Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...

KARAR NO: ...

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/12/2024

NUMARASI : ... Esas - ... Karar

DAVACI: ......
VEKİLLERİ: Av...Av...
DAVALI: ......
VEKİLLERİ: Av... Av...
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/02/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ: 06/03/2026

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı 6100 sayılı HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile "........." ve bu iş ile alakalı başkaca işler nedeni ile sözleşme ve 2 adet ek sözleşme imzalandığını, sözleşmedeki birim fiyatların davacının zarar etmesi nedeni ile sonradan sözlü olarak tadil edildiğini, iş ile ilgili faturaların tadil edilen fiyatlar üzerinden kesildiğini, sözleşme ile davacının üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, yerine getirilen işler nedeni ile 9 tanesi işe ilişkin 1 tanesi de doğal afete ilişkin olmak üzere 10 adet faturanın keşide edildiğini ve davalıya ibraz edildiğini, davalının itiraz etmeksizin faturaları defterlerine işlediğini, fatura bedellerinin büyük bir kısmının ödenmediğini, davacının alacağının Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile hüküm altına alındığını, anılan davada davacı tarafın menfi tespit talebinin reddedildiğini, birleşen davada ise fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 471.085,55 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalı hakkında Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili duruşmada; dava dilekçesinde itirazın iptalini ve takibin devamını istemiş isek de, dava dilekçesinde dava değerini 461.085,55 TL olarak gösterildiğini, bu nedenle anılan bedel üzerinden takibin iptalini istediğini beyan etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı ...... arasında ......... sebebi ile sözleşme imzalandığını, söz konusu iş sebebi ile davalı toplam biri doğal afete ait olmak üzere 10 adet fatura kesildiğini, bu faturalara ilişkin 9 adet 31.05.2016 - 30.06.2016 - 08.09.2016 - 26.10.2016 - 17.12.2016 - 20.05.2017 - 22.06.2017 - 28.08.2017 - 17.01.2018 tarihli hakediş tutanakları taraflar arasında mutabakatla düzenlenip imzalandığını, taraflar arasındaki işte son fatura tarihi 17.01.2018 tarihi olup, iş bitim tarihi olan bu tarihte taraflar mutabakatla hesap görmüş ve fatura tarihi ile aynı tarihli mutabakat "...... inşaatı ...... inşaat 9 nolu hakedişi" olarak düzenlenip tarafların mutabakatları ile imzalanıp hesap görüldüğünü, söz konusu hakediş tutanağında davalının yaptığı işler toplam 10 kalemde yazılıp, 309.500,00 TL olarak hesaplandığını, faturanın KDV si ilave edilip, 365.120 TL toplam alacak miktarı bulunduğunu, hemen 11. Bentte (teminat iadesi 1 ve 8 dahil olmak üzere ) 162.560 TL olmak üzere davalı lehine alacak olarak eklenip 527.680 TL toplam davalı alacağı hesaplandığını ve altına ...... tarafından alınan avanslar toplamı olarak 636.527,00 TL'nin düşüldüğünü ve "...... inşaatın borcu olarak 108.847 TL hesaplanmış altı taraflarca mutabakatla imzalandığını, yani söz konusu iş ve faturalar sebebi ile müvekkilinin borcu değil 108.847 TL alacağı bulunduğunu, 17.01.2018 tarihli mutabakat iş bitim tarihinde hesabın görülmesi ile yazılı olarak düzenlendiğini, sonrasında davacının müvekkiline kestiği bir fatura ve yaptığı işin de olmadığını, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından müvekkilin açtığı davanın reddine, iş bu davanın davacının açtığı davanın kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu için müvekkili şirket tarafından istinafa götürüldüğünü, halen dosya istinaf incelemesinde olduğunu, Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında alacak iddiasının sebebi "466.745,55 TL bedelli cari hesap alacağı" olarak gösterildiğini, icra takibinde takibe konu alacağın dayanağı belge olarak da davacının kabul edilmeyen icra takibinde de açıkça itiraz edilen 2016-2017-2018 yılı muavin defter kayıtları konulduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-953 E, 2021/1217 K ve 12.10.2021 tarihli kararında da belirtildiği üzere davacı icra takibindeki alacak iddiası sebebi ile ve kaynağı ile bağlı olduğunu, davacı tarafça icra takibindeki iddiası kendi muavin defter kayıtları sebebi ile alacak iddiası olup esasında taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi de olmadığını, takibin dayanağı belgenin ise 2016-2017-2018 yıllarına ilişkin davacının 12010 ve 12601 alt hesap kodlu muavin defter kayıtları olduğunu, davacının 12601 alt hesap kodunda alacak iddiasında bulunduğu 162.560 TL bedelli teminat 17.01.2018 tarihli hakediş tutanağı ile kendisine ödendiğini, 12010 alt hesap kodlu muavin defterde alacak iddiası 17.01.2018 tarihli faturadan kaynaklanmakta olup, bu fatura bedeli de 17.01.2018 tarihli yazılı imzalı hakediş tutanağı ile kendisine ödendiğini, davacının iddialarının haksız olduğunu, davacının böyle bir alacağı olmadığını, davacının alacak iddiası müvekkil tarafından asla kabul edilmemek kaydı ile zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ortada cari hesap sözleşmesi de olmadığını, takip dosyasındaki alacak sebebi ile ilgili Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında karar ve tespit olmadığını, davacının dava dilekçesinde mahkemenin 471.085,55 TL alacaklı olduğuna ilişkin tespit yaptığı iddiası mahkemenin gerekçesine dayanmakta ise de Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı kararı müvekkili şirket tarafından istinaf edildiğini, davalı tarafın Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından konkordato talebinde bulunduğunu davasının kabul edildiğini, projesi tasdik edilerek kesinleştiğini, davacı tarafta bu dosyaya müdahil olduğunu, Konya .... Asliye Ticaret mahkemesinin kesinleşen kararında a) Kayıt altına alınmış bankalar dışındaki diğer adi alacaklıların, adi alacak niteliğindeki ana para borçları için, tasdiki kararının kesinleştiği tarihi izleyen ilk 6 ay ödemesiz, sonraki 12 ayda ise 1'er ay arayla 12 eşit taksitte (taksit dönemlerinde alacaklılar arasında garameten olmak üzere) davacı tarafından tamamen ödenmesine, b) Konkordatodan etkilenen bankalar dışındaki (adi) alacaklıların, adi alacaklarının anapara kısmı hariç, faiz ve diğer bütün ferilerinden feragat etmiş sayılmalarına, karar verildiğini, davacının davasının reddi gerekmekle birlikte aksi kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı da söz konusu konkordato kararı ile bağlı olduğunu, davalı şirketten hiç bir şekilde faiz talebinde bulunamayacağını, davalı aleyhinde faize ilişkin hüküm kurulamayacağını, itiraz edilen icra dosyasında takip tarihinden itibaren faiz istendiği görülmekte olup böyle bir talepte bulunamayacağını, feri nitelikte hiç bir talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini ve davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...Dava, "İtirazın İptali" davasıdır.

Somut olayda; davalı şirketin açtığı konkordato davası sonunda Mahkememizin 04/10/2019 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davalı şirketin konkordato davasının kabulüne karar verildiği, kararın 22/01/2020 tarihinde kesinleştiği, konkordato komiserinin 05/09/2019 tarihli raporuna göre davacı ......'in davalı şirketten geçici mühlet tarihi itibariyle ve alacak bildirimine göre 521.852,35 TL. alacaklı olduğu, davalı şirketin ise bu borcun 180.000 TL.'lik kısmını kabul ettiği belirlenmiştir.

Davacı tarafın 18/11/2022 tarihli 1. tavzih beyanlarında, Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibine konu alacaklarının, taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklanan alacak olup, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı ilamı ile hükmedilen alacaktan geriye kalan kısım için (bakiye alacak için) bu icra takibinin yapıldığı bildirilmiştir.

Davacı taraf 16/11/2022 tarihli 2. tavzih beyanlarında, alacaklarının konkordato öncesine dayandığı ve davalının davacıya olan bütün borçlarını kapsadığı beyan edilmiştir.

Davacı tarafın 12/05/2023 tarihli 3. tavzih beyanlarında ise, Mahkememizdeki bu davanın projede yer almayan alacaktan kaynaklanan itirazın iptali davası olduğu bildirilmiştir.

Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/05/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı 09/07/2024 tarihinde kesinleşen ilamının incelenmesinde; asıl davanın davacısı ...... Şti.'nin, ......'e karşı açtığı menfi tespit ve alacak davasının reddine karar verildiği, birleşen ...... tarafından ...... Şti.'ye karşı açılan alacak davasının ise kabulüne karar verildiği, kararın 09/07/2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibinin incelenmesinde de; davacı ...... tarafından, davalı ...... Şti. aleyhine, cari hesap alacağına ilişkin olarak 02/06/2022 tarihinde 466.745,55 TL. üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine Mahkememizdeki bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. 6100 s. HMK'nin 33. maddesine göre, olayları anlatmak taraflara, vasıflandırmak ise mahkemeye ait bir yetki ve görevdir.

Her ne kadar, davacı tarafından12/05/2023 tarihli 3. tavzih beyanlarında bu alacaklarının konkordato projesinde yer almayan bir alacak olduğu iddia edilmiş ise de;

16/11/2022 tarihli 2. tavzih beyanlarında alacaklarının konkordato öncesine dayandığının ve davalının da davacıya olan bütün borçlarını kapsadığının bildirilmesi ve davalı şirket hakkındaki Mahkememizin ... E. ... K. sayılı konkordatonun tasdikine ilişkin kararın kesinleşmesi karşısında, konkordatonun geçici mühlet tarihinden önce doğan bütün alacaklar için bağlayıcı ve mecbur olması karşısında, davacının alacağının da konkordatoya (projesine) tabi bir alacak olduğu anlaşılmıştır. Konkordato komiserinin raporuna göre, konkordato nisabı hesap edilirken davacı ......'in davalı şirketten olan alacağı 521.852,35 TL olarak belirlenmiş, ödeme planı bu miktar üzerinden hazırlanmıştır. Her ne kadar, davalı şirket tarafından Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açılmış ise de, bu davanın reddedilmesi ve kesinleşmesi karşısında davacı ......'in davalı şirketten olan alacağının konkordato projesine göre 521.852,35 TL. olduğu kabul edilmiştir.

Konkordato komiseri raporuna göre, davacı ......'in davalı şirketten 521.852,35 TL. alacaklı olmasına rağmen, davacı tarafından davalı şirkete karşı Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sırası üzerinden 10.000 TL.'lik alacak davası açılmış, bu dava Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davası ile birleştirilmiş, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında ticari defterlerde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve davacı ......'in davalı şirketten 471.085,55 TL. alacaklı olduğu tespit edilerek, talepten fazlaya karar verilemeyeceği de gözönünde bulundurulmak suretiyle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/05/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile bu alacağın 10.000 TL.'lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiş, karar istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek 09/07/2024 tarihinde kesinleşmiştir.

Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/05/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamının tarafları ve sebebi aynı olmakla birlikte konusu (alacağın talep edilen kısmı) farklı olduğundan, Mahkememizdeki bu dava yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır. Ancak, tarafları ve sebebi aynı olan Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı kısmi dava niteliğindeki davasında, davacı ......'in davalı şirketten 471.085,55 TL. olduğunun tespit edilip, taleple sınırlı olarak 10.000 TL.'ye hükmedilmesi ve bu kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi karşısında söz konusu karar, Mahkememizdeki bu dava yönünden kesin delil teşkil ettiği sonucuna varılmış, bu nedenle ticari defterlerde Mahkememizce de inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Konkordato dosyasındaki tespitlere göre davacının alacağı 521.852,35 TL. olarak kabul edilmiş ise de; konkordato davasının hasımsız dava niteliğinde olması, söz konusu davadaki nisaba dahil edilen alacakların tarafların maddi hukuktan doğan haklarını etkilemeyecek olması, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin kesin delil teşkil eden ... E. sayılı ilamına istinaden de davacının alacağının 471.085,55 TL. olduğunun belirlenmesi, bu alacağın 10.000 TL.'sinin hüküm altına alınması karşısında Mahkememizce de davacının davalıdan olan kalan alacağının 461.085,55 TL. olduğu kabul edilmiştir.

Davacının dava konusu icra takibinde 466.745,55 TL. talep etmesine rağmen, davacı taraf dava dilekçesinde dava değerini 461.085,55 TL. olarak göstermiş, 18/12/2024 tarihli son duruşmada da icra takibine yapılan itirazın alacağın 461.085,55 TL.'lik kısmı yönünden iptalini ve bu miktar üzerinden takibin devamını istediklerini beyan etmiş olduklarından, davacının davasının tamamen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Alacağın likit (miktarı belirli veya belirlenebilir) olduğu kabul edildiğinden, Yargıtay 19. HD. nin 16.10.2008 gün ve 2008/ 5336 E. 2008/ 9670 K. emsal içtihadı gereğince davalının sadece asıl alacak üzerinden değil, hükmedilen meblağ üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve Yargıtay 19. HD. nin 10.02.2005 gün ve 2004/ 8013 E. 2005/ 1022 K. sayılı emsal içtihadına göre de, dava açılmasında harçlandırılmayan icra inkar tazminatı, harç ve davacı yararına vekalet ücreti takdirinde dava değerine dahil edilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle; davacının davasının kabulü ile davalı ...... Şti.'nin, Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibine yapmış olduğu itirazın, alacağın 461.085,55 TL'lik kısmı yönünden iptali ile takibin alacağın 461.085,55 TL yönünden devamına, asıl alacak olan 461.085,55 TL'ye icra takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, hükmedilen 461.085,55 TL'nin %20'si olan 92.217,11 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası ikame edildiğini, bu dosya ıslah edilmediğinden mahkeme kararında tespit olunan hükmün dışındaki bakiye alacak miktarı icra takibine konu edildiğini, aşamalarda Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının kesinleştiğini, davalı tarafça Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinde de konkordatoya ilişkin savunmalar yapıldığını, ilk derece mahkemesince konkordatoya ilişkin savunmaları dikkate almayarak gerekçesini ticari defter ve belgelerdeki alacak üzerine kurduğunu, lakin ortada kesin bir hüküm varken Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi aynı yargı alanında mahkemeler arasında yargılama istikrarı olması gerekirken kesinleşmiş alacak davasındaki gerekçe ve hükmün dışına çıkarak alacağın konkordatodan kaynakladığı yönünde bir hüküm tesis edildiğini, Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi kararı kesin hüküm teşkil ederken işbu mahkeme kararını kesin delil şeklinde yorumlandığını, her ne kadar hüküm lehimize olsa da lehe hükmün tutularak gerekçenin düzeltilerek kararın onanmasını, aksi kanaatte olması durumunda ilk derece mahkeme kararının aynı şekilde onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; icra takibinin Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında bakiye alacak talebi için yapılmadığını, davacının kendi defterlerini göstererek takip yaptığını, defterlerinde görünen 17/01/2018 tarihli fatura ve teminat alacağı olduğunu, faturanın ödendiğini, teminatın ise iade edildiğinin 17/01/2018 tarihli belge ile sabit olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-953 E, 2021/1217 K ve 12.10.2021 tarihli kararında da belirtildiği üzere davacı icra takibindeki alacak iddiası sebebi ile ve kaynağı ile bağlı olduğunu, icra takibindeki alacağını davada değiştiremeyeceğini, takipteki alacaktan başka alacak isteyemeyeceğini, davacının kendi muavin defterinden kaynaklanan alacak iddiasını 466.745,55 TL cari hesap alacağı iddiası ile icra takibi yaptığını, davacının takibin dayanağı belge olarak muavin defterinde iki tane alt hesap kodu bulunmakta olduğunu, bu hesap kodları 120 10 ve 12601 alt hesap kodu olduğunu, 12601 alt hesap kodu teminatlarla ilgili olduğunu ve davalı şirket ile davacı arasında yapılan 17.01.2018 tarihli hesap mutabakatında bizzat ...... imzası bulunduğunu ve belge kendisinin kabulünde olduğunu, davalı tarafından teminatın iade edildiği hususu yazılı belge ile sabit olduğunu, 12010 nolu alt hesapta ise davacının davalıya kestiği faturalar bulunmakta olup davacı defterlerinde davacının alacak iddiasının 17.01.2018 tarihli faturadan kaynaklandığı görülmekte olduğunu, 17.01.2018 tarihli fatura da 17.01.2018 tarihli hesap mutabakatı ile yazılı belge ile ödendiğini, davacının Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 17.01.2018 tarihli fatura sebebi ile bir alacağı olmadığını beyan ettiğini, ancak kendi defterinde alacak 17.01.2018 tarihli ödendiği yazılı belge ile sabit faturadan kaynaklanmasına rağmen defterinden kaynaklanan alacak iddiası ile icra takibi yaptığını, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın verilen kararda usul ve yasaya uygunluk bulunmadığını, Konkordato dava dosyasında 05.09.2019 tarihli komiser ara raporunda EK 3/1 de davalının, alacağı kabul etmediği komiser tarafından tespit edildiğini, davalı, davacıya ciro yolu ile geçen toplamı 180.000 TL olan üç adet çeki kabul ettiğini ve ödediğini, ancak davacının başkaca bir alacak iddiasını kabul etmeyerek, bu durumu tespit ettirip alacağı çekişmeli hale getirdiğini, konkordato dava dosyasındaki maddi hukuku ilgilendirmeyen iddia bakımından mahkemenin konkordato komiserinin raporuna göre konkordato nisabı hesap edilirken davacı ......'in davalı şirketten alacağı 521.852,35 TL hesap edilmiş şeklindeki gerekçesinde de usul ve yasaya uygunluk olmadığını, davacı konkordato dava dosyasında bir alacak iddiasında bulunduğunu ancak davalı tarafından kabul edilmediğini, komiser tarafından bu husus tespit edilmiş iken mahkemenin gerekçesinde hukuka uygunluk olmadığını, gerekçeli kararda konkordatonun tasdikine ilişkin kararın kesinleşmesi karşısında davacının alacağının da konkordatoya tabi bir alacak olduğu anlaşılmıştır denmesine rağmen, adi alacakların ana para hariç faiz ve diğer bütün ferilerinden feragat etmiş sayılmalarına ilişkin kesin karara rağmen müvekkili aleyhinde faize hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağına ilişkindir. Davalı davanın reddini istemiştir. Davacı yüklenici davalı iş sahibidir.

Dosya kapsamından, davacı tarafından davalı hakkında Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasından iş bedeli alacağı için fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydı ile on adet faturaya dayalı alacak davası açıldığı, anılan davanın Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile birleştirildiği, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile verilen karar ile birleşen (Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı) dava yönünden 10.000 TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verildiği ve birleşen dosya davacısının fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, kararın istinaf ve temyiz kanun yollarından geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasının (Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası yönünden) gerekçeli kararının incelenmesinde ise birleşen dosya davacının 471.085,55 TL alacağının olduğu anlaşılmıştır. Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasının karara bağlanmasından sonra da birleşen dosya davacısı - alacaklı tarafından Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile 466.745,55 TL asıl alacak yönünden takipte bulunulduğu, takip sebebinin ise "466.745,55 TL bedelli cari hesap alacağı" şeklinde belirtildiği, takip dayanağının ise davacı - alacaklı muavin defterleri olarak gösterildiği anlaşılmıştır.

Yargıtay HGK'nun 2022/274 K sayılı kararında; ... Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın icra takibine bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Nitekim aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2021 tarihli ve 2017/(19)11-3086 E., 2021/1272 K. ve 17.09.2019 tarihli ve 2017/(19)11-824 E., 2019/885 K. sayılı kararlarında da değinilmiştir. Yine Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2017/11-1299 E., 2021/779 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere; itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisinin de incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Davacının alacağı takip tarihi itibariyle belirlenmelidir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ... K. sayılı ilamında da; Davanın kısmi nitelikte olması hâlinde önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve kuşkusuz bağlayıcıdır. Öğreti ve yargısal uygulamada; kısmi davanın ret ile sonuçlanması hâlinde tüm alacak hakkında kesin hüküm oluşacağı kısmi dava kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlanırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm oluşacağı, kısmi dava tümüyle kabul edilirse de kararın tespit bölümünün açılan ek dava için kesin hüküm oluşturacağı kabul edilmiştir. Eş söyleyişle; kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkûm edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması hâlinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur. Kısacası ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Burada davalının haksızlığı olgusu artık tartışılamaz hâle gelmiştir. Zira kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup mahkemeler ve Yargıtayca resen göz önünde tutulmalıdır.

Öncelikle, eldeki itirazın iptaline konu takibin, Konya ... .Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı davasında saklı tutulan alacak için takip yapılıp yapılmadığının tespiti gerekmektedir. Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasının ve bu dosyadaki bilirkişi raporlarının incelenmesinde davacı ile davalı arasında eser sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak ilişkinin bulunduğu başkaca bir alacak ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında talep edilen alacağın taraflar arasındaki eser sözleşmesinden ve alacaklı tarafından keşide edilen 10 adet faturadan kaynaklandığı görülmüştür. Eldeki davada davacı Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davasına konu ettiği faturalardan kalan alacak için takipte bulunduğu, davacı ve davalı arasındaki defter kayıtlarında eser sözleşmesinden başkaca bir ilişkinin bulunduğunun da iddia edilmediği nazara alındığında eldeki davaya konu takipteki alacağın Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davadaki saklı tutulan alacak için yapıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca takibe konu muavin defterlerinin de Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda incenmiş olması da takibin Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davasında saklı tutulan alacak için yapıldığını da göstermektedir.

Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı (ilk) davadaki alacak yönünden ise, ilk davadaki yargılama tespiti sonucu bulunan alacağın 471.085,55 TL olduğu ve ilk davadaki alacağın miktarının tespitinin her iki taraf içinde bağlayıcı olduğundan ayrıca bir incelemede yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla da eldeki davaya konu alacak yönünden mahkemece ilk davadaki hüküm altına alınan miktarın mahsubu sonucu tespit edilen 461.085,55 TL'nin hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davalı tarafın buna yönelik istinaf talepleri yerinde değildir.

Ayrıca incelenen kararın gerekçesinde, dava konusu alacağın konkordato projesindeki alacak olmadığı genel bir alacak olduğu anlaşıldığından davacı tarafın buna yönelik istinaf talebinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, takip konusu alacağa faiz işletilmesinde ve de tazminata karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu itibarla; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1.Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/12/2024 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz kararı temyiz edilirse Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise İlk Derece Mahkemesince düzenlenmesine)

3.Davalıdan alınması gereken 31.496,75 TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.874,18 TL'nin mahsubu ile bakiye 23.622,57 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz kararı temyiz edilirse Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise İlk Derece Mahkemesince düzenlenmesine)

4.İstinaf kanun yoluna başvuranlarla yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen ilgili tarafa iadesine,

6.İstinaf kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine , Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/02/2026 ...

Başkan

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Katip

...

(e-imzalıdır)

¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog