Esas No
E. 2025/346
Karar No
K. 2025/346
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
T. C. Ankara Batı 2.

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/346 Esas - 2026/138 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2025/346
KARAR NO: 2026/138
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/06/2025
KARAR TARİHİ: 23/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 17/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ....’ın kullanmakta olduğu ... plakalı araç ile ....’ın kullanmakta olduğu ruhsat sahibinin müvekkili olduğu .... plakalı aracın çarpışması neticesinde müvekkilinim aracında maddi hasar oluştuğunu, kazanın akabinde müvekkiline herhangi bir şekilde araç değer kaybı adı altında bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ... plakalı aracın ZMMS şirketi olan ... Sigortaya değer kaybı adı altında başvuru yapıldığını, 20.03.2025 tarihinde sigorta şirketi tarafından 51.750,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının çok çok altında kaldığını belirterek, şimdilik 1.000,00-TL değer kaybı bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafından yapılan başvuru neticesinde, dava konusu kazaya ilişkin .... numaralı hasar dosyasının açıldığı ve davacı yana 20/03/2025 tarihinde 51.750,00 TL değer kaybı ; 22/04/2025 tarihinde ....SİGORTA A.Ş.'ye 203.599,94 TL RÜCUEN tazminat ödemesi yapıldığını, davacı yanın değer kaybı ve araç hasarı zararı kaza tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuata göre yapılan yargılamalar sonucu tamamen karşılandığını, araç mahrumiyet bedeli talebi trafik poliçeleri yönünden teminat dışı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacı yanın zararının karşılanmış olduğunu belirtmiş ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeniyle değer kaybı tazminatı hususlarına ilişkindir.

Başvuru koşuluna ilişkin olarak, davalı sigorta vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre davalının bu yöndeki itirazlarına da itibar edilmemiştir.

Haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemli davalarda, kusur durumunun doğru şeklide tespit edilmesi önemlidir. Trafik kazasında, kusurun tespiti açısından kaza tespit tutanağı, aksi ispatlanıncaya kadar geçerli bir belge olup aksinin ispatı da mümkündür. Dosyaya sunulan trafik kazası tespit tutanağının kazaya karışan araç sürücülerince düzenlendiği görülmüştür. Dosya kusur oranının tespiti için uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, mahkememizce alınan 05/01/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; '' Kazaya karışan taraflardan ..... plakalı araç sürücüsü ....' ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 56/a-1 "Sürücülerin; geçme ,dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, Yasaktır" maddesini ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda BİRİNCİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU (% 100 oranında), ... Plakalı Araç Sürücüsü ... ın ise; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan kural, yasak ve yükümlülüklerden herhangi birini ihlal etmediğinden meydana gelen kazanın oluşumunda KUSURLU OLMADIĞI,''nın belirlendiği anlaşılmıştır.

Davaya konu uyuşmazlık bakiye değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa daha önceki kaza/hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle tespit edilir. Dosyanın bakiye değer kaybının tespiti ve miktarının hesaplanması yönünden Makine Mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.

Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden gelen kayıtların da bilirkişi tarafından incelendiği, aracın davaya konu kazadan önce başkaca bir kazaya karışmadığı görülmüştür. Dosyaya davalı sigorta şirketi tarafından sunulan ödeme belgesi dikkate alınarak hesaplama yapıldığıanlaşılmıştır. Anılan raporun incelenmesinde; araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği, varsa daha önceki kazaları da nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine uygun olarak hesaplandığı, taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibariyle bakiye değer kaybı bedelinin 36.000,00-TL olduğu tespit edilmiştir.

Davacı vekili, 11/02/2026 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini 36.000,00-TL olarak arttırmıştır.

Davaya konu aracın sigorta poliçe vadesinin 20/08/2024-20/08/2025 olduğu, maddi hasara ilişkin araç başı teminat limitinin 200.000,00-TL, kaza başı teminat limitinin 400.000,00-TL olduğu görülmüştür. Kaza tarihinin 20/03/2025 tarihi olduğu göz önünde bulundurulduğunda 2025 yılı teminat limitlerinin araç başı 300.000,00 TL, kaza başı 600.000,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla kazanın meydana geldiği 2025 yılı limitlerine göre teminat limitinin henüz tükenmediği anlaşılmıştır. Davacının talebi doğrultusunda taleple bağlılık ilkesi gereği faiz başlangıç tarihi dava tarihi olarak belirlenmiş, aracın vasfı ve kullanım amacı dikkate alınarak yasal faize hükmedilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; Davanın KABULÜ İLE

1.36.000,00- TL Bakiye Değer Kaybı Bedelinin davacının talebiyle bağlı kalınarak dava tarihi olan 20/06/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine

2.Alınması gereken 2.459,16-TL harçtan dava açılırken peşin 615,40-TL harç ve ıslah ile alınan 597,71-TL olmak üzere toplam 1.213,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.246,05-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3.Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.213,11-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 36.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı tarafça yapılan 12.308,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,

7.6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/02/2026 Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog