Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/—
KARAR NO: 2026/—
VEKİLİ: Av.
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/09/2024
KARAR TARİHİ: 13/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 16/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 03.02.2023 tarihinde Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında yapılan yazılı ve sözlü sözleşmeler kapsamında ... Su bayiliği yapmakta olan müvekkil firma, “... Su” markasını büyütmek için ... ilinde ve diğer illerde müşteri ağı oluşturmayı hedeflediğini, müvekkili firma iki yıllık bayilik sözleşmesinin birinci yılında "... Su" markasını yaygınlaştırmak ve müşteri potansiyelini büyütmek için büyük bir organizasyon ağı oluşturmak adına büyük oranda emek ve çaba harcadığını, müvekkili firma sözleşme kapsamında düzenlenen edimlerini 03.02.2023 tarihinden itibaren sözleşmeye uygun olarak tüm özverisi ve güvenilirliği ile yerine getirdiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince, müvekkil firma tedarik edilmesi istediği mal miktarını beyan etmekte, davalı firma tarafından da bu tedarik sağlandığını, ancak, Bayilik sözleşmesinin 2. yılında müvekkili firma, emek ve çabasının geri dönüşlerini almak adına yoğun satışlar ve müşteri memnuniyeti oluşturmaya başladığı esnada davalı firma tarafından hiçbir haklı neden yokken sözleşme edimleri yerine getirilmemeye başlandığını, Ülkemizde 31 Mart 2024 Belediye Seçimlerinden sonra ... Büyükşehir Belediyesinde parti değişikliği meydana geldiğini, bu değişimin ardından kademeli olarak belediye şirketlerinde de değişiklikler yapıldığını, Bu nedenle belediye şirketi olan davalı şirketin yönetiminde de Mayıs ortalarında değişiklikler yapıldığını, Bu değişimlerden kısa bir süre sonra müvekkili firma aynı şekilde mal tedariği için sipariş oluşturmasına rağmen davalı firma tarafından müvekkili firmaya mal tedariği durdurulduğunu, davalı firma yaşadığı yönetim değişikliğinden sonra müvekkili firma eski dönemde, eski yöneticiler varken bayilik anlaşması yaptığından müvekkili firmanın o zamanki yetkililerine ... Partili gözüyle bakılarak hiçbir haklı neden yokken davalı tarafından mal tedariği yapılması durdurulmuş ve davalı firma tarafından sözleşme edimleri yerine getirilmediğini, müvekkili firmaya Haziran başından beri davalı firma tarafından mal tedariği sağlanmamış bu yüzden mail adreslerine müvekkili firmaya mal sevkiyatı yapılmadığı için sorun yaşanmaya başlandığı ve yeniden mal tedariği için sipariş oluşturulduğu beyan edildiğini, ancak müvekkili firma gönderilen maile cevap alamadığı gibi davalı firma tarafından mal tedariği yapılamadığını, siyasi sebeplerle iş ilişkilerinin kesildiği belirtildiğini, müvekkili firma tarafından ...

29.Noterliği yevmiye numaralı 10.07.2024 tarihli ihtarname ile uğranılan zararın giderilmesini aksi halde yasal yollara başvurulacağı belirtildiğini, ancak davalı firma tarafından ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkili firmanın uğramış olduğu zararların giderilmesi amacıyla huzurdaki dava açılması için Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulmuş ancak anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulüne, yargılama aşamasında toplanacak deliller neticesinde müvekkili şirketin tüm zararları/alacakları net olarak ortaya çıkacağından 6100 sayılı HMK'nın 107.maddesinde düzenlenen Belirsiz Alacak Davası kapsamında sonradan arttırılmak üzere şimdilik 100.000,00 TL zararın/alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı firmadan tahsiline ve müvekkili firmaya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının öne sürdüğü iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının ... ve ... Büyükşehir Belediyesi ile olan ticari ilişkilere ve siyasi iddialara dayanarak zarar talebinde bulunduğu ancak bu iddiaları hukuki ve ticari temele dayanmadığını, müvekkilinin bayiilik sözleşmesinin çeşitli maddelerine dayanarak davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin 4. Maddesi "Bayiinin dağıtım yapacağı bölgenin ... ili dışında ... sınırları ve yurt dışı olduğu bu bölge sınırlarına uyulmadığının tespiti halinde şirketin sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği" şeklinde olduğu, davacı şirket hedeflenen (ayda 5.000 koli) koli satış rakamlarına ulaşamadığı gibi sadece 1.300 koli satış yaptığını, davacı şirket alacaklılardan saklanmak ve ticari zorluklarını bahane ederek çekleri karşılıksız bıraktığını, bu da ifa zorluğu yarattığını, siparişlerin zamanında verilmemesi nedeniyle tedarik sürecinin aksadığını, temerrüte düşen bayi için şirketin sözleşmeyi feshetme ve tüm alacakları muaccel hale getirme hakkı olduğunu, müşteri bilgi ve şirket adını izinsiz kullandığını, rekabet yasağına rağmen davacı şirketin benzeri faaliyetlerde bulunduğunu, cari hesapta borç biriktiğini ve teminat mektubu kapsamında 2.000.000,00 TL'lik ödeme yapılamadığını, davacı şirketin iflas etmiş gibi davrandığını, çeklerin ödenmediği ve ham madde alımlarını durdurduğunu, ticari sorumluluklarını yerine getirmediğini, kötü niyetli davrandığını, sözleşmeye sadık kalmadıkları nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

KANITLAR: Bayiilik sözleşmesi, ihtarname, mail yazışmaları, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :

Dava, taraflarca akdedilen bayilik sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı Tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde 1 SMMM, 1 NİTELİKLİ HESAP UZMANI bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.

Alınan 12.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre 13.06.2024 tarihinde davacı şirketin davalı şirkete ciro edilen çekler hariç 13.424.082,89 TL borçlu olduğu bu tutarın davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen 2.000.000,00 TL tutarındaki teminat mektubu tutarından fazla olduğu ve davacı şirketin davalı tarafa gönderilen ihtarnamenin tarihi olan 10.07.2024 de ise davacı şirketi teminat mektubunun tahsil edilmesinden sonrasında davalı şirkete 11.899.028,01 TL borçlu olduğu ve taraflar arasında imzalanan 03.02.2023 tarihli Bayiilik Sözleşmesinin 19. Maddesi kapsamında davacı şirketin davalı şirkete ürün vermeyi kesme ve sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh etme hakkına sahip olacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesininTaraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesinin , Ödeme Şartları başlıklı 19.maddesi :'Madde Bayi yurtiçi satışlarda ürünlerin bedellerini teminat mektubu olması halinde fatura kesim tarihindenitibaren 45 gün vadeli olarak çek ile ödeyecektir.Madde Bayi belirlenen sürede ödeme yapmaması ve teminat miktarını aşmasına rağmen riskli kısmı teminatlandıramaması halinde ŞİRKET ,BAYİ ye ürün vermeyi kesme ,sözleşmeyi tek taraflı feshetme yetkisine sahiptir.

Madde ... BAYİ temerrüde düşmesi halinde ŞİRKETin BAYİ den tüm alacakları muaccel hale gelecektir.ŞİRKET in vadesi gelmiş gelmemiş tüm alacakları ile ilgili yasal işlem yapma teminat mektubunu veya varsa DBS hesabından tüm alacağı çekme hak ve yetkisine sahip olduğunu BAYİ şimdiden kabul ve taahhüt eder.Madde19.5 BAYİ ancak varsa teminat mektubu tutarı kadar cari hesap (borcu ) bulundurabilir.Teminat miktarını aşan miktarda ürün satışı kambiyo senedi karşılığı olsa dahi ŞİRKET in takdirindedir.' şeklinde olduğu ; Yukarıda değinilen bilirkişi raporundan ; davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre 13.06.2024 tarihinde davacı şirketin davalı şirkete ciro edilen çekler hariç 13.424.082,89 TL borçlu olduğu bu tutarın davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen 2.000.000,00 TL tutarındaki teminat mektubu tutarından fazla olduğu ve davacı şirketin davalı tarafa gönderilen ihtarnamenin tarihi olan 10.07.2024 de ise davacı şirketi teminat mektubunun tahsil edilmesinden sonrasında bile davalı şirkete 11.899.028,01 TL borçlu olduğu anlaşılmakla, davalının, bayilik sözleşmesinin 19.maddesi hükmü kapsamında, fesihte haklı olduğunun kabulü ile feshin haksız olduğuna dayalı davanın reddi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 1.707,75 TL'den mahsubu ile artan 975,75 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,

4.Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,

6.Davalı yararına ölçümlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi’ne ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/02/2026

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog