Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

BEYANLAR:

Davacı dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkile ait ... plakalı araca, Konya ili, ... ilçesi, ... caddesi mevkinde 31.12.2024 tarihinde ... plakalı ruhsat sahibi ... olan, sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç müvekkilinin aracına çarparak müvekkilinin aracının hasar almasına sebep olduğunu, müvekkilinin aracına çarpıp hasara sebebiyet veren ... plakalı araç sürücüsü %100 oranla tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası olay yerinde maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğini, kazanın oluş şeklinin krokisi çizilmiş ve kazayla ilgili tarafların beyanları alınarak, tutanak taraflarca imzalandığını, kazaya sebebiyet veren ... mülkiyetindeki ... plakalı araç, davalı sigorta şirketi ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalandığını, ZMSS Poliçe numarası ... olan, 12.09.2025 bitiş tarihli poliçe ile kazanın meydana geldiği 31.12.2024 tarihinde araç sigortalı olduğunu, 6704 sayılı Kanunun 5. Maddesi ile 2918.S.K.nun 97. maddesinde yapılan değişiklik gereğince, zarar gören taraf olarak iş bu davayı açmadan önce ilgili sigorta şirketi ... Sigorta Anonim Şirketi’ne, değer kaybının tarafımıza ödenmesi için 11.06.2025 tarihinde başvuru yapıldığını, ... barkod numaralı mektup 13.06.2025 tarihinde sigorta şirketine teslim edildiğini ancak sigorta şirketi, 15 gün geçmesine rağmen başvurumuza olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap vermediğini, temerrüde düştüğünü beyanla: Davalarının kabulü ile; Fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 100 TL değer kaybının, kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Değer kaybı bedeli ödenmiş olup davanın reddine karar verilsi gerektiğitini, müvekkili tarafından kaza tarihi esas alınmak üzere piyasa araştırması yapılarak değer kaybı ödemesi yapıldığını, müvekkili tarafından da kusuru dikkate alınarak 25.000,00 tl değer kaybı ödemesi yapıldığını, aracın kazadan önceki durumunun bilinmesi değer kaybı tespiti için büyük önem arzettiği dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davacıya ait araçta bakiye değer kaybı olmadığından davanın reddini talep ettiklerini beyanla; Taraflarınca aracın reel piyasa şartlarına göre hesaplanan değer kaybı tutarı ödenmiş olduğundan ve davacı vekilinin bakiye değer kaybı talebine ilişkin dayanağı bulunmadığından ilgili davanın reddine, aksi halde reel piyasa şartlarına göre hesaplama yapılması halinde aracın kaza tarihindeki rayiç değeri, gerçek hasar tutarı ve kazadan önceki hali de dikkate alınarak hesaplama yapılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhimize sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmaları nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı dava değeri artırım dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir;

Mahkememiz dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporunda davacı müvekkilinin aracının değer kaybı bedelinin 12.500 TL olduğu rapor edildiğini, daha sonra arttırılmak üzere 100 TL olarak talep ettikleri araç değer kaybı bedeli değerlerini 12.400 TL artırarak 12.500 TL'ye arttırdıklarını beyanla; Haklı davalarının kabulüne, değer kaybı talepleri 12.500 TL'nin; kaza tarihi olan 31.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile tahsiline, haksız fiilden kaynaklanan fazlaya ilişkin tüm alacak ve dava hakları saklı tutulmasına, arabuluculuk giderleri ile tespit masrafları, tüm muhakeme masrafları ve ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:

Bilirkişi (... - ... ) 17.09.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... plakalı otomobil sürücüsü ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlığı altındaki 84. maddesinin e bendinde belirtilen “araç sürücüleri trafik kazalarında, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma halinde asli kusurlu sayılırlar.” kuralı ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda %75 (yüzde yetmiş beş) oranında asli kusurlu olduğunu, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ise aynı kanunda yer alan ve diğer kusurlardan sayılan 52. maddesinin a bendinde belirtilen “Araç sürücüleri kavşaklara yaklaşırken aracın hızını azaltmak zorundadırlar.” kuralı ihlal ettiğinden %25 (yüzde yirmi beş) oranında tali kusurlu olduğunu, dava konusu aracın modeli, markası, özellikleri, daha önce karışmış olduğu kazalar, bu kazalara ilişkin hasar kayıtları, kaza sebebiyle yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre yapılan araştırmalar neticesinde reel değer kaybının 50.000,00 TL olacağını, davacının uhdesinde kalan %25'lik kusur tenzilatı sonrasında değer kaybı tazminatının 37.500,00 TL olacağını, sigorta şirketinin ödemiş olduğu 25.000,00 TL tutarın mahsup edilmesi neticesinde alacak bakiye değer kaybı tazminat miktarının 12.500,00 TL kalacağı kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İşbu dava; Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır.

Davalı vekili 12/12/2025 tarihli beyan dilekçesi ile bilirkişi raporu ile yapılan tespit sonrasından davacı tarafa asıl alacak, yargılama gideri, faiz ve ilam vekalet ücreti ödemesi yapılmış olup, yapılan ödeme ile davacı tarafın faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti de dahil tüm zararı karşılanmış olduğundan davanın konusuz kaldığında dair karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 23/12/2025 tarihli duruşma zaptında ilgili bedelin ödendiğini, davanın konusuz kaldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını, onların da ödendiğini beyan etmiştir

Mahkememizce tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda;23/12/2025 tarihli duruşma zaptındaki beyanı nazara alınarak, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.

Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.

Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);

1.Davanın KONUSUZ KALMASI SEBEBİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2.Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve tamamlama harcının toplamı olan 835,40 TL'den mahsubu ile fazla ödenen 220,00 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

3.Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

4.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,

5.Taraflar lehine talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6.Karardan sonra yapılacak masrafların davacıdan alınmasına,

7.Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23.12.2025

Katip Hakim

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog