Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2025/—
KARAR NO: 2026/—
VEKİLİ: Av.
VEKİLİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/04/2025
KARAR TARİHİ: 26/01/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 26/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ firmanın, köklü ve kurumsal bir inşaat firması olduğunu, aynı anda 10'dan fazla, büyük fabrika inşaatları da dahil birçok projeyi yürüttüğünü, projelerin yürütülmesi esnasında bazı detay gerektiren işlerin yapılması konusunda başkaca firmalar ile eser sözleşmesi yaptığını, işin yapılıp eksiksiz teslim edilmesi karşılığında bedel ödediğini, müvekkili firma, ... adresinde yer alan, ... şantiyesinde, mikrobeton işlemleri, havuz zemini izolasyonu ve çevresinin kaplamasının yapılması amacıyla davalı ... Ltd. Şti. adlı firma ile sözleşme imzalandığını, bu sözleşme incelendiğinde, sözleşmesinin bir eser sözleşmesi olduğunun anlaşılacağını, müvekkili firma işbu sözleşmede, işsahibi taraf olarak, bedel ödeme edimini gereği gibi yerine getirdiğini, buna ilişkin dekontlar icra dosyasında takibe konu edildiğini, fakat karşı taraf edimini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkilinin daha sonra kendi müşterisine de teslim edeceği villanın kusurlu olarak teslim edilmesine sebebiyet verdiğini, müvekkilin sözleşmeden beklemiş olduğu temel menfaati elde edemediğini, müvekkili firmanın eserde ortaya çıkan gizli ayıp niteliğindeki kusurun ortaya çıktığını, villayı teslim ettiği müşterisinin bildirmesiyle birlikte farkettiğini, ve bu durumu ... Ltd. Şti. adlı firmaya ... uygulamasından mesaj ve mail yolu ile bildirdiğini, davalı firmanın, müvekkilin durumun düzeltilmesine yönelik harekete geçilip geçilmeyeceği konusundaki sorularına müspet bir cevap verilmediğini, müvekkilin ihbarı ve taleplerinin ciddiye alınmadığını, bu sebeple, duyulan güvenin müvekkilin taleplerine cevap verilmemesiyle yitirildiğini, ve müvekkilin hukuki yollara başvurmak zorunda kaldığını, bu nedenle eserde meydana gelen ayıbın tespiti için Bodrum 1.Sulh Hukuk Mahkemesi 2025/ D.İŞ dosyası ikame edildiğini, bu dosyadan görevlendirilen bilirkişi tarafından keşif yapıldığını, 03.03.2025 tarihinde rapor tanzim edildiğini, müvekkili tarafından yapılmış olan ödemelerin iadesi için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe ve yetkiye haksız olarak itiraz edildiğini, zorunlu dava şartlarından olan arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek; ... 1.Genel İcra Müdürlüğü 2025/...

E. Sayılı Dosyasına yapılan yetkiye ve takibe itirazın reddine, takibin devamına, Kötü niyetli olarak yapılan itiraz dolayısıyla davalı-borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç, gider avansı ve vekalet ücretinin haksız davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;- Müvekkilinin işi gereği sadece tarafların anlaştıkları işi tekniğine uygun bir şekilde yapmakla mükellef olduğunu, dolayısıyla diğer dış etmenlerden dolayı oluşabilecek ayıplardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kendisi de tacir olan ve inşaat işiyle uğraşan davacı, tüm süreç boyunca yapılan işlemleri takip ettiğini ve yapılan işlemlere onay verdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, eğer havuzda sonradan bir ayıp meydana gelmiş ise, bunun çeşitli sebeplere bağlı olarak ortaya çıkmasının muhtemel olacağı, mevcut yüzeyde çatlak, segregasyon ya da su tutma problemi varsa, yüzeye ne kadar kaliteli işçilik ve kaliteli malzeme uygulanırsa uygulansın, sorunlar zamanla yüzeye yansıyacağını, müvekkili firma, taşıyıcı alt betonarme zeminleri kendisinin üretmediğini, sadece kaplama işinden sorumlu olduğunu, davacı tarafından alınan bilirkişi raporunda da, ayıbın temel olarak “malzeme genleşmesi” temelli olduğunu, bu genleşmeye sebep olabilecek çok sayıda dışsal faktör bulunduğunu, bu nedenle müvekkil, uygun ürünü, malzeme tedarik zinciri üzerinden alarak kullandığını, uygulama sırasında hava koşulları kontrolü sınırlı düzeyde mümkün olduğunu, Müvekkilinin bu sürece sonradan dahil olduğunu, ayrıca müvekkile ayıp ihbarı 1,5 yıl sonra yapıldığından dolayı, teslim sonrası oluşan deformasyonların doğal aşınma ve çevresel etki kaynaklı olduğunu, bölgede bu tarihe kadar yaşanmış bir depremin de havuza etki edeceğinin tüm bu sebeplerle, müvekkilinin iddia edilen ayıplardan hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek; Öncelikli olarak yetkiye itirazımızın kabulüne, davanın yetki şartı yokluğundan usulden reddine, zamanaşımı itirazının kabulüne, Usule ilişkin itirazlarımızın kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin karşı taraftan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

... 1.Genel İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı sayılı takip dosyası, arabuluculuk tutanağı, fatura, bilirkişi raporu

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 1 Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu, kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek ; gerek ... içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir.Bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine, ...

1.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine, davalı tarafından 25/03/2025 tarihinde yetkiye ve borca itiraz edildiği görülmüştür. Davacı taraf takip dayanağı belge olarak takip talebine ...

13.Noterliğinin 06/03/2025 tarih ve yevmiye sayılı ihtarnamesini koyarak davalıdan 30.354,33 Euro alacak talebinde bulunmuştur. Davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasında davalı taraf dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazı yenileyerek 6100 sayılı kanunun genel yetkiye dayalı 6. Maddesi uyarınca öncelikle ...

1.Genel İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine mahkeme aksi kanaatte ise ...

3.Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisizliğine karar verilerek yetkili icra müdürlüğü ve mahkemenin ... ... Asliye Ticaret Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin olduğunu beyan etmiş, davacı taraf ise davalı ile aralarında yetki sözleşmesi olduğunu bu nedenle ... mahkeme ve icra müdürlüklerinin davaya konu uyuşmazlıkta yetkili olduğunu savunmuştur.6100 sayılı kanunun genel yetkiye dayalı 6. Maddesinde ''Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.'' düzenlemesine yer verildiği bu kapsamda davalı şirketin merkezinin Sultanbeyli/... olduğu dikkate alındığında yetki itirazının yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf her ne kadar davalı şirket ile aralarında yetki sözleşmesi imzalandığını bu yüzden ... mahkeme ve icra müdürlüklerinin davaya konu uyuşmazlıkta yetkili olduğunu savunmuş ise de 6100 sayılı kanunun yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları başlıklı 18. maddesinde''Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.'' şeklinde bir takım kurallar konulduğu bu kapsamda dosyaya sunulan 13/03/2023 tarihli sözleşmenin 15.Maddesinde düzenlenen yetkiye ilişkin hükümlerin bulunduğu sayfada her iki tarafında imzasının bulunmadığı bu haliyle taraflarca imza altına alınan geçerli bir yetki sözleşmesinin bulunmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı kanunun genel yetkiye dayalı 6. Maddesi uyarınca aşağıdaki gibi hüküm verilmiştir. 

HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),

1.Davaya konu uyuşmazlıkta ... ... İcra Müdürlüklerinin yetkili olması ve davacı tarafından yetkili İcra Müdürlüğünde takip yapılmadığından,... 1.Genel İcra Müdürlüğünün Yetkisizliği nedeniyle davanın REDDİNE,

2.Harçlar yasası gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının ve 6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin peşin alınan 16.627,58 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 11.295,58 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunana A.A.Ü.T. göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

5.Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,

Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'nde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2026

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog