Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

8. Hukuk Dairesi         2024/2499 E.  ,  2025/7281 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1043 E., 2023/1791 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2018/3 E., 2022/14 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... ve arkadaşları vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili, davalılar .... vekili, .... İdaresi vekili ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacısı ... vekili, davalılar ... vekili, ... İdaresi vekili ve ... vekili tarafından duruşmasız, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından ise duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; dava değeri itibarıyla duruşma isteminin reddine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 5. maddesine göre yapılan ... kadastro çalışmaları sırasında, Kastamonu ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 19 65... parsel sayılı 271.763,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ... vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, Kastamonu ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 19 80... parsel sayılı 91.130,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ahşap ahır ve tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiş, davacılar ..., .... ve ... bilgilendirme askı ilan süresi içinde tapu kaydına dayanarak tespite itiraz etmiş, Kadastro Müdürlüğünce yapılan araştırmada, davacıların dayanağı K. Evvel 1314 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydına ilişkin .... Sulh Hukuk Mahkemesinde düzeltim davasının görüldüğü, yine aynı davacıların K. Evvel 1314 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak .... Mahallesi 19 65... parsel sayılı taşınmaza ilişkin derdest tespite itiraz davalarının bulunduğu gerekçesi ile uyuşmazlık 3402 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca çözümü kanunlarca mahkemenin takdirine bırakılan husus şeklinde değerlendirilmiş, 19 80... parselin kadastro tutanağının iptali ile kadastro tutanağının yerine geçmek üzere tanzim edilen komisyon tutanağının mülkiyet hanesi açık bırakılarak kadastro mahkemesine gönderilmiştir.

Davacılar ..., ... ve ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 19 65... parsel sayılı taşınmazın müvekkillerine ait olup yüzyıllardır murisleri tarafından kullanıldığını, taşınmazın aynı zamanda K. Evvel 1314 tarihli 21... numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını, ... ile ilişiğinin bulunmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile müvekkilleri adına yasal miras oranlarında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar ..., ... ve ... vekili Kadastro Müdürlüğünü hasım gösterdiği birleşen dava dilekçesinde; dava konusu 19 80... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına yapılan ilk tespitinin hatalı olduğunu, bu yere ilişkin K. Evvel 1314 tarihli ve 21 sıra numaralı tapu kayıtlarının mevcut olduğunu ve taşınmazın evvelden beri muris ve mirasçıları tarafından kullanıldığını öne sürerek, müvekkilleri adına yasal miras oranlarında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı ... vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; ... vasfıyla sınırlandırılan dava konusu 19 65... parsel sayılı taşınmazın K. Evvel 1314 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını, tapuda malik olarak gözüken ".... oğlu ... Bin ..."nin esasen "... ..." olduğunu, bu hususun Tosya Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.10.2017 tarihli ve 2017/48 Esas, 2017/545 Karar sayılı kararıyla tespit edildiğini, davacı ...'ın ... ... mirasçılarından olup taşınmazın müvekkilinin kök murisi ... ...'e ait olduğunu öne sürerek, kadastro tespitinin iptali ve taşınmazın müvekkilinin kök murisinin tüm mirasçıları adına payları oranında tescilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " davacıların dayanağı tapu kayıtlarından K. Evvel 1314 tarihli ve 21 sıra numaralı kaydın parselin tamamını çevreler nitelikte sınır okuması yapamadığı, doğu sınırının nokta sınır olduğu, kaydın okuduğu sınırların birleştirilmesi neticesinde ortaya çıkan geometrik şekil içerisindeki alanın dava konusu alanın çok ötesinde, kayıtta yazılı yüzölçümünün çok üstünde, içerisinde kullanılması mümkün olmayan yerleri de kapsayacak şekilde bir alanı kapsadığı, K. Evvel 1314 tarihli ve 22 sıra numaralı kayıt bakımından ise sadece kuzey hududunun 1980/1 ile 1980/1A parseli ayıran kısım açısından mevcut olduğu, kaydın okuduğu hat üzerinde yer alan diğer parseller üzerinde bilirkişilerce sınır olarak gösterilen yere ilişkin hiçbir unsur bulunmadığı, yine K. Evvel 1314 tarihli ve 21 sıra numaralı kayıt gibi okuduğu sınırların birleştirilmesi neticesinde ortaya çıkan geometrik şekil içerisindeki alanın kayıtta yazılı yüzölçümünden çok daha büyük, içerisinde yerleşim yerlerini ve birden fazla tarım alanlarını dağınık halde irili ufaklı halde farklı farklı şekilde barındıran, bunun dışında ... alanları, dik şev, kuru dere yatakları, tepe gibi imar ve ihyaya konu olmayan yerleri de içeren bir alanı kapsadığı, sabit bir sınır ihtiva etmeyen kayıtların 3402 sayılı Kanun'un 20/C maddesi uyarınca yüzölçüm miktarıyla uygulanabilmesi için sabit bir sınırdan başlanarak yüzölçümü miktarınca yerin kayıt malikine tahsis edilmesi gerektiği ancak davaya konu tapu kayıtlarının okuduğu sınırların sabit sınırlar olmaması, değişip - genişlemeye elverişli sınırlar olması, kayıtların kapsadığı alan içerisinde sabit sınırlı olmayan, zamanla değişim gösteren birden fazla tarım arazisi ve önceden arazi kadastrosu yapılıp kesinleşen yerleşim yerleri farklı farklı ve dağınık şekilde bulunduğundan 20/C maddesi uyarınca sabit bir sınır belirlenip tapu kayıtlarına yüzölçümü miktarıyla kapsam tayin etme olanağı bulunmadığı gibi tedavüller sırasında birden fazla defa nedeni açıklanamayan şekilde sınır ve yüzölçüm değişikliğine uğrayıp geldisi olan Ağustos 1309 tarihli ve 7 sıra numaralı tapu kaydının okuduğu ... ve..,. ve.... ... ve .... tepesi sınırlarının ve bu kaydında geldisi olan K. Evvel 1299 tarihli ve 15 sıra numaralı tapu kaydının okuduğu ... .... ve ... ve tepe sınırlarının mahallinde en az üç hudut itibariyle uygulanamaması karşısında anılı kayıtlara itibar edilemeyeceği, davacıların dayandığı tapu kayıtlarının uygulama olanağının bulunmadığı durumlarda, zilyetlikle kazanım hususunun gündeme geleceği, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca, dava konusu 19 65... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporlarında 1965/1 olarak gösterilen kısmının evvelinin ... olduğu, 1965/1C, 1965/1B (B2) ve 1965/1(B8) harfleriyle gösterilen kısımlarının ise ormanlaştırma faaliyeti kapsamında sonradan dikilen ağaçlar nedeniyle 1990 yılı itibariyle ormanlaşmaya başladığı, bu alanın tamamında daha önce hiçbir şekilde ve hiçbir suretle tarım yapılmadığı, yalnızca 1965/1 (B8) bölümünde 1985 yılında kısmen tarım yapıldığının görüldüğü ancak öncesi ve sonrasında tarımsal faaliyete rastlanmadığı, dava konusu 19 80... parsel sayılı taşınmazın ise ... sayılmayan yerlerden olduğu, kadimden günümüze tarım alanı olarak kullanıldığı, ... içi açıklık durumunda da bulunmadığı, yine hükme esas alınan tanık beyanları ve Tosya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/48 Esas ve 2017/545 Karar sayılı hükmü de nazara alındığında taşınmazın, fen bilirkişi raporunun eki krokide 1980/1 ve 1980/1/(A) harfiyle gösterilen kısımlarının en evvelden ... olarak bilinen ...'nin yedi çocuğundan ... ... ve ... ...tarafından ekilip biçildiği, ... ... ve ... ...'in 1980/1 parsel üzerindeki kendilerine ait alanları kadimden günümüze değişikliğe uğramamış meyve ağaçları ve tonç sınırla belirgin hale getirdikleri, birinin ekmediği zamanlarda taşınmazı diğerinin onun adına da ekip biçtirdiği, bu şekilde zilyetliğin iki taraf için de kesintisiz şekilde devam ettiği, yine davacı tanıklarının keşif beyanlarında belirtildiği üzere taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin ... ...ve ... ... mirasçıları adına olduğu, davalı ... tanıklarının da belirttiği üzere davalının taşınmazı önceleri babası ile birlikte ... adıyla da bilinen ... ailesi adına ekip biçtiği, bu anlamda geçmişte sürdürülen zilyetliğinin kazandırıcı zamanaşımına esas malik sıfatıyla asli zilyetlikten olmadığı, taşınmazın tespit tarihinden önceki son 10 yıl içinde ise üzerine önceden yıkılanın yerine yeniden ahşap ev, garaj, ahır ve koruluk yaparak çevrelerine bahçe ağaçları diktiği, bilirkişilerce 1980/1/(A) taşınmazı üzerinde tespit edilen ağaçların ve muhdesatların yaşının tahmini 8 - 10 yıl arasında olmasının ve mahalli bilirkişilerin son 7-10 senedir taşınmazın başında davalıyı gördüklerine ve yine davacı tanıklarından ...'nun da 2007 yılına kadar taşınmazın kendilerince ... olarak bilinen ... ... ve ... ...mirasçıları adına kullanıldığına, o tarihten sonra ise taşınmazı kimin ekip biçtiğini bilmediğine yönelik beyanların birlikte değerlendirildiğinde davalının tespit tarihinden önceki son 10 yıldır taşınmazda asli malik sıfatıyla zilyet olarak hareket ettiği ancak lehine tapusuz taşınmazların kazanımı için gerekli davasız aralıksız 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetlik şartının tespit tarihi itibariyle sağlanamadığı, taşınmaz üzerinde bulunan su kuyusundan elde edilen suyun genel su niteliğine haiz olduğu, kadastro tespitine karşı itiraz davalarının ise tespit maliklerine karşı açılacağı" gerekçesi ile davacılar ..., ... ve ...'nın asıl davaları ile birleşen dosya davacısı ...'ın davasının reddine, 19 65... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, komisyonca gönderilen ve davacılar ..., ... ve ...'nın birleşen davası yönünden davanın kısmen kabulüne, 19 80... parsel sayılı taşınmazın komisyon tutanağındaki tespitin iptaline, teknik bilirkişilerin 03.08.2019 tarihli raporlarında 1980/1 ile gösterilen 61.990,13 metrekare yüzölçümlü alanın tarla vasfıyla 19 80... parsel numarasıyla ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline, teknik bilirkişilerin 03.08.2019 tarihli raporlarında 1980/1/A ile gösterilen 29.140,19 metrekare yüzölçümlü alanın tarla vasfıyla aynı ada son parsel numarasıyla ... ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan ve teknik bilirkişilerin 03.08.2019 tarihli rapor krokisinde gösterilen ahşap ahır, koruluk ve garaj ile 113, 170, 172, 173, 175, 177, 178, 180, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 174 ,176, 179, 181, 198, 199, 200 numaralı noktalarda gösterilen 1 adet dut, 5 adet vişne, 1 adet kiraz, 7 adet erik, 1 adet kayısı, 1 adet döngel, 2 adet ayva ve 3 adet ceviz ağacının davalı ...'na ait olduğunun taşınmazın beyanlar hanesinde gösterilmesine, taşınmaz üzerinde yer alan ve teknik bilirkişilerin krokisinde 202 numaralı noktada gösterilen su kuyusunun ise tescil harici bırakılarak haritasında su kuyusu olarak gösterilmesine, davacılar ..., ... ve ...'nın birleşen davalarının davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı ... ve arkadaşları vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili, davalılar ... vekili, ... İdaresi vekili ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " davacıların tutunduğu K. Evvel 1314 tarihli 21... sıra numaralı tapu kayıtlarının Ağustos 1309 D. tarihli ve 7 sıra numaralı tapunun kayıt maliklerinin aralarında gerçekleştirdikleri ifraz ve taksimden meydana geldiği, bu tapunun geldisinin K. Evvel 1299 tarihli ve 15 sıra numaralı kayıt olduğu, bu kaydın tarla cinsinde, 2 dönümlük olup maliklerinin ... ... ve ... ...ve ...olduğu, daha sonrasında Ağustos 13 09... sıra numaralı kayda gittiği, bu kaydın maliklerinin ....'nin kendi hissesinden feragat etmesi suretiyle önceden iki hisseye sahip ...evlatları ...ve ...olduğu, Ağustos 1309 tarihli ve 7 sıra numaralı bu kaydın sonrasında ifraz edilerek iki farklı tapu kaydına dönüştüğü, bir tanesinin davacıların dayandığı K. Evvel 1314 tarihli ve 21 sıra numaralı kayıt olduğu, bu kaydın tarla cinsinde, 1 dönümlük arazi olup malikinin ...evladı ... ...olduğu, diğer kayıt olan K. Evvel 1314 tarihli ve 22 sıra numarasının ise tarla cinsinde, 1 dönümlük arazi olup malikinin ...evladı ... olduğu, tapuların çeşitli tedavüller gördüğü, tedavüller sırasında okuduğu sınırlar yönünden değişime uğradığı gibi 21 sıra numaralı tapunun tedavüllerinden olan Şubat 1943 tarihli 62 numaralı kayıtta 1 dönüm olan yüzölçümünün sebebi anlaşılamayan bir şekilde 1 hektara çıktığı, keşif mahallinde tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin olarak yerel bilirkişilerin, tapu kayıtlarının sınırlarının bazılarının gösteremediği gibi bazı sınırların da nokta sınır olduğu, bu haliyle dayanak tapuların gayri sabit sınırlı olup, 3402 sayılı Kanun'un 20/C maddesi uyarınca gayri sabit hudutlu tapu kayıtlarının kapsamları, miktarları ile sınırlı olduğundan ve yapılan kadastro çalışmaları sonucu dayanak 21 numaralı kaydın 6 09... numaralı parsele 4443 metrekare olarak, 22 numaralı kaydın ise sırasıyla 6 08... , 59, 64, 61 parsel, 5 88... parsel, 6 08... ve 60 parsel numarası alarak tapu miktarından fazlasına revizyon gördüğü, taşınmazların sonrasında kayıt malikinin mirasçılarına intikal ettiği, bu anlamda dayanak tapu kayıtlarının artık kapalı hale geldiği, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarında; ... vasfıyla tespit edilen dava konusu 19 65... parsel sayılı taşınmazın 1965/1, 1965/1/A, 1965/1/B ve 1965/1/C rumuzlu 4 bölüme, 1965/1 rumuzlu bölümün A7 ve B8, 1965/1/B rumuzlu bölümün ise (A2) ve (B2) ile gösterilen kısımlara ayrılarak değerlendirildiği; 1965/1 rumuzlu bölümünün (A7) ile gösterilen kısmı, 1965/1/A rumuzlu bölümü ve 1965/1/B rumuzlu bölümünün (A2) ile gösterilen kısmı üzerinde uygulaması yapılan eski tarihli belgelerin tamamında ve halen kapalılık arzeden ... ağacı bulunduğu; 1965/1 rumuzlu bölümünün (B8) ile gösterilen kısmı, 1965/1/C rumuzlu bölümü ve 1965/1/B rumuzlu bölümünün (B2) ile gösterilen kısmının ise en eski tarihli belgelerde açık alanda yer aldığı, ormanlaştırma faaliyeti kapsamında 35 - 40 yıl önce ağaçlandırıldığı ve sonradan dikilen ağaçlar nedeniyle 1990 yılı itibariyle ormanlaşmaya başladığı, taşınmaz bölümlerinde daha önce tarımsal faaliyet yapılmadığı, yalnızca 1965/1 rumuzlu bölümünün (B8) ile gösterilen kısmında 1985 yılında tarım yapıldığının görüldüğü ancak bu bölümde de bu tarih öncesi ve sonrasında tarımsal faaliyette bulunulmadığı, öncesi itibariyle ... olan ve tespit tarihi itibariyle üzerinde ekonomik amaca uygun olarak imar ve ihya edilmiş bir alanda malik sıfatıyla sürdürülmüş 20 yılı aşkın kesintisiz bir zilyetlikten bahsedilemeyen yüksek eğimli 19 65... parsel sayılı taşınmazın ... vasfında olduğu, dava konusu 19 80... parsel sayılı taşınmazın ... sayılmayan yerlerden olup ... içi açıklık durumunda da bulunmadığı, tüm dosya kapsamından davacıların dayanağı tapu kayıtlarında adı geçen ...'nin lakabının ... olduğu ve yedi çocuğunun bulunduğu, bu ailenin "Yedililer" olarak bilindiği, keşifte dinlenen bilirkişiler ve tanıklarca taşınmazın en evvelinden ... olarak bildikleri kişilere ait olup ... tarafından evvelden beri tarım arazisi olarak kullanıldığı, ... ... ve ... ...'in taşınmazın üzerindeki kendilerine ait alanları kadimden günümüze değişikliğe uğramamış meyve ağaçları ve tonç sınırla belirgin hale getirdikleri, birinin ekmediği zamanlarda taşınmazı diğerinin onun adına da ekip biçtirdiği, bazen de icara verildiği, bu şekilde zilyetliğin iki taraf için de kesintisiz şekilde devam ettiği, dava konusu alanı davalı ...'nun önceleri babası ile birlikte ... adıyla da bilinen ... ailesi adına ekip biçtiği beyan edilmekle bu anlamda davalı ... tarafından geçmişte sürdürülen zilyetliğinin kazandırıcı zamanaşımına esas malik sıfatıyla asli zilyetlikten olmadığı, davalının taşınmazın tespit tarihinden önceki son 10 yıl içinde ise üzerine ahşap ev, garaj, ahır ve koruluk yaparak çevrelerine bahçe ağaçları diktiği, ağaçların ve muhdesatların yaşının bilirkişilerce tahmini 8 - 10 yıl arasında olduğunun bildirildiği nazara alındığında davalı lehine tapusuz taşınmazların kazanımı için gerekli davasız aralıksız 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetlik şartının tespit tarihi itibariyle sağlanamadığı, taşınmaz üzerindeki muhdesat niteliğindeki yapılar ve ağaçlar tespitten önceki son 10 yıl içindeki zilyet davalı ... tarafından meydana getirildiği, yine taşınmaz içerisindeki su kuyusundan elde edilen suyun genel su niteliğine haiz olduğu" gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili, davalılar ... vekili, ... İdaresi vekili ve ... vekili tarafından karar temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili, davalılar ... vekili, ... İdaresi vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80'er TL'nin temyiz eden davacı ... ve arkadaşları ile davalı ...'ndan ayrı ayrı alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca ... İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog