8. Hukuk Dairesi 2024/2674 E. , 2025/7263 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... İdaresi vekili, ... vekili, ... Belediye Başkanlığı vekili ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, ... ili ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan yaklaşık 7.000 metrekarelik araziyi, aynı köyde ikamet eden ve yaklaşık 35 seneden beri zilyetliğinde bulunduran maliki İsmail Karak'tan 7.750 TL bedel karşılığında 12.05.2009 tarihinde satın aldığını, o tarihten beri davacının nizasız ve fasılasız olarak tarım faaliyetinde kullandığını ileri sürerek, tapulama dışı bu yerin tapuda davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahil ... vekili; davacının dava konusu taşınmazın zilyedi olmadığını, imar ve ihya ederek 20 yıldan fazladır taşınmazı müvekkilinin kullandığını beyanla, davacının davasının reddi ile dava konusu taşınmazın müvekkili ... adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmaları yapılıp kesinleştiğini, 6831 sayılı ... Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince ... adına tapulandığını, taşınmazın daha önce ... rejimi içinde olduğundan yerin imar-ihya edilerek ya da zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 28.06.2012 tarihli ve 2010/636 Esas, 2012/271 Karar sayılı kararla; müdahillik talebinde bulunan ... vekilinin 17.04.2012 tarihli ara kararındaki müdahillik talebinin reddine ilişkin ara kararına itirazının reddine; fen bilirkişisinin 24.06.2011 tarihli krokisinde pembe renkle gösterilen 5.637 metrekarelik kısımla ilgili davacı vekilinin herhangi bir talebi olmadığından bu konuda herhangi bir karar verimesine yer olmadığına; fen bilirkişisinin 24.06.2011 tarihli krokisinde sarı renkle gösterilen ... ili ... ilçesi ... köyü 5 paftada bulunan 8.012 metrekarelik dava konusu yerin ... köyünün en son parsel numarası verilmek kaydı ile... TC kimlik numaralı davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmün asli müdahil vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.04.2014 tarihli ve 2013/10911 Esas, 2014/4258 Karar sayılı ilamıyla; ".... mahkemece öncelikle, ilgisi yönünden davasını ... Yönetimine yaygınlaştırması için davacıya olanak verilmeli, yaygınlaştırıldığı takdirde, ... Yönetimi ve müdahilin delilleri sorulmalı ve toplanmalı ve eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ve fotogrametri yöntemiyle kadastro çalışmalarına altlık olarak düzenlenen kadastro paftası ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve ... Bakanlığı (... ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan, bu konuda uzman ... yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir ... mühendisi, bir ziraat yüksek mühendisi (toprak bölümünden mezun) ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; ... öncesi ... olan bir yerin üzerindeki ... bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt ... toprağının ... sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman ... bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ölçeğinin kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte aynı haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Yukarıda açıklanan yönteme göre yapılacak araştırma sonunda taşınmazın ... sayılmayan yerlerden olduğunun saptanması halinde, davacı ve müdahil yararına 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. maddelerinde zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, davalı yerdeki kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar ve ihya ile zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; imar-ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğu hususunda takdirî delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ve gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tespit tarihinden 15-20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumu bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenerek denetlenmeli, taşınmaz ve çevresinin genel görünümünü gösterir dört taraftan çekilmiş fotoğraflar dosyaya konulmalı, taşınmazın üzerindeki zeytin ve meyve ağaçlarının aşı yaşları, dağılımları belirlenmeli, 3402 sayılı Kanunun 14/1. maddesinde yazılı 40... dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen ikinci fıkrası hükümleri dikkate alınmak suretiyle yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları ve satın alınan kişiler yönünden aynı çalışma alanı içinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, tapu ve ilgili kadastro müdürlüklerinden ve yine aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tespit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda ziraat mühendisinden kanunun amacına uygun rapor alınmalı, tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'in davasının kısmen kabulüne, ... mühendisi bilirkişi... tarafından düzenlenen 17.01.2021 tarihli raporda (B1) harfi ile yeşil çizgi ile gösterilen 3.822,15 metrekarelik taşınmaz bölümünün ... ili ... ilçesi ... köyü en son parsel numarası verilmek kaydı ile davacı ... adına tapuya tesciline, davacının diğer kısımlara ilişkin talebinin reddine, asli müdahilin taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... İdaresi vekili, ... vekili, ... Belediye Başkanlığı vekili ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalılar ... İdaresi vekili, ... vekili, ... Belediye Başkanlığı vekili ve .... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Eldeki dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olup, bu tür davalarda ... ve ilgili kamu tüzel kişilikleri yasal hasım durumunda bulunduğundan vekalet ücreti de dahil hiçbir yargılama giderinden sorumlu tutulamayacakları gözetilmeden aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... İdaresi vekili, ... vekili, .... Belediye Başkanlığı vekili ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının (4), (6) ve (7) numaralı bentlerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine (4) numaralı bent olarak; "Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 115,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 312,50 TL harcın davanın niteliği gereği davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına", (6) numaralı bent olarak; "Davanın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına" ve (7) numaralı bent olarak ise; "Davanın niteliği gereği davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ... Belediye Başkanlığı ile davalı ... Belediye Başkanlığına ayrı ayrı iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.