Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. ****** BAM ****** HUKUK DAİRESİ

T.C.

**********

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

***********. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : **********

KARAR NO: *********

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : **********. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :

NUMARASI : *************

DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ***************
DAVALI: ***********
TASFİYE MEMURU: ... - ...
DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
KARAR TARİHİ: *
KARAR YAZIM TARİHİ: *

********. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ********* tarih, *********** Esas ve********** Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili *******'in,************ A.Ş'nin C grubu hisselerinden 5.000 adedini (eski 50.000,00 TL / yeni 50,00 TL) 02.01.1996 tarihinde hisse devir protokolü ile devir almış gözüktüğünü, hatta 03.01.1996 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısına katılmış ve yönetim kurulu üyeliğine atanmış gözüktüğünü, ancak müvekkilinin*********** tarihinde eski para ile 50.000,00 TL ödeyip hisse alımı konusunda "hisse devir protokolü" yapmadığı gibi dava dilekçelerinin ekinde sunmuş oldukları kararda mevcut ismi altındaki imzanın da kendisine ait olmadığını, yani müvekkilinin hiçbir belgeye imza atmadığından hisse devrinin söz konusu olmadığı halde müvekkilinin davalı şirket hissedarı ve yönetim kurulu üyesi gözükmesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından yapılmış veya imzalanmış "Hisse Devir Protokolü" mevcut olmadığından başından itibaren davalı şirkete ortaklığının söz konusu olmadığını, bir anlamda bu devrin yok hükmünde olduğunu, müvekilinin ortak olmadığı halde davalı şirkete ortak olarak gözükmesinin bir anlam ifade etmediğini, gerçek olmayan mevcut durumun ortadan kaldırılması için************. Asliye Ticaret Mahkemesi ************* E. numaralı dosyasında dava açıldığını, mahkeme ara kararı gereğince ihya davası açtıklarını , **********. Asliye Ticaret Mahkemesi *********** E. ve ************ K. sayılı ********** tarihli kararı ile Şirketin İhyasına karar verildiğini, ************. Asliye Ticaret Mahkemesi *************E. sayılı dosyada tüm delillerin toplanıldığını ancak dosyanın daha sonra işlemden kaldırıldığını, bu nedenle de taleplerinin kabulü ile ********** tarihinde yapılmış olarak kayıtlarda gözüken hisse devirlerinin iptaline karar verilmesinin gerekliliğini beyan etmiştir.

Davalı şirket tasfiye memuru beyanlarında; takdiri mahkemeye bıraktığını bildirmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Kriminal uzmanı bilirkişi ********** tarafından hazırlanan********** tarihli bilirkişi raporunda; -... isim ve imzası ile Ticaret Sicil Memurluğu'na gönderilen ******** tarihli dilekçe'de atılan imzanın, -******** Noteri tarafından düzenlenen ******** Tarih ve ********* Yevmiye numaralı, Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi'nde devir eden ... ismine atılan imzanın,-... ve************ ad ve imzalı *********** tarihli Ortaklar Pay Listesi'inde; ... ismi karşısına ve Belge altında “Şirket Kaşesi Yetkili İmza” bölümüne atılan imzaların; ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının davalı şirket ortaklığını tevsik eden iş bu belgelerdeki imzaların davacıya ait olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin müvekkilin tamamen lehine olan bilirkişi raporunu anlamadığından davanın reddine karar verdiğini, raporda hisse devir sözleşmesi altındaki imzaların müvekkil'e ait olmadığı ancak **********adına müvekkilin imzalamış olduğu belgeler altındaki imzaların ise müvekkile ait olduğunun belirtildiğini, ********** evraklarının altındaki imzaların mahkemece davalı paksan şirketi evrakları olarak hatalı olarak anlaması nedeni ile davanın reddedildiğini, Yerel Mahkemenin ********* Şirketi ile *********** Şirketini karıştırdığını, bilirkişi tarafından incelenen tüm belgeler de **********Şirketi adına müvekkilinin attığı iddia edilen tüm imzaların sahte olduğunun tespit edildiğini, buna göre müvekkilinin davalı şirkete sahte imzalar ile bilgisi olmadan hissedar ve Yönetim Kurulu Üyesi yapıldığının sabit olduğunu, ayrıca müvekkilinin imzaların atıldığı dönemde Kıbrıs'ta bulunduğuna ilişkin pasaportların sunulduğunu, 1997 senesine kadar sürekli Kıbrısta okuduğunu, müvekkilinin 20 yaşlarında okurken bir şirkete ortak olamayacağını ve Yönetim Kurulu Üyesi olamayacağını, pasaport da imzanın atıldığının iddia edildiği günde Kıbrıs'ta olduğunun kanıtlandığını, Bilirkişi Raporunda beyanı alınan **********'un da ifadesinde ********** Firması ile ilgili olarak hiçbir zaman *******'den imza almadıkların ya da ortak olduğunu bilmediğini, Yönetim Kurulunda hep iki kişi olduğunu bildirdiğini Vergi Dairesi Resmi Kayıtlarında ***** Şirketi tarafından müvekkiline herhangi bir kar payı, Yönetim Kurulu Üyesi Huzur Hakkı ödenmediğini kanıtlayan belgelerin sunulduğunu, ayrıca müvekkilinin beyan ettiği vergi dairesi çıktılarını dosyaya sunarak müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını kanıtladıklarını, müvekkilinin hiçbir zaman kar payı temettü almadığının vergi dairesi kayıtları ile sabit olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, devir sözleşmesinde imzaların sahte olduğu iddiasıyla Anonim Şirkette hisse devirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 409. maddesinde; "Hisse senetleri, hamiline veya nama yazılı olur. Esas mukavelede aksine hüküm bulunmadıkça hisse senetlerinin nama yazılı olması lazımdır. Bedelleri tamamen ödenmemiş olan paylar için hamile yazılı hisse senetleri veya ilmühaberler çıkarılamaz. Bu hükme aykırı olarak çıkarılanlar hükümsüzdür. Hüsnüniyet sahiplerinin tazminat hakları mahfuzdur. " düzenlemesi ve 415. maddesinde; "Hamiline yazılı hisse senetlerinin devri şirket ve üçüncü şahıslar hakkında ancak teslim ile hüküm ifade eder. " düzenlemesi yer almaktadır.

Anonim şirketlerde TTK 416 maddesi uyarınca nama yazılı hisse senetlerinin devri, bu senetlerin cirosu ve devralana teslimi suretiyle olduğu ve devrin şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm doğuracağı, pay senede bağlanmamış ise, bunların devri, alacağın temliki hükümlerine tabi olup, devir beyanı ile gerçekleşeceği, devrin şirkete karşı hüküm ifade etmesi ise devrin TTK 416/2 uyarınca pay defterine kaydı ile mümkün olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı taraf, müvekkilinin davalı şirket ortağı olmadığını ve hisse devrine ilişkin imzaların sahte olduğunu, yönetim kurulu kararları altındaki imzaların da kendisine ait olmadığını iddia etmektedir. ********* Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazısı ile **********. A.Ş'nin ******** tarihinde kurulduğu, ************** tarihinde yapılan olağan Genel Kurulda, yönetim kurulu üyeliğine üç yıl süre ile******, *************, ...'in seçildiği, bu toplantıya Bakanlık komiserinin de katıldığı, hazirun cetvelinde davacı ...'in isminin karşısında bir imzanın bulunduğu, 04.01.1996 tarihli yönetim kurulu toplantısında Başkanlığa********, başkan yardımcılığına *******, üyeliğe ...'in getirildiği, yönetim kurulu tarafından kararın imzalandığı, yine 02.01.1996 tarihli hisse devir protokolü ile*********'in 5.000 adet hamiline muharrer "C" grubu hissesini 50.000.000 TL bedel ile **********'e devrettiği, devir protokolünün ***********.Noterliği tarafından tastik edildiği, ayrıca genel kurulun ve yönetim kurulu kararının ve ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, daha sonra 11.06.1997 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısının Bakanlık komiseri gözetimde yapıldığı ve bu toplantıda ...'in oy toplama memurluğuna seçildiği ve tutanakta imzanın olduğu, hazirun cetvelinde de davacı adı karşısında bir imza bulunduğu, 02.01.1997 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında yönetim kurulu üye olarak görevlendirildiği, yine 28.05.1997 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile sermayenin arttırılmasına karar verildiği kararda yönetim kurulu üyesi olarak ...'in adı altında bir imza olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğüne sunulan 23.06.1997 tarihli yazı ile Bağ-kur evraklarının onaylanmasının talep edildiği ve Bağ-kur a giriş bildirgesinde ortağın şirkete girdiği tarihin 02.01.1996 tarihi olarak gösterildiği, yine 27.08.1997 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısının Bakanlık komiseri gözetimde yapıldığı ve bu toplantıda ...'in yönetim kurulunda görevlendirilmesine karar verildiği, hazirun cetvelinde de atılmış bir imza bulunduğu, yönetim kurulu olarak " hazirun cetvelindeki ortaklık ve sermaye yapısının şirket pay defterine ve kayıtlara uygun olduğunun tastikine ilişkin davacı ...'in adı altında bir imzanın bulunduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğünün icra müdürlüğüne yazdığı 28.01.2003 tarihli yazısı ile şirketin 27.08.1997 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurulunda üç yıllığına seçilen yönetim kurulu Başkanı ********, başkan yardımcısı ******, üye ... şeklinde olduğu, kimlik bilgilerinin mevcut olduğu imza beyanname fotokopilerinin yazı ekinde gönderildiği bildirilmiştir.

Her ne kadar Kriminal Uzman bilirkişi ********** tarafından****** tarihli raporda; inceleme konuları olan, ***** Ticaret e ait karar defterinde bulunan; ****** Toplantı tarihli ve 18859 yevmiye numarası ile Noter tasdikli Görev Taksimi ve görev İlzamına ait Yönetim Kurulu Toplantısı, -30.04.1997 Toplantı tarihli ve 14999 yevmiye numarası ile Noter tasdikli Sermaye Artırımına ait Yönetim Kurulu Toplantısı, -05.05.1997 Toplantı tarihli ve 15008 yevmiye numarası ile Noter tasdikli Genel Kurul “ a ait Yönetim Kurulu Toplantısı, -28.05.1997 Toplantı tarihli ve 16957 yevmiye numarası ile Noter tasdikli Sermaye Artırımı “ a ait Genel Kurul toplantısı Olmak üzere bu dört adet Karar Defteri sayfalarında ... ismine atılan imzaların ... eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de; davacının dava dilekçesinde belirtilen ve sahte imza olduğu ileri sürülen 02.01.1996 tarihli "hisse devir protokolü" 03.01.1996 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantı tutanağı ve 03.01.1996 tarihinde yapılan olağan Genel Kurul tutanakları ile diğer genel kurul tutanakları ve hazirun cetvelleri ile yönetim kurulu kararlarında bulunan davacı imzalarının incelenmediği, bilirkişi incelemesine konu edilen 1997 yılı karar defterindeki tutanakların ise belge aslı olup olmadığının açıkça belirtilmediği, ticaret sicil gazetesinde ve Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bildirilen imza beyannamelerinin getirtilmediği, bu suretle kriminal uzmanı bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olup hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece bilirkişi raporuna göre hisse devir sözleşmesindeki imzaların davacı eli ürünü olduğu belirtilerek kabul kararı verilmiş ise de; bu hisse devir sözleşmesinin davacıya ait başka bir limited şirket ile ilgili hisse devir sözleşmesine ilişkin olduğu, davalı Anonim şirkete ilişkin olmadığı, dolayısıyla mahkemece davacının davalı şirket ortaklığını tevsik edici belgeler olarak değerlendirmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmaktadır.

Buna göre, her ne kadar davalı şirketin tasfiye halinde olduğu ve şirket defterlerine ulaşılamadığı belirtilmekte ise de, ticaret sicil memurluğundan davalı şirkete ait tüm bilgi ve belgeler ile özellikle sahte imzalar ile davacının hisse devir aldığı ve yönetime seçildiği ileri sürülen 02.01.1996 tarihinden itibaren genel kurul tutanakları ile yönetim kurulu kararları ve eklerinin, ayrıca varsa *************'in paylarını davacıya devrettiğine dair yönetim kurulu toplantı tutanağının, ayrıca imza beyannamelerine ilişkin noter evraklarının celbi ile, genel kurul tutanaklarında ve hazirun cetvelinde bulunan davacı imzaları da değerlendirilmek ve imza incelemesinin davaya konu edilen 02.01.1996 tarihli hisse devir protokolü ile davacının katıldığı görülen genel kurul tutanakları ve hazirun cetvelleri üzerindeki imzaları da incelenmek suretiyle Adli Tıp Kurumu ihtisas dairesinden rapor alınması, ve davacının devir tarihinde Kıbrıs'ta bulunduğu yönündeki davacı iddiaları da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Kabule göre de; her ne kadar, davacının******* Esas sayılı dosya nedeniyle şirketin ihyasını daha evvel talep ettiği ve şirketin o dosya ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmiş ise de; kesinleşen ilamı ile sınırsız ihya karar verilmediğinden ve söz konusu mahkeme kararı gereği halen ayakta olan ve ihya edilmiş bir şirketin varlığından bahsedilemeyecektir. Bu nedenle bu ihya işlemi gelecekteki tüm davalar dava ve işlemler yönünden şirketin ihya edildiği anlamına gelmemelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.01.1999 gün ve 1999/10-1-1 Sayılı Kararı) Buna göre Şirket tüzel kişiliğinin eldeki iş bu dosya yönünden ihyası için davacı tarafa süre verilmesi, iş bu dosya ile sınırlı olarak ihya kararının verilmesinden sonra yukarıda belirtildiği üzere Ticaret Sicilinden tüm sicil dosyası ve belge asılları da getirtilerek ve varsa şirkete at ortaklar kurulu karar defteri ve diğer defterler dosyaya sağlanarak imza incelemesi yaptırılarak ATK'dan rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ********. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin********* tarih, ********* Esas ve************Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2.HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,

3.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istek halinde yatırana iadesine,

4.Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına,

5.Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 08/05/2025 ...

Başkan

...

(e-imzalıdır)

Şenay

KORKMAZ

Üye

...

(e-imzalıdır)

Umut

BAŞOL

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Katip

...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog