Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

BEYANLAR

Davacı dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; ... plaka numaralı araç için ... San. A.Ş. ile davalı şirket arasında, 21.12.2017 başlangıç ve 21.12.2018 bitiş tarihli KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi imzalandığını, bahsi geçen araç, müvekkili şirket ... tarafından uzun süreli olarak kiralandığını, bu nedenle ... işleten sıfatını haiz olduğunu, işbu poliçenin geçerli olduğu 14.02.2018 tarihinde, poliçeye konu araç, müvekkil şirket ... çalışanı ... tarafından kullanılmakta iken; kazaya karıştığını, kaza neticesinde ... yaralandığını, ... tarafından, ... aleyhine, Karaman . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile, maddi ve manevi tazminat konulu dava ikame edildiğini, mahkemenin ... Karar sayılı ve 06.06.2023 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, işbu karar davacı tarafından Karaman İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, bahsi geçen dosyanın borcu, ... adına müvekkili şirket ... tarafından ödendiğini, Zira ... müvekkili şirketin çalışanı olduğundan, yaşanan kaza işveren sorumluluğu kapsamında olduğunu, ek olarak kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç da müvekkili şirket tarafından uzun süreli kiralanmış olup müvekkili işleten sıfatını haiz olduğunu, müvekkili şirket tarafından ... Sigorta A.Ş'ye rücuan ödeme için başvuruda bulunulmuş olmasına rağmen bugüne kadar ... Sigorta A.Ş tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca müvekkili şirketin başvurusundan önce ... Sigorta tarafından müvekkili şirkete teklif iletildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi kapsamında dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmesinde, taraflar anlaşmaya varamadığını, Karaman . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı nedeniyle, müvekkili şirket ... tarafından, Karaman İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, karşı taraf sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesi için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu beyanla; Fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirket tarafından ödenen 26.320,00 TL Rücuen Tazminat alacağının, 04.03.2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, KTK ZMS Sigorta Poliçesindeki Teminat Limitleri dahilinde, davalı sigorta şirketinden tahsiline, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ek olarak davacı kurumun alacakları rücu zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı HMK'da yetkili olarak belirtilen mahkemelerin hiçbirinde davasını ikame etmediğini, bu nedenle yetki yönünden davanın reddini talep ettiklerini, davanın İstanbul Anadolu Mahkemelerinde görülmesini talep ettiklerini, Davaya konu alacak kalemleri ayrı ayrı belirtilmediğini, HMK. M. 119/Ğ hükmünce talep kalemleri açıkça belirtilmesi gerektiğini, davacının dayandığı delillerin taraflarına tebliğe çıkarılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, 15.04.2015 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın kaza tarihinde uzun süreli kiralık olduğu belirtildiğini, söz konusu kiralamanın uzun süreli olması durumunda işleten sıfatı/ değişeceğinden müvekkili şirketin sorumluluğu kalmayacağını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS Genel Şartlarına Çerçevesinde yapılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınması gerektiğini, müterafik kusur durumu göz önünde bulundurulması gerektiğini, faiz hatalı talep edildiğini, müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını, enflasyondan aşağı olmamak üzere belirtilerek yapılan faiz talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taleplerin reddi gerektiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini beyanla; Davanın görevsizlik nedeniyle reddine, kusura ilişkin itirazları doğrultusunda dosyanın ATK'ya sevk edilmesine, uzun süreli kiralamaların teminat dışında kalması sebebiyle ve müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle davanın reddine, eğer esas inceleme yapılacak ise müterafik kusur araştırılması yapılmasına, eğer esas incelemesi yapılacak ise TRH Mortalite tablosu ve %1,8 Teknik Faiz ile hesaplama yapılmasına, aksi kanaatte PMF hükümlerinin uygulanmasına, müvekkili şirket aleyhine faize hükmedilmemesini, haksız davanın reddine, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER: Bilirkişi ... 02.11.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı tarafından Karaman İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan toplam 74.890,91 TL tutarındaki ödemenin, maddi tazminata karşılık gelen tutarının 25.520,45 TL olması gerektiği kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında iş bu davanın konusunun haksız fiile dayalı üçüncü kişiye ödenen tazminatın sigorta şirketine rücu edilmesine ilişkin olduğu görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; ... plaka numaralı araç için ... San. A.Ş. ile davalı şirket arasında, 21.12.2017 başlangıç ve 21.12.2018 bitiş tarihli KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi imzalandığı, bahsi geçen araç, davacı ... tarafından uzun süreli olarak kiralandığı, bu nedenle ...'ın işleten sıfatını haiz olduğu, işbu poliçenin geçerli olduğu 14.02.2018 tarihinde, poliçeye konu araç, davacı ... çalışanı dava dışı ... tarafından kullanılmakta iken; kazaya karıştığı, kaza neticesinde dava dışı ... yaralandığı, dava dışı ... tarafından, dava dışı ... aleyhine, Karaman . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile; maddi ve manevi tazminat konulu dava dermeyan edildiği, mahkemenin ... Karar sayılı ve 06.06.2023 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verildiği, işbu karar davacı tarafından Karaman İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiği, bahsi geçen dosyanın borcu, dava dışı ... adına davacı ... tarafından ödendiği, dosyanın uzman bilirkişiye tevdine karar verildiği, yapılan tespite göre, davacı tarafından Karaman İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan toplam 74.890,91 TL tutarındaki ödemenin, maddi tazminata karşılık gelen tutarının 25.520,45 TL olması gerektiği belirlendiği gözetilmekle taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamı davacının işleten sıfatına haiz olması ve gerçekleşene fiilin sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği değerlendirmekle davacının rücu hakkına sahip olduğu gözetildiğinde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.

Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.

Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: Davanın KISMEN KABULÜ ile;

1.25.520,45 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 25/06/2025'den itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin 799,55 TL'nin REDDİNE,

2.Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 1.743,30 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç olan: 615,40 TL'nin masubu ile bakiye 1.127,90 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafça yatırılan peşin harç olan : 615,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafça ödenen 615,40 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 596,71 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davacı tarafça yapılan 2.610,00 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 2.530,71 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).

8.Karardan sonra yapılacak masrafların % 96,96 oranında (kabul oranı) davalıya; % 3,04 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,

9.Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

10.Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 25.520,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

11.Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 799,55 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/12/2025

Katip Hakim

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog