994-1995 yıllarında Amasya Ahi Dershanesi'ne gittiğini, cemaatle burada tanıştığını, Atatürk Üniversitesi'nde okurken de bu yapıya ait yurtta kaldığını, o tarihten bugüne kadar değişik isimlerde sohbetlere katıldığını, tayinle Suluova'ya geldiğini, bir müddet toplantılara katılmadığını, 5-6 yıl öncesinde sohbetlere katılmaya başladığını, sohbet grubunda T.S., Muharrem adında öğretmen, İ.T., C.K., S.A., O.D., Ş.K., S.S., C.A. ve S.G.'in olduğunu, bu sohbetlerin SUYAD-DER isimli dernekte yapıldığını, C.K.'ın ihya okuduğunu, S.A.'un da risalelerden ve ihyadan pasaj okuduğunu, kendisinin de Kuran-ı Kerim'den aşır okuduğunu, 2011-2012 yıllarında kurban bağışında bulunduğunu, bunun dışında yardımının olmadığını, Bank Asya'dan kredi çektiği için hesabının ve kredi kartının olduğunu, ancak bu bankaya para yatırmadığını, A.T., E.Y. ve M.Ç.'in de ara sıra sohbetlere dinleyici olarak geldiğini, 17-25 Aralık sonrası bu örgütle ilişiğini kopardığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini" belirttiği...'' tespitleri, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. GEREKÇEDE KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır.
Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır.
Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının 28/12/2015 tarihinde sendika üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının anılan sendikada üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna veyahut sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin de sunulmamış olması karşısında sendika üyeliğinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında davacı aleyhine değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.