Esas No
E. 2024/760
Karar No
K. 2026/135
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/760
KARAR NO: 2026/135
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/02/2024
KARAR TARİHİ: 03/03/2026

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A /

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan şirketin kemer üretimi ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, davalıya 4648 adet kemer satışı yapılarak 71.579,20 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalının ürünleri teslim aldıktan sonra 03/11/2023 tarihinde 4.500,00-TL ödeme yaptığını, borcun eksik ifası üzerine ... 18. İcra Müdürlüğü...

E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazdan sonra davalının 03/01/2024 tarihinde 5.000,00-TL tutarında bir ödeme daha yaptığını, işbu dava açılmadan önce arabuluculuk süreci başlatıldığını ancak davalının toplantılara katılmadığını, dava tarihi itibari ile davalının dava ve takip konusu faturadan dolayı 62.079,20-TL borçlu olduğunu, itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, dava konusu icra takibine davalının vaki itirazının 62.079,20-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

S A V U N M A /

Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. G E R E K Ç E / Dava dosyası, ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/10/2024 tarihli,... Esas,... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir.

Dava; Taraflar arasındaki mal satışından kaynaklı olarak düzenlenen faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla davacı alacaklı şirket tarafından davalı borçluya karşı ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın 62.079,20-TL asıl alacak yönünden iptali istemine ilişkindir.

Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, tarafların 2023-2024 yılları BA/BS formları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Dava konusu ...

18.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasındaki mal satışından kaynaklı olarak düzenlenen faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla davacı alacaklı şirket tarafından davalı borçluya karşı 67.079,20 TL asıl alacak, 647,82 TL faiz olmak üzere 67.727,02 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 06/12/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 14/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 20/12/2023 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce SMMM bilirkişi ....'den alınan 13.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İncelenen davalı yanın ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 06.12.2023 tarihi itibarıyla 62.079,20 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını, davacı yan 06.12.2023 tarihli icra takibinde 647,82 TL İşlemiş Faiz işlemiş faiz talep ettiğini, bir alacağa faiz talep edilebilmesi için ödeneceği tarihin kesin olarak belli olması ya da karşı borçlunun bir ihtar ya da ihbarla temerrüde düşürülmesi gerekmekte olduğunu, dosya incelemesinde, davacı yan tarafından davalı yana ihtara ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığını, bu nedenle taraflarınca takip öncesi işlemiş faiz hesaplaması yapılmadığını, davacı yanın faiz talebinin dayanağının,

TTK 1530 (Madde 7) olduğu tarafından görüldüğünü, benzer uyuşmazlıklarda Yargıtay’ın da işlemiş faiz talebini yerinde bulmadığını, ihtar aradığı tarafından bilindiğinden, Huzurdaki uyuşmazlıkta, davalı yanın takip öncesi temerrüde düşürülmediği kanaatine varıldığını, kaldı ki davacı, huzurdaki itirazın iptali davasını, işlemiş faiz talebinden vazgeçerek, 62.079,20 TL asıl alacak bedeli üzerinden ikame ettiğini, bu nedenle takipten önce işlemiş faiz hesaplaması yapılmadığını, davacı yanın 62.079,20 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 06.12.2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmakta olduğunu, takdirin Mahkemeye ait olduğunu, SONUÇ;

Davalı tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 06.12.2023 tarihi itibarıyla 62.079,20 TL alacaklı olduğunu, davacı yanın 62.079,20 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 06.12.2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceğini, tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenin takdiri içinde kaldığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mahkememizce SMMM bilirkişi ...'dan alınan 14.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yevmiye defterinde yer alan kayıtlar incelendiğini, ilgili kayıtların incelenmesi neticesinde ... tarih ve ... sayılı yevmiye kaydı ile ilgili faturanın defter kayıtlarında yer aldığı görüldüğünü, kayıtta 65.072,00 TL tutarında davalı yana satış yapıldığı ve KDV dahil toplam alacak tutarının 71.579,20 TL olduğu görüldüğünü, Yevmiye defterinde yer alan bu kaydın dava konusu alacağa ilişkin olduğu ve ... numaralı fatura ile ilişkili olduğu tarafımıza sunulan bilgi ve belgeler ışığında tespit edildiğini, davacı muavin defter kayıtlarında yer alan belgeye istinaden 30.10.2023 tarihinde faturanın ödenecek tutarı kadarıyla bakiye yer aldığı, ilgili fişte açıklama numarasının fatura numarası ile aynı olduğu ve bakiyesinin de 71.579,20 TL olduğu görüldüğünü, 2023 mali dönemide davacı yana ait satışları gösteren satış-alış karşılaştırması tablosu aşağıdaki gibi olduğunu, davacı yanın davalı yana satış yaptığını, ilgili satış tutarının düzenlenen fatura ile mutabık olduğunu, ilgili tutarın da fatura tutarı olan 65.072,00 TL ile aynı tutar olduğu görüldüğünü, Faiz Hesaplaması; Ödeme emri tarihi itibariyle dava konusu olan alacağa ilişkin faiz hesaplaması aşağıdaki gibi yapıldığını, faiz başlangıç tarihi ödeme emrinin düzenlenmesinden sonraki 7 gün olarak hesaplandığını, hesaplamaya ilişkin faiz oranı 2023 yılı için T.C. Merkez Bankası avans faizi olan yıllık yüzde 41,75 oranı temel alındığını, faiz bitiş tarihi dava dilekçesinin tarihi olan 12.02.2024 tarihi temel alındığını, faiz tutarının 7.069,01 TL olduğu, anapara ile birlikte toplam tutarın 74.796,03 TL olduğu hesaplandığını, SONUÇ: Davacı yana ait defter tasdiklerinin usulune uygun olduğunu, davacı yanın davalı yana düzenlediği fatura bedelinin 71.579,20 TL, fatura düzenleme tarihinin 28.10.2023 tarihi olduğu ve fatura numarasının .... olduğunu, davacı yan yevmiye kayıtlarında ve muavin kayıtlarında ilgili ... fatura numaralı 71.579,20 TL tutarlı faturanın ödeme emrine konu olduğunu, Alacağa ilişkin tutarın 71.579,20 TL olduğu ve davacı yanca 4.500,00 TL tahsilatı sonucunda alacak tutarının 67.079,20 TL olarak 06.12.2023 tarihinde ödeme emrine konu edildiğini, fatura tarihi 28.10.2023 ile ödeme emri tarihi 06.12.2023 tarihi arasında 647,82 TL temerrüt faizi işletildiği ve toplam alacak tutarının 67.727,02 TL olduğunu, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, taraflarına sunulan bilgi ve belgeler ışığında dava konusu alacağa ilişkin hesaplanan anapara ve faiz tutarının 74.796,03 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir.

Buna göre;

Dava konusu ...

18.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, taraflar arasındaki mal satışından kaynaklı olarak düzenlenen faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla davacı alacaklı şirket tarafından davalı borçluya karşı 67.079,20 TL asıl alacak, 647,82 TL faiz olmak üzere 67.727,02 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 06/12/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 14/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 20/12/2023 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilince dava dilekçesi ile, müvekkili olan şirketin kemer üretimi ve satışı alanında faaliyet gösterdiği, davalıya 4648 adet kemer satışı yapılarak 71.579,20 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalının ürünleri teslim aldıktan sonra 03/11/2023 tarihinde 4.500,00-TL ödeme yaptığı, borcun eksik ifası üzerine ... 18. İcra Müdürlüğü ...

E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, itirazdan sonra davalının 03/01/2024 tarihinde 5.000,00-TL tutarında bir ödeme daha yaptığı, dava tarihi itibari ile davalının dava ve takip konusu faturadan dolayı 62.079,20-TL borçlu olduğu, itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğu belirtilerek, dava konusu icra takibine davalının vaki itirazının 62.079,20-TL asıl alacak yönünden iptali iptali ile takibin devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı tarafça davaya cevap verilmemiş, icra takibine itirazlarında davacı tarafa borcunun olmadığı savunularak icra takibindeki borca ve ferilerine itiraz edilmiştir. Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar veya süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır;

İ.İ.K.'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davalarının, itirazın tebliğinden itibaren 1 sene içerisinde açılacağı, itiraz tarihi, arabuluculukta geçen süre ve dava tarihi dikkate alındığında eldeki davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, taraflarca bildirilen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ayrıntılı ve denetime elverişli oldukları anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere raporların dosya kapsamında karar vermeye uygun bulunmuştur.

Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.

Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır.

Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.

Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.

2.fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.

Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.

Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre somut olayın değerlendirilmesinde;

Tarafların tacir olduğu, taraflar arasında mal alım satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya mal satışı yapıldığı ve satışa ilişkin olarak dava ve takip konusu 28.10.2023 tarihli, ... fatura numaralı 71.579,20 TL tutarlı faturanın düzenlendiği; Tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafından düzenlenen dava ve takip konusu her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, her iki tarafça BA-BS formları ile ilgili vergi dairelerine beyan edildiği, davalı tarafça yasal süresi içerisinde faturaya itiraz edildiğine dair bir belge delil bulunmadığı; Dava ve takip konusu faturadan dolayı, davalı tarafından, davacıya, icra takibinden önce 03/11/2023 tarihinde 4.500,00-TL ve icra takibine itirazdan sonra 03/01/2024 tarihinde 5.000,00-TL olmak üzere toplam 9.500,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre, dava ve takip konusu faturadan dolayı davacının davalıdan 62.079,20 TL bakiye alacağının bulunduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında da 62.079,20 TL bakiye borç kaydının nakden ödendi şeklinde sıfırlandığı, ancak 62.079,20 TL borcun ödendiğine dair ödeme belgelerinin dosyamıza ve bilirkişi incelemesine sunulmadığı, bu kapsamda davalının 62.079,20 TL'nin ödeme kaydının/ savunmasının ispata muhtaç kaldığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle;

Davacı tarafın üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği, dava konusu ettiği alacağın varlığı ve miktarını ispatladığı, davacın tarafın davalı taraftan, dava ve takip konusu faturadan dolayı 62.079,20 TL bakiye alacağının bulunduğu, bu miktarın dava konusu miktar kadar olduğu, 62.079,20 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca yıllık % 11,75 ve değişen oranlarda avans faizi talep edilebileceği, davacının davasında haklı olduğu, davalı tarafın tespit edilen bu alacak yönüyle bir ödeme iddiası ve ispatının olmadığı, bu kapsamda icra takibine itirazlarının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca, dava ve takip konusu alacağın mal satışından kaynaklı likit fatura alacağı olduğu ve davalının da itirazlarında haksız olduğu anlaşılmakla, hükmolunan 62.079,20 TL alacağın %20'si oranında davacı tarafın lehine i icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun, dava konusu ...

18.İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının, 62.079,20 TL asıl ve toplam yönünden İPTALİNE, Takibin 62.079,20 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 62.079,20 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca yıllık % 11,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA,

2.Hükmolunan 62.079,20 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 12.415,84 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE,

3.Alınması gereken 4.240,63-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 721,52-TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭3.519,11-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 721,52 TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

4.Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı parası, 1.742,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 16.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 18.669,60 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

8.Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog