T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının, 05.09.2014 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (...) dağıtım şirketi olan müvekkili şirket ile bayilik sözleşmesi imzalamış olduğunu, buna göre sözleşmenin sona erme tarihinin 05.09.2019 olduğunu, sözleşmenin ana konusu muhatabın müvekkili şirketten aldığı ...’yi düzenli bir şekilde abonelere aktarması olduğunu, davalının ... alımları incelendiğinde alımlıların sürekli olarak düştüğü ve 2016 yılının Eylül ayından sonra ise hiç ... alımı yapmadığının görüleceğini, Bayilik Sözleşmesine uygun çalışmadan bahsedilmek için davalının ... alımlarının düzenli, karşılıklı ekonomik ve ticari koşullara uygun olması gerekmekte olduğunu, aksi durumda müvekkilinin bayilik sözleşmesinden ticari bir fayda sağlayamayacağının açık olduğunu, davalı ile imzalanan Bayilik Sözleşmesine göre 30 günden uzun süreli ile ... alımı yapmaması müvekkiline sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı vermekte olduğunu, davalının Eylül 2016 itibariyle müvekkili şirketten ... alımı yapmaması üzerine ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş. Sayılı dosyası aracılığıyla işyeri ve araçlarında yapılan tespit neticesinde müvekkili şirket haricindeki dağıtım şirketlerine ait ... tüplerine rastlanılmış olduğunu, bu durumun 5307 Sayılı ... kanuna ve tüplü bayilik sözleşmesine aykırılık teşkil edeceğini, 5307 sayılı ... Kanunu gereği Tüplü ... Şirketi ile sözleşme imzalayabilir olduklarını ve sadece bayisi oldukları şirketin markasını taşıyan tüplerin satış ve intikalini yapabileceklerini, bahse konu bu sebeplerle davalı ile imzalanan bayilik sözleşmesinin ...
17.Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedilmiş; mülkiyeti müvekkiline ait olan 2882 adet ... tüpünü iade etmesi talep edilmiş olduğunu, davacının zilyetliğinde mülkiyeti müvekkiline ait 1000 adet 2 kg’lık, 1821 adet 12 kg’lık, 59 adet 24 kg’lık, 2 adet 45 kg’lık olmak üzere toplam 2882 adet ... tüpü mevcut olduğunu, bu tüplerin bayilik sözleşmesinin 17. maddesine göre sözleşme sona erdiğinde 15 gün içinde müvekkiline teslim edilmesi gerekmesine rağmen halen müvekkiline teslim edilmemiş olduğunu, bayilik sözleşmesinin 20. Maddesinin d ve e bentlerine göre bayilik ilişkisinin bitmesi halinde bayi elindeki tüpleri teslim etmelidir, teslim etmediği takdirde .. A.Ş’nin beher tüp başına imalat bedeli kadar cezai şart talep etme hakkı doğmakta olduğunu, bu tüplerin imalat bedellerinin taraflarınca tespit edilememiş olduğunu, imalat bedellerinin ...Ltd. Şti.’den sorulmasını ve yapılacak bilirkişi incelemesi ile talep edebilecekleri cezai şart tutarının tespit edilmesini talep ettiklerini, davalının 6.770,64-TL tüp depozito alacağını huzurdaki davaya konu taleplerinden takas ettiklerini beyan ettiğini, davalının, sözleşmeyi haksız olarak feshetmekle ve/veya feshine sebebiyet vermekle, müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, bu nedenle davalının, Bayilik sözleşmesinin 21/a maddesine göre müvekkilinin uğradığı müspet zararı (kar mahrumiyetini) tazmin etmek durumunda olduğunu, davalının, bayiliğe devam ettiği süre boyunca satmış olduğu ... miktarını normal şartlar altında sözleşmenin olağan sona erme süresi sonuna kadar satmaya devam edeceğini, bu nedenle sözleşme olağan şartlar altında devam etseydi, davalının ... satışlarına devam edeceğini ve müvekkilinin de kar etmeye devam edeceğini, sözleşmenin süresinden önce davalının kusuru ile sona ermiş olması sebebiyle müvekkilinin, bu kârdan mahrum kaldığını, dağıtım şirketlerinin ton başına kar payı sözleşmenin feshi tarihindeki ... Ana depo fiyat cetvelinde gösterildiği üzere 255 TL/ton olduğunu, müvekkilinin kâr mahrumiyetinin, yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesini talep ettiklerini, ayrıca davalı tarafın, sözleşmenin 21/b maddesine göre sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı sözleşmenin feshine neden olduğu için cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, cezai şart hesabının bayinin son bir yıl içinde en yüksek ... alımını yaptığı aya ait ton miktarının kaç adet 12 kg’lık tüpe tekabül ettiği bulunarak, bu sayının sözleşmenin feshi tarihindeki 12 kg.lık tüplü ... perakende satış fiyatının çarpımıyla hesap edildiğini, davalının son 1 yılda en yüksek ... alımını Mayıs 2016 ayında 7.836 kg ile yaptığını, davalının bayilik bölgesi olan ... ilinde fesih tarihinde 12 kg’lık tüplü ...’nin perakende satış fiyatı 74,00-TL olduğunu, o halde müvekkilinin, 7.836 / 12 X 74,00 =48.322,00-TL cezai şart talep hakkı doğduğunu, bayilik sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın, ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olduğunu, dolayısıyla hem müspet zarar (kar mahrumiyeti) hem de cezai şart aynı anda talep edilebileceğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; delillerin toplanması ile sabit olacak iddiaları gibi fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; tüplerin iade edilmemesi sebebiyle tazminat taleplerinin bilirkişi tarafından davalının takas ettikleri depozito alacağı da mahsup edilmek suretiyle hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 2.827,14-TL, kâr mahrumiyeti olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 1.000-TL, cezai şart olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 11.172,86-TL olmak üzere şimdilik toplam 15.000,00-TL ’nin fesih ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu işbu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinde müvekkili şirket ile kendileri arasında yapılmış olan 05.09.2014 tarihli dava konusu sözleşmenin sona erme tarihinin 05.09.2019 olduğunu iddia etmekte olduğunu, gerçekte sözleşmenin 3 senelik olduğunu, şöyle ki; davacı ile sözleşme imzalanırken sözleşmeyi hazırlayan ve görüşmeleri yapan davacı şirket çalışanı ... ile 2 senelik sözleşme konusunda anlaşılmış lakin, kendisinin bazen kısa süreli kabul edilmediğini ve gerekirse 3 senelik yapalım mı diyerek süre kısmını boş bıraktırmış olduğunu, sonuç olarak 3 senelik anlaşma sağlandığı müvekkiline sözlü olarak bildirilmiş olduğunu, söz konusu kişinin, kendisinin imza yetkisinin bulunmadığını ve üstleri tarafından onay alındıktan sonra sözleşmenin bir örneğinin taraflarına verileceğini beyan etmiş olduğunu, müvekkilinin karşı tarafın anonim şirket olması nedeniyle iş bu sözlere güvenmiş olduğunu ve sadece söz konusu sözleşmenin bir fotokopisini alarak ... Bölge Müdürlüğünden ayrılmış olduğunu, daha sonra söz konusu kişi tarafından müvekkiline ulaşılmış ve sözleşmenin onaylandığı belirtmiş olduğunu, ...adlı çalışandan sözle örneği istenmiş ilk fırsatta verileceğinin belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin iş yerini ve iş yeri demirbaşlarını ... Ltd. Şti.'nden teslim alarak işbu sözleşme uyarınca iş yerini işletmeye başlamış olduğunu, her fırsatta ve her şirket görüşmesinde sözlü olarak sözleşmenin bir örneği talep edilmiş lakin sözleşmenin bir örneğinin müvekkili şirkete verilmemiş ve ....'dan dönmedi, müdür imzası eksikmiş geri gönderdik gibi ve sair bahanelerle sürekli geçiştirilmiş olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu sözleşmeyi, sözleşmeden yaklaşık 1 ay sonra gönderilmiş olan talep yazısı ile ve 18.07.2018 tarihli mail ile yazılı olarakta istemiş olduğunu, davacı şirketin, söz konusu yazılara sözleşme örneği açısından herhangi bir cevap vermemiş olduğunu, müvekkili şirketin dükkan sahibi ile yaptığı kira sözleşmesinin 3 yıllık olduğunu, müvekkiline sözleşme ile birlikte genel şartname adı altında kendi yazısı ile sözleşmenin önemli unsurları elle yazdırılmış ve imzalatılmış olduğunu lakin sözleşmenin asli unsuru olan süreye ilişkin herhangi bir şey yazdırılmamış olduğunu, taraflarında bulunan fotokopi ve sözleşme süresi boş sözleşme örneği ile davacı tarafından Mahkememize sunulmuş olan sözleşmedeki tüm imzaların aynı olduğunu, 2 sözleşmenin tek farkının süre kısmı olduğunu, ayrıca belirtmekte yarar vardır ki söz konusu sürenin müvekkili tarafından doldurulmamış olduğunu ve yapılacak olan bilirkişi incelemesinde işbu süre rakamlarının da incelenmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket yetkilisi ....'nun önceden süregelen bir takım fiziksel rahatsızlıklara sahipken tüp bayii işletmesinin bir sonucu olarak ağır bronşit ve akciğer hastalığı sahibi olduğunu, söz konusu durumun 20.10.2016 tarihli sağlık raporu ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin sahip olduğu gibi bir tüp bayiinde günlük ortalama 20 küçük tüp değişimi yapılmakta olduğunu, işbu durumun iş yeri kayıtları ile sabit olduğunu, her küçük tüp değişimde yakın mesafeden yaklaşık 5 gram gaz kaçağına maruz kalındığını, dükkanda mevcut diğer tüplerin de ağzının tam sıkı kapalı olmaması veya bir takım diğer teknik sorunları nedeniyle genel bir gaz kaçağı ve gaz kokusu tüm tüp bayiilerinde mevcut olduğunu, ileri derecede solunum yolu hastalıklarına sahip bir insanın bütün gün tüp bayiinde gaz solumasının mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin de yine aynı raporda görüleceği üzere ileri derecede ... hastalığının mevcut olduğunu, işbu hastalık ile eklemlerini hareket ettiremeyen müvekkilinin tüp indirip kaldırması ve sair işleri yapmasının mümkün olmadığını, 18.07.2016 tarihli davacı şirket genel müdürlüğüne yazılı mailde rapor gösterilerek işlerin ve sözleşmenin sona ereceğinin bildirilmiş olduğunu, ...
6.Noterliği'nin ... yevmiye no'lu ve .... tarihli ihtarnamesi ile taraflarına sözleşme örneği verilmediğinin tekrar belirtilerek sağlık sorunları nedeniyle sözleşmenin iptalinin sağlandığını, davacı tarafın talebi ile ... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin...D. İş sayılı dosyasında yapılan tespitte kenarda bulunan 3 adet boş küçük tüpün tespit edilmiş olduğunu, esnaf olan müvekkili şirketin, mahallelinin başka marka tüp getirip davacıya ait marka tüp ricası sonucu işbu talepleri geri çevirmemiş olduğunu, iddia edildiğinin aksine başka marka tüp satışının kesinlikle yapılmamakta olduğunu, yine aynı tespit ile tespit edilmiş olan ... ve .... plaka no'lu araçlar müvekkiline ait olmamakla başkaca bir tüp şirketine kiralanmış olduğunu, 12.10.2016 tarihli araç kiralama sözleşmesini dilekçeleri ekinde sunduklarını, dava dilekçesi ile müvekkili şirket uhdesinde bulunduğu iddia edilen 2882 adet ... tüpü müvekkili şirkette bulunmamakta olduğunu, Türkiye'de hiç bir bayiide bu kadar tüp bulunmadığını ve bulunmasının da imkansız olduğunu, davacının işbu tüplerin taraflarında bulunduğunu ispat etmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeyi sona erdirip işletmeyi kapattıktan sonra elinde yaklaşık 100-200 arası tüp kalmış olduğunu, davacı şirketin ise sürekli olarak işbu boş tüpleri gelip almaktan imtina etmiş olduğunu, taraflarınca yer ve zaman bildirilmesi halinde tüm boş tüplerin davacıya teslime hazır olduğunu, dava dilekçesi ile kar mahrumiyetinin talep edilmiş olduğunu, tüpleri teslim almayan davacının kendisi olup, işbu nedenle kar mahrumiyeti talep etmesinin mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle sözleşmesini iptal etmiş olmakla, cezai şart taleplerinin mesnetsiz olduğunu, Mahkemenin yaptıracağı inceleme sonucunda müvekkili şirket temsilcisi ...'nun tüp bayiinde çalışamayacağının açıkça tespit edileceğini, aksi bir tespit halinde dahi kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşme süresinin 3 yıl olduğu ve işbu süre üzerinden davacının teslim almaktan imtina ettiği ve elde bulunduğunu ispat ettiği tüp sayısı kadarı ile cezai şart uygulanması gerektiğini, ayrıca söz konusu cezai şartın tek taraflı olduğunu, sonuç olarak, davacı şirketin sözleşmeyi yaparken müvekkili şirket temsilcisi ...'nu açıkça kandırmış ve sonradan 5 yıllık sözleşme süresini kendince öngörmüş olduğunu, sözleşme örneğine ilişkin tüm yazılı ve sözlü taleplerin davacı tarafından yerine getirilmemiş olduğunu, davacı şirket ve çalışan ... hakkında şikayet haklarının saklı olduğunu, müvekkili şirketin temsilcisinin sağlık sorunları nedeniyle tüp bayiinde çalışamayacağının kesinleştikten sonra söz konusu sözleşme iptal edilmiş ve davacı tarafından müvekkilinin uhdesinde bulunan tüplerin teslim alınmamış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının yerinde olmayan ileri sürmelerinin reddi ile davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava , Bayilik Sözleşmesinin haklı nedenle feshi iddiasına dayalı iade edilmeyen tüplerden kaynaklanan tazminat talebi, kar mahrumiyeti alacağı ve cezai şart alacağının tazmini istemine ilişkindir. 05/09/2014 tarihli Bayilik Sözleşmesinin incelenmesinde; davalının, davacının bayiliğini yapmayı sözleşmedeki şartlarla kabul ettiği, sözleşmenin 05/09/2019 tarihine kadar geçerli olacağının, tarafların sözleşmenin sona erme tarihinden 6 ay önce bir araya gelerek sözleşmenin yenilenmesi veya sona erdirilmesi hususunda mutabakata varacaklarının taraflarca kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. ...
6.Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; davalı tarafından "..." rahatsızlıkları nedeniyle doktorun çalışmayı yasaklaması ve ayrıca piyasada bazı firmalara uygulanan tonaj primleri dolayısıyla tarafına rekabet şansı tanınmadığı nedenleriyle sözleşmenin yenilenmeyeceğinin ihtar edildiği görülmüştür. ...
17.Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; davacı tarafından davalıya karşı keşide edildiği , davalının, 11 aylık dönemde ... alımlarında %37,30 oranında azalma olduğu, Eylül ayından itibaren hiç bir ... alımı yapmadığı, ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D İş sayılı kararı ile davalının işyerinde inceleme yapıldığı, işyeri yakınındaki ... plakalı aracın Milangaz markası ile giydirildiği, bu nedenlerle tüplü bayilik sözleşmesinin 09.12.2016 tarihi itibariyle sözleşmeyi feshettiklerini, davalının zilyetliğinde bulunan 2.882 adet tüpün 15 gün içinde iadesini aksi takdirde beher tüp için imalat bedeli üzerinden cezai şart talep edeceklerini, vadeli senetlerden toplam 1.827,14TL alacağının ödenmesini ihtar ettiği, kar mahrumiyeti ve cezai şart talep haklarını saklı tuttuğu görülmüştür.
Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 05/09/2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi, ihtarnameler, ticaret sicil kayıtları, ticari defter ve kayıtlar, vergi dairesi beyannameleri, BA-BS formları ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile bilirkişi raporu alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.
İhtilaf, taraflar arasında imzalanan, sözleşme uyarınca, davacı tarafından fesih edilen sözleşme kapsamında, feshin haklı olup olmadığı, haklı fesih ise davacının, davalıdan, cezai şart, iade edilmeyen tüp bedeli alacağı ve kâr mahrumiyeti alacağı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup, alacak miktarının tespiti için davaya konu belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkündür. ...
2.ATM'nin ...Talimat sayılı dosyasından, mali müşavir bilirkişi ... ve sektör bilirkişisi makine mühendisi ... tarafından hazırlanan, 15/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; "...Dava dosyası fotokopisi ile davalının 2014-2015-2016-2017-2018 yılı yasal defterleri üzerinde yapılan mali ve teknik incelemeler sonucunda, işbu raporun inceleme, değerlendirme ve tespitler bölümünde ayrıntısı ile belirtildiği gibi, -Davalı ... Şti.'nin 2014-2015-2016-2017-2018 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olduğu, -Davacı ...Ş. ile davalı ...Şti. arasında 05.09.2014 tarihinde 29 madde 7 sahifeden ibaret Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (...) Tüplü Bayiliği Anlaşması ve Genel Şartnamesi akdedildiği, -İşbu sözleşme kapsamında taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı tarafından düzenlenen ... tarih ... nolu 18.229,75-TL tutarındaki fatura ile başladığı, davalı tarafından 28.2.2017 tarihinde yapılan 1.950,96-TT. tutarındaki ödeme ile sona erdiği, -İşbu ticari ilişkiye istinaden davacı ...Ş. tarafından davalı adına 2014-2015-2016 yılında çeşitli tarihlerde kdv dahit 925.955,72-TL tutarında toplam 365 adet fatura düzenlendiği, -İşbu faturalara istinaden davalı ... senet aracılığı ile 778.557,73-TL tutarında ödeme yapıldığı, -Davalı tarafından 2014-2015-2017 yıllarında çeşitli tarihlerde davacı ...Ş.'nin cari hesabına 5.539,75-VL tutarında alacak kaydı tahakkuk ettirildiği, -Davalı ... Ltd. Şti. tarafından 2014-2015-2016 yılında çeşitli tarihlerde Satış Destek Primi, İndirim Destekleri, Kira Desteği ve Kampanya Destekleri adı altında kdv dahil 152.937,74-TL tutarında toplam seksen dokuz adet fatura düzenlendiği, -Davacı ...Ş.'nin 25.04 2018 dava tarihi itibari ile herhangi bir borç yada alacak bakiyesi bulunmadığı, -Davalı ... Şti'nin 10.000-TL esas sermaye ile tek ortaklı Limited Şirket olarak 2014 yılında kurulduğu ve tek ortağının ... olduğu, -Davalı yanın 24 08.2018 dava tarihi itibari ile 10.000-TL tutarındaki esas sermayesinin tamamının ödenmiş olduğu, -Davalı yanca 2015 yılında 115.891,12-TL, 2016 yılında 510.308,62-TL, 2016 yılında 373.243,88-TL, 2017 yılında 9 061,46-TL yurt içi satış hasılatı (ciro) beyan edildiği, 2018 yılında hiç satış yapmadığı, -Davalı yasal defterlerine göre, davacı ...Ş.'nden 01.10.2014-01.10.2016 tarihleri arasında 123.914,20-TL”si 2014 yılı, 5S06.473,14-TL”si 2015 yılı, 295.568,38-TL”'si 2016 yılı olmak üzere 365 adet fatura karşılığı kdv dahil 925. 955,72-TL tutarında alım yapıldığı, -Davalı yasal defterlerinde miktar takip edilmemiş olması sebebi ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında 01. 10.2014-01.10.2016 tarihleri arasında ne miktarda mal alımı yapıldığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, -Davalı yanca 2014 yılında 35.288,22-TL Faaliyet Zararı, 2015 yılında 16.007,76-TL Faaliyet Karı, 2016 yılında 2.232,85-TL Faaliyet Karı, 2017 yılında 41 395,33-TL Faaliyet Zararı, 2018 yılında 24.432,12-TL. Faaliyet Zararı beyan edildiği, -Davalı yanca 2014 yılında 35.372,75-TL Ticari Bilanço Zararı, 2015 yılında 15.915,85-TL Ticari Bilanço Karı, 2016 yılında 2.232.85-TL Ticari Bilanço Karı, 2017 yılında 36.395.,33-TL Ticari Bilanço Zararı, 2018 yılında 24. 432,12-TL Ticari Bilanço Zararı beyan edildiği, -İşbu raporun teknik inceleme ve değerlendirmeler bölümünde ayrıntısı ile belirtildiği gibi hukuki yorumun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sözleşme Madde 14 /b “..., Bayi” in vefatı veya fiilen işinde çalışmasına mani olacak sebeplerin ortaya çıkması halinde, Bayi'in mirasçıları ve/veya diğer yakınları ile sözleşmeyi devam ettirip ettirmemekte serbesttir.” şeklinde düzenlenmiş olup, davalı tarafın sözleşmenin iptali konusunda haklı gerekçesi bulunduğu görüş ve kanaatine varıldığı, -İşbu raporun teknik inceleme ve değerlendirmeler bölümünde ayrıntısı ile belirtilen bilgiler ışığında davacının ihtarnamesinde belirttiği teslime konu emtia için dava dosyasında karşılıklı imzalanmış bir tutanak yer almadığı, ayrıca, hiçbir bayide söz konusu miktar kadar tüp bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu miktarın belli bir zaman dilimi içinde iki firma arasında dolu/boş tüp teatisine konu olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı, -İşbu raporun teknik inceleme ve değerlendirmeler bölümünde ayrıntısı ile belirtilen bilgiler ışığında davalı tarafın fiziksel rahatsızlıkları, ağır bronşit ve akciğer hastalığı (dosyada bu konuda Heyet Raporu bulunmaktadır) nedeniyle sözleşmenin iptali konusunda haklı gerekçesi bulunduğu görüş ve kanaatine varıldığı, -İşbu raporun teknik inceleme ve değerlendirmeler bölümünde ayrıntısı ile belirtilen bilgiler ışığında tespit yapılan işyerinde bulunduğu görülen “opetgaz” markalı 3 adet dolu küçük ... tüpü ile tüp bayiliği yapılıyor olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ayrıca, nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla, sözleşmenin iptali konusunda davalı tarafın haklı gerekçesi bulunduğu ve sözleşmenin 21/b maddesine göre sözleşmeye aykırı davranışlarından söz edilemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Talimat dosyasından alınan bilirkişi raporu ile davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapıldıktan sonra davacının ticari defter ve belgeleri ile tüm dosya kapsamında davacının taleplerinde haklı olup olmadığının, talep edilen cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığının, cezai şartın davalının mahvına neden olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ...., sektör bilirkişisi kimya yüksek mühendisi bilirkişi ... ve sözleşme uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "...-Davacı kayıtları uyarınca davalının cari hesaba dayalı borcu olmadığı, -Davalı tarafından Eylül 2016 döneminden sonra davacıdan mal alımı olmadığı, sözleşme hükümleri kapsamında davalının fesih sebebi olarak bildirdiği hususun haklı fesih sebebi olarak değerlendirilmemesinde takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, -Davacının sunmuş olduğu sözleşme suretinde 22 maddede sözleşme bitiş tarihinin 05.09.2019 tarihi olduğu, davalının sunmuş olduğu surette bitiş tarihi kısmının boş olduğu -İade Edilmeyen Tüplere ilişkin Tazminat Talebine ilişkin davalıya ilişkin emanet makbuzu sunulan 200 adet tüp için 3.912 TL depozito alacağı hesaplanmış olup diğer bildirilen depozitolu tüp tutarlarının dayanak belgeleri bulunmamakla talebe binaen hesaplamaları yapılmış olup taktir Sayın Mahkemeye ait olduğu, -Sözleşmenin 21/b maddesi kapsamında Cezai Şart Bedeli Talebine ilişkin, sözleşme kapsamında fesih tarihi birim fiyat üzerinden cezai şart bedeli 48.322,00 TL olarak hesaben belirlendiği, -Talep edilen cezai şart bedelinin davalının iktisaden mahvına sebep olup olmayacağına ilişkin Şirketin 2014 -2018 yıllarına ait bilançoları uyarınca, şirketin mevcutlarının borçları karşılamaya yetmediği ,borca batık olduğu tespit edilmiş olup, davacı tarafından talep edilen cezai şart bedelinin iktisadi olarak davalı şirketin mevcutlarından karşılanamayacağı ,tenkisi hususunda nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, -Sözleşmenin 21/a maddesi kapsamında Kar Mahrumiyeti talebine ilişkin , fesih tarihinden sözleşmenin bitiş tarihine kadar olan 1.000 gün için 69.440,62 TL hesaplanmış olup, yeni bir bayilik tesisi süresi olarak değerlendirilen 3 aylık süre için kar mahrumiyeti 6.249,66 TL olarak hesaplandığı ,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, bilirkişi heyetine sözleşme uzmanı bilirkişinin kaydının pasif olması nedeniyle yerine ...'un dahil edildiği, 14/02/2024 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...1.Ek rapora konu davacı tarafından sunulan tutanak kapsamında kalan depozito tüp alacağı 127.777,74 TL belirlenmiştir.
2.Sayın Mahkemece daha önce alınan bilirkişi raporlarında yer verilen tespitler dava tarihine kadar davalı mali verilerinin borca batık olması hususu mahkemeye arz edilmiş olup, davadan sonraki mali veriler ile ilgili tespit yapılabilecek veri dosyada bulunmamakla son 4 yıllık şirkete ait iktisadi durumundan kaynaklı Cezai şart tenkisi hususunda takdir Sayın Mahkemeye ait olacağı,
3.Kar Mahrumiyetine ilişkin aylık hesaplama 2.083,22 TL’dir. Sektör bilirkişimizin yeniden aynı mahiyette bayilik tesisi için gereken süreye ilişkin görüşü kapsamında takdir Sayın Mahkemeye aittir..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraf vekillerinin rapora itiraz etmeleri nedeniyle yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiş , bilirkişi olarak Mahkememizce atanan mali müşavir bilirkişi ..., sektör uzmanı ... ve sözleşme uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...A- Sektörel Değerlendirme ile (...); İşbu raporun, “Sektörel inceleme ve değerlendirme” kısmında yazılı sektörel görüş ve değerlendirmeler diğer görüşlerden bağımsız olmak üzere, bir bütün halinde değerlendirilerek, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere arzederim. B- Mali ve Sözleşme Değerlendirme ile (...- ...); Detayları yukarıda verilen inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; -Davacı kayıtları uyarınca davalının cari hesaba dayalı borcu olmadığı, -Davacı tarafından Eylül 2016 döneminden sonra davacıdan mal alımı olmadığı, -Davacı tarafından sunulan tutanak kapsamında kalan depozito alacağının 127.777,74 TL olduğu -Cezai Şart Bedeli Talebine ilişkin, sözleşme kapsamında fesih tarihi birim fiyat üzerinden cezai şart bedeli 48.322,00 TL olarak hesaben belirlendiği, -Davalının son bilançolarına göre talep edilen cezai şart bedelinin davalının iktisaden mahvına sebep olacağı, -Kar Mahremiyeti aylık 2.083,22 TL olarak hesaplanmıştır. Raporun sektören kısmındaki tespitlere göre bir aylık alınabileceği,..." sonuç ve mütalaa edildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesinde sektör bilirkişisi ...'ın reddini talep ettiği, yerine yeni bir sektör bilirkişisinin atanmasını talep ettiği görülmüş, bilirkişilerin reddini düzenleyen HMK'nın 272. Maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken HMK'nın 36. Maddesindeki ret sebeplerinin bulunduğuna ilişkin delil sunulmadığından Mahkememizin 25.03.2025 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararıyla bilirkişinin reddi talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının rapora itirazları üzerine yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ..., sektör uzmanı bilirkişi ..., sözleşme uzmanı bilirkişi... tarafından hazırlanan 28/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...taraflar arasındaki ihtilafın, 05.09.2014 tarihli ...A.Ş. Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (...) Tüplü Bayiliği Anlaşması ve Genel Şartnamesi’nden kaynaklandığı ve dava dosyasındaki belgelere göre taraflar arasındaki sözleşmenin 5 yıl için akdedildiği, -Davacı tarafın defterlerinin, muhasebe kayıtlarının ve sair evrakın 6102 s. TTK. m. 64, 65, 66 ve 82 ile VUK. m. 220-226, 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, bu itibarla HMK. m. 222 uyarınca sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı, -Davacı şirketin yevmiye defteri incelendiğinde; dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olmadığı, (Davacı şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı yan ile olan hesap hareketlerini 120 Alıcılar cari hesap kodu altında takip edilmektedir. Davacı nezdindeki davalı cari hesap ekstresi oldukça kapsamlı olduğından rapora ek yapılmıştır - Ek.1) -Sözleşmenin davacı tarafından ve haklı nedenle, ...
17.Noterliği’nin... tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sona erdirildiği, -Davacının kâr mahrumiyeti kapsamında zararının takdirî olarak 69.440,62-TL olduğu, -Cezai şart olarak ise 48.322,00-TL talep edilebileceği, tenkisine ilişkin olarak ise ticari işlerde cezai şartın indirilmesini gerektiren bir hususun mevcut olmadığı, -Davacının depozito alacağı yönünden, dosyadaki belgeler üzerinden yapılan incelemelere göre herhangi bir hesaplama yapılamadığı, ancak davacının dava dilekçesindeki beyanı ile davalının 6.770,64-TL tüp depozito alacağı ikrar edildiğinden bu bedelin, davacının alacaklarından mahsubu gerektiği,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. 6098 sayılı TBK.179/1 (818 s. BK. m. 158 f. I) madde, “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir” ve 180. Madde, “Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. Alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez.” hükmünü ihtiva etmektedir
TBK'nın 126/1. Maddesine göre, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. Kar mahrumiyeti müspet zararlardan olup sözleşmede aksine hüküm bulunmaması halinde aktin feshinden sonra talep edilemez. Yani ancak sözleşmede kararlaştırılmış olması halinde, sözleşmenin haksız feshinde kar kaybı zararı da istenebilir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 22. Maddesi gereği kural olarak tacirler arasında kararlaştırılan cezai şart anlaşmalarındaki cezai şart miktarı, fahiş olduğundan bahisle tenkise tabi tutulamaz, tacir olmayan kişiler arasında hakimin takdiri ile uygulanan indirim, tacirler arasında söz konusu olmaz. Ancak tacir de olsa, tarafların ekonomik mahvına sebep olan cezai şarta ilişkin protokol ve sözleşme maddelerinin TBK'nın 27. maddesinde yer alan “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.” düzenlemesi uyarınca ahlak ve adaba aykırı görülmesi mümkündür. Bu durumda cezai şart miktarı borçlunun ekonomik mahvına neden olabilecek nitelikte ise o takdirde yerleşik Yargıtay kararlarına göre hâkim, cezai şart miktarında hakkaniyete uygun bir indirime gidebilir. Sözleşmenin 21. Maddesinde ;"Bayi’nin süresinden önce haksız olarak bayilik sözleşmesini feshetmesi veya ...’ın sözleşmeyi feshetmesine sebebiyet vermesi halinde:
a)... Bayi’den, sözleşmenin süresinden önce feshi sebebiyle maruz kalacağı zarar, ziyan ve sözleşme süresinin sonuna kadar hesap edilmek üzere mahrum kalacağı kar kar-şılığı tazminat talep edebileceğini Bayi peşinen kabul ve taahhüt eder.
b)21/a maddesinden ayrı olarak Bayi, son bir yıl içinde ...’dan aldığı ...’nin en yük-sek aya ait ton miktarının, sözleşmenin feshi tarihindeki 12 kg’lık tüplü ...’nin perakende satış fiyatı baz alınarak bulunacak ... perakende satış fiyatı ile çarpımı sonucu bulunan bedeli, ...’a cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Taraflar ayrıca 19. maddede ...’a fesih hakkı veren durumlarda ...’ın sözleşmeyi feshetmeksizin 21/b maddesindeki cezai şartı talep etme hakkı olduğu hususunda mutabık kalmışlardır." düzenlemesi bulunmaktadır.
Davacı vekilinin 24/11/2025 tarihli dilekçesi ile aylık 5.000TL olarak hesaplanan 3 aylık kar mahrumiyeti için 15.000TL kar mahrumiyeti alacağı, 48.322.00TL cezai şart alacağı toplamından 6.770,64TL tüp davalının depozito alacağının mahsubuyla toplam 56.551,36TL üzerinden alacağını ıslah ettiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının Eylül 2016 döneminden sonra davacıdan mal alımı olmadığı, sözleşmenin 19. Maddesine göre davacının ...
17.Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, sözleşmenin 21. Maddesi uyarınca taraflarca kararlaştırılmış olması nedeniyle davacının davalıdan cezai şart ve kar mahrumiyeti talep edebileceği anlaşılmıştır.
Davacının kar mahrumiyeti talebinin incelenmesinde ; 28.07.2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacının aylık kar mahrumiyetinin 5.000TL olduğunun tespit edildiği, raporda sözleşmede kalan süreye göre kar kaybı hesabı yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında kar mahrumiyeti talebinin değerlendirilmesinde, mahrum kalınan kârın, davacı şirketin aynı bölgede yeniden bayilik kurulabilmesi için geçecek makul süre için talep edilebileceği, davalının ... adresinde bayilik yapmış olması göz önüne alınarak 03.12.2024 tarihli bilirkişi raporunun sektör bilirkişisinin bu yöndeki tespitine itibar edilerek 1 aylık sürenin makul olduğu ve davacının 1 aylık kar mahrumiyeti talep edebileceği kanaatine varılmıştır.
Davacının cezai şart talebinin incelenmesinde; dosyada alınan 04.10.2022, 03.12.2024, 28.07.2025 tarihli bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalarda davacının talep edebileceği cezai şart tutarının 48.322,00TL olarak hesap edildiği, talimat bilirkişi raporu ile davalının ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemede 2017 yılında 36.395,33TL, 2018 yılında 24.432,12TL bilanço zararı verdiğinin tespit edildiği, 03.12.2024 tarihli bilirkişi raporu ile davalının son bilançolarına göre talep edilen cezai şart bedelinin davalının iktisaden mahvına sebep olacağına ilişkin değerlendirme yapıldığı görülmekle yerleşik Yargıtay kararları uyarınca cezai şarttan %50 oranında indirim yapılması suretiyle 24.161TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sözleşmenin 20/c maddesinde ; "Bayi, sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun feshi üzerine 15 gün içinde elinde mevcut veya faaliyetinde bulunan, mülkiyeti ...’a ait dolu ve boş depozitolu tüpleri ...’a iade ve teslim etmekle yükümlüdür." 20/e maddesinde "e) ... tarafından belirlenen ... tüplerinin depozito bedelleri, Bayi’nin maddi olarak desteklenmesi amacıyla tüplerin imalat bedellerinden daha düşük tutulmaktadır. Bayi’nin 20/b ve 20/c maddelerine aykırı davranması halinde ...’ın uğrayacağı zarar depozito bedellerinden daha fazla olacağından; Bayi, 20/b ve 20/c maddelerine aykırı davranışı sebebiyle ...’ın ve abonelerin maruz kalacağı maddi ve manevi zararı tazmin edeceğini, ayrıca sözleşmenin sona ermesine bağlı diğer tazminat ve cezai şart yükümlülüklerinden ayrı olarak, iadesini geciktirdiği beher tüp başına sözleşmenin feshi tarihindeki tüp imalat bedeli kadar cezai şart ödeyeceğini taahhüt eder." düzenlemesi bulunmaktadır.
Davacının iade edilmeyen tüplere ilişkin tazminat alacağı talebinin incelenmesinde ;davacının Borç Ödeme ve Borç Yüklenim Taahhütnamelerinde Devir ve Üstlendiği Belirtilen Depozitolu Tüp ve Üstlenilen Borçlar başlıklı tarihsiz bir belgeyi Tüp Teslim Tutanağı olarak dosyaya sunduğu, belgenin taraflarının davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti'nin olduğu ,28.07.2025 tarihli bilirkişi raporu ile taraflar arasında yapılan takaslar ve depozito iadelerine ilişkin beyannameler ve sevk irsaliyeleri sunulmadığı için talep edilen bakiye depozito alacağına yönelik hesaplama yapılamadığının belirtildiği görülmüştür. 03.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda ise ... tarafından matbu şekilde hazırlanıp davalıya teslim edilmesi gereken abone depozito fişlerinin dosya kapsamında bulunmadığı belirtilerek davacının iddia ettiği gibi 2882 adet tüpün davalının uhdesinde bulunduğunun kabulü halinde dosyaya gelen üretici firma birim fiyatları uyarınca belirlenen tutardan davacının dava dilekçesinde belirttiği 6.770,64TL depozito bedelinin mahsubu ile kalan depozito tüp bedelinin 127.777,74TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Davacı vekili 2882 adet ... tüpünün davalının uhdesinde olduğunu iddia etmiş , iddiasını ispatlayacak irsaliye, makbuz gibi bir belge sunamamıştır. Ancak davacı vekili cevap dilekçesinde müvekkili uhdesinde 100-200 arası tüp kaldığı, davacının tüpleri gelip almadığı yönündeki beyanı nazara alındığında sözleşmenin 20. Maddesine göre bayinin sözleşmenin feshinden sonra elinde kalan tüpleri teslim etmeyi taahhüt ettiği , davacının 2882 adet tüp yönünden iddiasını ispatlayamadığı , davalının 200 adet tüp yönünden kabulü bulunduğu görülmekle bilirkişilerce davacının, 2882 adet tüp için hesaplanan 127.777,74 TL'nin 200 tüp için oranlanmasıyla bulunan 8.867,29TL iade edilmeyen tüp bedeli alacağının bulunduğunun kabulü gerektiği anlaşılmış, davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda davasının kısmen kabulüyle 1.000TL iade edilmeyen tüplere ilişkin tazminat alacağı, 5.000TL kar mahrumiyeti alacağı, 24.161TL cezai şart alacağı olmak üzere toplam 30.161 TL tazminat alacağının dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacının davasının kısmen kabulüyle 1.000TL iade edilmeyen tüplere ilişkin tazminat alacağı, 5.000TL kar mahrumiyeti alacağı, 24.161TL cezai şart alacağı olmak üzere toplam 30.161 TL tazminat alacağının dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 3.710,73-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 256,17-TL. harç ile 1.500-TL. ıslah harcının toplamı olan 1.756,17-TL.'ndan mahsubu ile bakiye 1.954,56-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.161-TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan (hakkaniyet nedeniyle yapılan indirimden dolayı reddedilen kısım hariç tutularak) 2.229,36-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 35,90-TL. başvurma harcı + 256,17-TL. peşin harç + 1.500-TL. ıslah harcının toplamı olan 1.792,07-TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan 43.500-TL. bilirkişi ücreti + 378-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 43.878-TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre (hakkaniyet nedeniyle yapılan indirimden dolayı reddedilen kısım hariç tutularak) 42.144,81-TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,
7.Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.