T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/07/2025
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
:2-...
:3-...
Av. ...
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu aracın 31/08/2023 tarihinde normal hızda, kendi şeridinde kurallara uygun bir şekilde seyir halindeyken, sürücüsü ... olan aracın müvekkilinin aracına çarptığını ve tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, oluşan bu kaza sonucunda taraflarca kaza tespit tutanağı tutulduğunu, kaza sonrası olayın gerçekleştiği gibi anlatıldığı sonucuna varıldığını, karşı tarafın aracı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, davalı sigorta şirketine değer kaybı talebi için başvuruda bulunulduğunu, ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödeme de bulunmadığını, davadan önce yasa gereği taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını beyan ederek açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20,00 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber, sigorta dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan aracın yabancı plakalı olduğunu, kaza tarihinde ülkesinde ki piyasa değeri üzerinden varsa değer kaybı hesaplanması yapılması gerektiğini, aracın KKTC trafik tesciline kayıtlı olduğunu, aracın KKTC ülkesinde kaza sonrası piyasa değerinin tespiti ile değerinin kayba uğrayıp uğramadığının tespiti gerektiğini, araçta tramer kaydı yok ise fiziki olarak aracın incelenmesini ve eski hasarlarının olup olmadığının tespitinin yapılması gerektiğini, oluşan hasarın araçta değer kaybı oluşturup oluşturmayacağının tespit edilmesi gerektiğini, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın müvekkil şirket tarafından sigortalandığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından aracının değer kaybı için talepte bulunulduğunu ancak yabancı plakalı araçlarda Yargıtay kararları göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, teminat dışı hallerin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talebinin yasal düzenlemeye aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, davacının ihbarı üzerine hasar dosyası açıldığını, davalı ... Sigorta şirketinin ZMMS tarafından 120.000,00 TL ve müvekkili şirket tarafından kasko ... tarafından davacıya 23.109,00 TL hasar onarım bedeli ödendiğini, yabancı ülkeye ait araçlar için Türkiye'de değer kaybı hükmedilemeyeceğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarının “Sigortanın Kapsamı” başlığını taşıyan A.1. maddesi uyarınca, sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır.
Bu kapsamda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kaza nedeni ile davacı aracında değer kaybının oluştuğu, sigorta poliçe teminat limitinin 120.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından poliçe teminat limiti kadar hasar bedeli ödemesi yapıldığı, bu haliyle davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin tükendiği anlaşılmakla davalı ...Sigorta AŞ yönünden davanın reddine dair karar verilerek; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 50.000,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... Sigorta AŞ'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 09/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...ndan temerrüt tarihi olan 31/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın REDDİNE" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı istinaf başvuru dilekçesinde; Davacıya ait aracın, trafik kazası sonucu ağır hasar aldığını ve bu hasar nedeniyle araçta ciddi bir ikinci el piyasa değer kaybı oluştuğunu, bu durumun, dava dilekçesinde ve sunulan belgelerle açıkça ortaya konulduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybı 50.000,00 TL olarak hesaplandığını, ancak bu raporun eksik olup, yüzeysel değerlendirmeler içerdiğini, raporda aracın yaşı, marka-model özellikleri, ikinci el piyasadaki reel değer eğrileri, TRAMER kayıtları ve kaza öncesi-sonrası muadilleri ile kıyaslamalı fiyat analizleri yapılmadığını, yalnızca genel-soyut kıstaslarla sınırlı, yüzeysel bir hesaplama yapıldığını, aynı raporda, davacının aracının kaza tarihine yakın dönemdeki piyasa rayiç bedelinin yaklaşık 1.240.000 TL olduğunun belirtildiğini, kazaya konu olayda aracın ön tamponu, motor kaputu ve sol ön çamurluğu gibi önemli aksamlarının işlem gördüğünü, bu denli kapsamlı hasarın, aracın ikinci el piyasa değerinde ciddi bir düşüşe yol açtığının açık olduğunu, bu itibarla, 50.000 TL tutarındaki değer kaybı hesabı gerçek zararı yansıtmaktan uzak olup eksik ve yetersiz olduğunu, bu haliyle mahkemece alınan bilirkişi raporu; somut olayın özelliklerine göre gerçek zarar miktarını tespit etmekten uzak, yetersiz, teknik gerekçeden yoksun ve denetime elverişsiz olduğunu, ayrıca davacı tarafça sunulan dava değer artırım dilekçesinde ek bilirkişi raporundaki değer kaybı bedeline itiraz etmesine rağmen mahkemece yeni bir uzman heyete başvurulmadan karar tesis edilmesinin usule aykırı olduğunu, bu sebeple mevcut bilirkişi raporunun yetersizliği dikkate alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine ve araç değer kaybı konusunda yeni bir rapor alınmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek açıklanan nedenlerle; dosyada mevcut bilirkişi raporunun yeterli teknik değerlendirmeyi içermemesi nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının davacı lehine olacak şekilde ortadan kaldırılmasına, Adli Tıp Kurumu’ndan yeni bir rapor alınmasını, ayrıca araçta oluşan değer kaybı miktarının gerçeğe uygun şekilde tespit edilerek Mahkemece bedelin yükseltilmesine ve bu doğrultuda hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, değer kaybı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın 50.000 TL yönünden kabulüne, davalı ... Sgorta yönünden reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmamıştır. Dolayısıyla inceleme davacının istinaf istemlerine göre yapılacaktır.
Trafik kazası neticesinde motorlu aracın hasar görmesi sebebiyle malvarlığı doğrudan doğruya zarar gören tarafından açılacak maddi zararın giderilmesi istemli davalarda, zararın saptanması zorunludur. Zira, tazminat tutarı gerçekleşen zararla sınırlı olup, araç hasarına ilişkin zarar hiçbir zaman aracın gerçek değerini geçememektedir.
TBK 50.maddesinde uğranılan zararın miktarını tam olarak kanıtlamak mümkün olmadığı takdirde bunun hakim tarafından belirleneceği kuralı getirilmiştir. Nesnel zararlarda olayın (zararın) gerçekleştiği an itibariyle zarar tutarının belirlenmesi, zarar gören nesnenin (aracın) yer itibariyle değişik değerlerinin olması halinde, nesnenin kayıtlı bulunduğu ülkedeki sürüm değerinin esas alınması gereklidir. Hasarlı olsun veya olmasın yurda geçici olarak girmiş motorlu araçların belli bir süre içinde yurt dışına çıkarılması, yasaların gerektirdiği zorunluluktur. Bu bağlamda yabancı plakalı araç ülkemizde geçici olarak girmiş bulunuyorsa değeri, kayıtlı bulunduğu ülkedeki ve kazanın meydana geldiği andaki sürüm değeridir.
Yapılan açıklamalar kapsamında; yukarıda belirtilen ilkeler gözetilerek hazırlanan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmasına, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/07/2025 tarih, ...Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gerekli 732,00 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,
5.İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,
6.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7.Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/03/2026 ...
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.